Erişilebilirlik

'İsrail Savaş Suçu İşliyor'


İnsan Hakları Gözlem örgütü, İsrail hükümetini Lübnan’da savaş suçu işlemekle suçladı.

Merkezi New York'ta bulunan insan hakları örgütü tarafından yapılan açıklamada, İsrail, Kana’da yarısı çocuk en az 57 Lübnanlının ölümünden sorumlu tutuluyor.

Açıklamada, 18 gündür devam eden bombardımanda toplam 750 sivilin hayatını kaybettiği belirtiliyor ve bunun İsrail’in bombardımanda asker sivil ayırımı yapmama politikasından kaynaklandığı ileri sürülüyor.

İsrail hükümeti bugün bir açıklama yaparak Kana’daki ölümlerden Hizbullah’ın sorumlu olduğunu öne sürdü. İsrail’e göre bunun nedeni Hizbullah militanlarının köy civarından İsrail’e roket atmaları.

Adalet Bakanı Haim Ramon, bölgedeki köylerde yaşayanlara evlerini terk etmeleri için 27 Temmuz’da uyarı yapıldığını söyledi ve devamla “geride kalan herkesi Hizbullah sempatizanı sayacağımızı açıkça bildirdik” dedi. Bakan daha önce BBC’ye verdiği demeçte, Güney Lübnan için “geride sadece Hizbullah’la ilişkisi bulunanlar kaldı” demişti.

İnsan Hakları Gözlem, bölgede yaşayanlara yapılan uyarının İsrail ordusunun geri kalanları öldürme hakkına sahip olduğu anlamına gelmediğini vurguladı.

Açıklamada, Hizbullah’ın köyden roket atıldığını hala kanıtlayamadığı, doğru olsa bile tüm köylülerin bundan ötürü topluca cezalandırılamayacağı belirtildi. İnsan Hakları Gözlem’e göre, İsrail, Suriye sınırından kuzeyde Litani nehrine kadar olan bölgeyi, tamamen boşaltarak serbest-atış alanı haline getirmek istiyor.

Örgüt yetkilileri bölgede hala on binlerce kişinin bulunduğunu ve bu kişilerin çeşitli nedenlerle evlerinden ayrılmak istemediğini ya da ayrılamadıklarını söylüyor. Birincisi, bölgedeki köyleri kuzeye bağlayan yol ve köprülerin tahrip edilmiş olması, araç bulunmaması, benzin yokluğu ve İsrail bombardımanının devam etmesi. Geride kalanların çoğunun yaşlılar, hasta ve yoksullar olduğu tahmin ediliyor.

İsrail uçaklarının Pazar sabahı yerel saatle gece yarısından sonra vurduğu üç katlı binada iki aileden 63 kişi bulunuyordu. Lübnanlı yetkililere göre, aileler, beton olduğu ve içinde geniş bir bodrum katı bulunduğu için binaya sığınmıştı.

İsrail bombardımanı nedeniyle ilk arama kurtarma ekiplerinin köye olaydan sekiz saat sonra girebildiği öğrenildi. Yetkililer ölenler arasında Hizbullah militanı olmadığını ve binada silah da bulunmadığını söylediler.

İsrail 1996 yılında da Kana’yı yoğun top ateşine tutmuş ve bombardımandan kaçan halk köyde, Birleşmiş Milletler gözlemcilerinin kaldığı tesise sığınmıştı. Ancak İsrail topçu birlikleri tesisi bombalayarak 100 Lübnanlıyı öldürmüştü.

İnsan Hakları Gözlem örgütünün raporunda, İsrail savaş uçaklarının bölgedeki evleri bombalaması ve kaçmaya çalışanların araçlarını ateşe tutması da ağır bir dille eleştiriliyor ve bunların da savaş suçu olduğu belirtiliyor.

Örgüt, açıklamasında Hizbullah'ın İsrail'in sivil bölgelerine hedef gözetmeksizin Katyuşa roketleri atmasının bugüne kadar 18 sivilin ölümüne yolaçtığını bildirdi ve "uluslararası insani yasaların ciddi şekilde ihlali" olarak tanımladığı bu durumun da savaş suçu teşkil ettiğini vurguladı.

XS
SM
MD
LG