Erişilebilirlik

Binlerce Kadın Kadıköy’de Buluştu


Binlerce Kadın Dünya Kadınlar Günü Öncesi Kadıköy’de Buluştu
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:05:43 0:00

Son yirmi yıldır İstiklal Caddesi ve Taksim 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Türkiye’nin en önemli merkezi oluyor. 2002 yılından beri 8 Mart’ı İstiklal Caddesi ve Taksim’de kutlayan İstanbullu kadınlar ‘‘Feminist Gece Yürüyüşü’’ için yine aynı alanı adres olarak gösteriyor. Büyük eylem öncesi Pazar günü Kadıköy’de buluşan binlerce kadın düzenledikleri eylemle son iki yıldır izin verilmeyen yürüyüş için İstanbullu kadınlara çağrıda bulundu.

İstanbul 8 Mart Kadın Platformu’nun düzenlediği eylemde “Yoksulluğa, şiddete, sömürüye karşı mücadelemizi büyütüyoruz, değiştirmeye gücümüz var” pankartı açılırken ‘‘eşitlik olmadan adalet olmaz’’, ‘‘Ukrayna, Suriye, Afganistan... Savaşa hayır’’, ‘‘Migros, Farplas, Yemeksepeti, kadınlar direnişte’’, ‘‘hasta tutsaklara özgürlük", ‘‘kriz varsa isyan var’’, ‘‘susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz’’ şeklinde sloganlar attılar.

‘‘Krizin faturasını biz ödemeyeceğiz, ‘devlet babanız ödesin’ diyoruz’’

Platformun hazırladığı basın açıklaması Türkçe, Kürtçe ve Arapça olarak kitleye okundu.

Açıklamada "Ekonomik krizle beraber enflasyon oranları artmış; temel ihtiyaçlarımız başta olmak üzere her ürüne zam gelirken, barınma, ısınma, beslenme gibi en temel haklar dahi kısıtlanmıştır. Kadınlar elektrik ve doğal gaza gelen zamlarla karanlık ve soğuk evlere, aileye ve şiddet döngüsüne mahkum edilmek isteniyor. Krizin faturasını biz ödemeyeceğiz, ‘devlet babanız ödesin’ diyoruz. "Ev emekçisi kadınlar olarak buradayız, işsiz ve yoksul kadınlar olarak buradayız, Ukrayna ve Suriye’de savaş ganimeti olarak görülen, mülteci kadınlar olarak buradayız. Buradayız; çünkü kazanacağımız özgür ve eşit bir gelecek var! Değiştirecek gücümüz var’’ dendi.

Ukrayna savaşı ile ilgili mesajlar veren kadınlar Aysel Tuğluk’u da unutmadı

Kadınlar, Ukrayna’da devam eden savaşla ilgili de ‘‘Rus emperyalizminin ve NATO’nun Ukrayna, Donetsk ve Lugansk üzerinde kurduğu haksız savaş politikalarını ve işgali kabul etmiyoruz’’ ifadelerini de kullandı.

İstanbul 8 Mart Kadın Platformu, demans teşhisi konduğu halde tutukluğu devam eden HDP’nin eski genel başkan yardımcısı ve eski Van milletvekili Aysel Tuğluk ve tüm tutuklu kadınlara beyaz mendil sallayarak selam gönderdiler.

Kadınların eylemin sonunda sözleri çok tartışılan Tarkan’ın Geççek şarkısıyla dans ettiler.

Gülsüm Kav: ‘‘Baskı, sömürü ve eşitsizlik biçimlerini ortadan kalktığı bir dünyayı kendi ellerimizle kuracağız’’

Aynı meydanda düzenlen bir sonraki mitingde konuşan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Başkanı Gülsüm Kav, kadınların eşitlik ve özgürlüklerini sağlayana kadar mücadelelerinin devam edeceğini söyledi.

