Erişilebilirlik

ABD: "İran Muhalif Gazeteciyi Kaçırma Planı Yaptı"


Masih Alinejad
Masih Alinejad

İran uyruklu ABD vatandaşı gazeteci Masih Alinejad, Salı günü kaydettiği video mesajında, ABD Federal Soruşturma Dairesi'nin (FBI) kendisine verdiği bilgileri aktardı. Alinejad, "İran'daki İslamcı iktidar fiziksel olarak var olmadığımdan emin olmanın yanı sıra Instagram, Facebook, Telegram ve WhatsApp hesaplarımı da yok etmek istedi" dedi.

ABD Adalet Bakanlığı'ndan Salı günü yapılan açıklamada, New York'taki federal mahkemenin hazırladığı iddianamede beş İran vatandaşının "Brooklyn'de yaşayan bir gazeteci, yazar ve insan hakları savunucusunu İran'da ve dünya genelinde İran rejiminin yasa ve uygulamalarını değiştirmek için kamuoyu görüşü oluşturduğu" gerekçesiyle kaçırmak için plan yapmakla suçlandığı bildirildi.

New York'un Brooklyn bölgesinde yaşayan Alinejad, daha sonra sosyal medya hesaplarından yaptığı açıklamada, kaçırılma planının hedefindeki kişi olduğunu doğruladı.

VOA Farsça Yayın Bölümü'nün Tablet adlı programını sunan Alinejad, FBI'ın, güvenliği için ABD'den çıkışını yasakladığını söyledi.

ABD Adalet Bakanlığı Alinejad'in FBI yetkilileriyle yaptığı konuşmalara ilişkin açıklamalarına yanıt vermedi. FBI, ABD Adalet Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren bir kurum.

Alinejad, Brooklyn'deki evinden Salı günü Twitter'da paylaştığı bir başka videolu mesajında, evinin etrafında son iki haftadır bir başka güvenlik önlemi kapsamında polisin konuşlandırıldığını söyledi. Video paylaşımında Alinejad'ın yaşadığı apartman binasının dışında bir polis aracının park halinde bulunduğu görüldü.

"Polisin beni koruduğunu görmek güvende olduğum hissi uyandırıyor" diyen Alinejad, "Bu benim memleketimde olmazdı" ifadesini kullandı.

2002'li yıllarda İran'da gazeteci olarak çalışan Alinejad, hükümetin yönetimdeki beceriksizliklerini ve yolsuzlukları ortaya çıkaran yazılar kaleme almış, ancak İranlı yetkililer kendisini tutuklamakla tehdit ederek basın kartını iptal etmişti. 2009 yılında ülkesinde kaçan Alinejad önce İngiltere'ye gitmiş, ardından da 2014'te New York'a yerleşmişti.

Tablet adlı programın sunucusu olan Alinejad, kadın haklarının ve basın özgürlüğünün din adamları tarafından baskı altına alınması gibi, İran'ın sosyal ve kültürel sorunlarını ele alıyor. İranlı kadınları İslamcı hükümetin peçe takma yasalarına direnmeye teşvik etmek için sosyal medya üzerinden kampanyalar yürüten Alinejad, hükümet karşıtı protestolara katıldıkları için hükümet tarafından öldürülenlerin yakınlarının acılarına da sosyal medya paylaşımlarında sık sık yer veriyor.

Kendisini kaçırmaya yönelik plan yapıldığı iddialarıyla ilgili ayrıntıları VOA'yle paylaşan Alinejad, FBI'ın bu planı, İran'ın ABD topraklarındaki ilk insan kaçırma girişimi olarak tanımladığını söyledi.

Amerikan haber ajansları, İran'ın New York'taki Birleşmiş Milletler misyonunun kaçırma planına ilişkin yorum yapması talebine henüz yanıt vermediğini bildirdi.

Adalet Bakanlığı, İranlı dört istihbarat görevlisi Alirıza Şavaroghi Farahani, Mahmud Hazein, Kiya Sadeghi and Omid Nuri’nin, hedef aldıkları kişiyi kaçırıp zorla İran'a götürmeyi planladıklarını kaydetti. Bakanlık açıklamasına göre İranlı grup, New York'tan çıkmak için askeri tip sürat motoru kullanmak, Venezuela'ya deniz yoluyla ulaşmak gibi, kaçırdıkları kişiyi ABD dışına çıkarmanın yollarını araştırdı. İranlılar'ın hiçbiri tutuklanmadı.

İddianameye göre Alirıza Farahani liderliğindeki ağ ayrıca, kaçırılacak hedef kişinin evini 2020 Temmuz ve 2021 Şubat ayları arasında gözetlemek amacıyla özel dedektif tutmak için California'da yaşayan İranlı Nilüfer Bahadorifar'la işbirliği yaptı. Özel dedektif, çektiği fotoğraf ve video kayıtlarını ödeme karşılığında Farahani'nin ağına teslim etti.

İddianameye göre İranlı istihbaratçılar, özel dedektife, elde ettiği görüntülerin, borcunu ödememek için Dubai'ye kaçan bir kişiyi arayan bir müşteri için çekildiği şeklinde yalan bilgi verdi.