Kav, ‘‘Bütün eşitsizlikleri durdurana kadar, tam eşit ve özgür yaşayana kadar bu alanları doldurmaya devam edeceğiz, ediyoruz. Tam da bizim kadınların bu kadar mücadele dolu dönemine denk getirerek gece yarısı darbe ile neredeyse yine de tedirgin gücümüzden korkarak sözleşmeden imza çektiler bir gecede. Peki imza çektiler de ne oldu? Şimdi biz size bir şey söyleyeyim mi, geçen yıldan daha muzaffer hissediyoruz kendimizi. Öyle değil mi arkadaşlar. Biz geçen yıldan güçlüyüz. Son günlerde Danıştay Başsavcılığı da İstanbul Sözleşmesi’nden imza çekme sürecinin hukuka aykırı olduğu görüşünü ortaya koydu. Haklılığımız bir kez daha kanıtlandı. Bizce zaten hukuksal olsa da ne önemi var. Biz evrensel olarak kazandığımız özgürlük seviyesinin gerisine gitmeyeceğimiz gibi onu da beğenmiyoruz. Bütün baskı, sömürü ve eşitsizlik biçimlerini ortadan kalktığı bir dünyayı kendi ellerimizle kuracağız’’ dedi.

‘‘6284 sayılı kanunu eksiksiz uygulatmak için eşit işe eşit ücret için buradayız, İstanbul Sözleşmesi geri gelecek’’

Eyleme katılan kadınlardan Nurşen İnal, İstanbul Sözleşmesi’nin kalkmasını kabul etmediklerini dile getirdi.

VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan İnal, ‘‘Kendi hayatımızla ilgili karar alma aşamasında şiddete uğradığımız için, şiddetin her türünü durdurmak için kadın cinayetlerini durdurmak için şüpheli kadın ölümlerini aydınlatmak için 6284 koruma kanunumuzu eksiksiz uygulatmak için, eşit işe eşit ücret için, tüm cezasızlıkların bitmesi için, nafaka için, medeni kanundaki haklarımız için, tüm gerici politikalara karşı tüm kadınlarla birlikte umutla bir aradayız. İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmediğimiz için buradayız. İstanbul Sözleşmesi’nin kalkmasını kabul etmiyoruz. Hukuksuz olduğunu dile getirmiştik. Savcılıklar da bunları söylemeye başladı. Danıştay’ın da beyanı da var. Hukuk da toplum da ‘bunu kabul edin’ diyor. İstanbul Sözleşmesi geri gelecek’’ dedi.

‘‘Türkiye laiklikten ödün verildiği bir ülke haline dönüştürüldü’’

Kadınlar Türkiye’de laiklik uygulamalarının gerilemesinden de şikayetçi. Eylemcilerden Günseli Ay, kreş hakkı ellerinden alınan kadınların eve hapsedilmek istendiğini görüşünü savundu.

Ay, ‘‘Ülkemizde sorunlar çok fazla. Kadınlara ait sorunlar çok fazla maalesef. Her alanda eşitsizlik söz konusu. Ülkemiz Anayasa’da yazmasına rağmen laikliğin uygulanmadığı, laiklik kavramından ödün verildiği bir ülke haline dönüştürüldü. Özellikle kadınlar için iş hayatında olumsuz koşullar söz konusu. Erkeklere göre daha kötü koşullarda, daha düşük ücretlerle çalıştırıyorlar kadınları. Bunun için buradayız, bu en önemlisiydi. Onun dışında yaşam haklarımız gasp ediliyor. Kadın cinayetlerine kurban gidiyoruz. Buna dair hiçbir adım atılmıyor. Tam tersi İstanbul Sözleşmesi yürürlükten kaldırıldı. Bunun için buradayız. Yaşam hakkı için buradayız. Kadınlar daha fazla doğurmak ve eve hapsedilmek isteniyor. Kreş hakkı kadınların en doğal hakkı kreş hakkı her gün elimizden alınıyor’’ diye konuştu.

STÜDYO VOA

ABD’nin inşa ettiği geçici liman üzerinden Gazze’ye yardım sevkiyatı başladı - 17 Mayıs
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:29:58 0:00
XS
SM
MD
LG