Alinejad, VOA'in New York bürosundan verdiği mesajda, FBI'ın ilk kez kendisini kaçırma planı hakkında sekiz ay önce bilgilendirdiğini, daha sonra özel dedektifin çektiği ve kendisi, eşi ve üvey çocuğuna ait görüntüleri gösterdiğini söyledi. Güvenlik gerekçesiyle gizli ve korunaklı bir yere taşınan Alinejat, FBI'ın İran istihbaratının yeni yeri tespit edip-edemeyeceğini anlamak için Instagram üzerinden canlı yayın yapmasını istediğini, İranlı istihbaratçıların yeni yerini de bulması üzerine bir kez daha ikametini değiştirdiğini anlattı. Bir gazeteci olarak gündelik hayatında hemen her gün ölüm tehditleri aldığını, İran hükümetinin İran'daki ailesini sorguya çektiğini, erkek kardeşinin tutuklandığını, bu nedenle İran rejiminin kendisinden nefret ettiğini bildiğini söyleyen Alinejat, ancak bu tür baskılar işe yaramayınca Amerika'da peşine düşeceklerini aklına getiremediğini belirtti.

VOA'e verdiği söyleşide kendisini güvende hissedip-hissetmediğine ilişkin bir soruyu yanıtlayan Alinejad, İslamcı rejime karşı çıkan hiçbir İranlı'nın ne Amerika ne de Avrupa'da güvende olabileceğini, bu nedenle Biden yönetimine seslenerek İran halkına kulak vermesini isteyeceğini söyledi.

İran rejiminin kendisinden değil, İran içinde değişim isteyenler insanlardan korktuğunu kaydeden Alinejad, bu nedenle İran'da çıkarılan bir yasayla kendisine video görüntüleri gönderen İranlılar'ın 10 yıla kadar hapisle cezalandırılmasına karar verildiğini söyledi. Bu yasanın işe yaramadığını, her gün baskıcı rejime meydan okuyan çok sayıda İranlı'dan video görüntüleri aldığını anlatan Alinejad, "Öyle anlaşılıyor ki hükümet, son çare olarak beni kaçırıp öldürmeye karar vermiş olmalı" dedi.

FBI'ın kaçırma planlarıyla ilgili verdiği bilgilere inanmakta güçlük çektiğini söyleyen Alinejad, "Kim olursa endişe ederdi, ben de endişe ettim. Sonra düşündüm ki hayatımız boyunca İslamcı rejimden korktuk. Ama şimdi İslamcı rejim benden korkuyor" dedi.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, VOA'e gönderdiği elektronik posta mesajında Alinejad'ın kaçırılma planını değerlendirdi. Mesajda, "İran hükümeti İranlılar'ın insan haklarını, barışçı toplanma, dini inanç ve ifade özgürlüğünü ihlal etmeye devam ediyor" denildi.

Sözcü, "Biden yönetimi İran'ın insan hakları ihlallerine karşı çıkmaya ve aynı tavrı sergileyenleri hem ABD'de hem de İran'da desteklemeye devam edecek. Bu polisi ilgilendiren bir meseledir, sizi konuyla ilgili olarak Adalet Bakanlığı'na yönlendiriyoruz" ifadelerine de yer verdi.

Adalet Bakanlığı açıklamasında Farahani, Hazein, Sadeghi ve Nuri'nin insan kaçırma, yaptırım ihlali, bankacılık ve para transferi sahteciliği ve kara para aklamayla ilgili komplo kurmakla suçlandığı kaydedildi. Açıklamada ayrıca Nilüfer Bahadorifar'ın dört İranlı istihbaratçıya mali hizmet verdiği iddiasıyla da suçlandığı belirtildi. Bahadorifar 29 Haziran'da New York'ta tutuklandı ve California'ya gönderildi. California'daki savcılar, 1 Temmuz'da mahkemeye yaptıkları başvuruda, Bahadorifar'ın tutuklu yargılanması talebinde bulundu.

Dışişleri Bakanlığı'nın açıklaması, insan hakları savunucuları ve ABD'nin İran'a karşı daha sert tavır takınmasından yana olanlar tarafından zayıf olduğu gerekçesiyle eleştirildi.

İran'daki insan haklarını savunan Abdurrahman Boroumand Merkezi'nin eşkurucusu Ladan Boroumand, "Bu, ABD egemenliğinin ve ABD vatandaşlarının ifade özgürlüğünün kendi toprakları üzerinde ihlal edilmesi anlamına gelir. Bu aynı zamanda bir ABD vatandaşının hayatına kasıt anlamı taşır. Daha anlamlı bir açıklamayı hak ediyordu" şeklinde konuştu.

"ABD'nin insan kaçırma iddiası temelsiz ve saçma"

Öte yandan, İran devlet medyasının haberine göre İran, ABD'nin İslam Cumhuriyeti'ni eleştiren gazeteci ve insan hakları savunucusu Masih Alinejad'ın ikamet ettiği New York'ta kaçırılması için yapılan planda Tahran'ın parmağı olduğu şeklindeki iddiasını "temelsiz ve saçma" olarak niteleyerek reddetti.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Said Katipzade, "ABD hükümetinin yeni iddiası o kadar temelsiz ve saçma ki, yanıt vermeye bile değmez" dedi.

STÜDYO VOA

IMF Avrupa Dairesi Direktörü Kammer: “Türkiye’deki ekonomik programı destekliyoruz” – 19 Nisan
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:29:51 0:00
XS
SM
MD
LG