Erişilebilirlik

Anayasa Mahkemesi tartışmalı sosyal medya içerikleri konusunda Biden yönetiminden yana mı olacak?


ABD Anayasa Mahkemesi 'nden çıkacak karar dijital çağda ifade özgürlüğü standartlarının oluşturulması açısından belirleyici olabilir. 
ABD Anayasa Mahkemesi 'nden çıkacak karar dijital çağda ifade özgürlüğü standartlarının oluşturulması açısından belirleyici olabilir. 

ABD Anayasa Mahkemesi Cumhuriyetçi eyaletlerin tartışmalı sosyal medya içerikleriyle mücadelede federal hükümetin ne kadar ileri gidebileceğine ilişkin açmış olduğu davayı ele alıyor. Yargıçların şimdiye kadarki tartışmalarına bakıldığında mahkemenin anlaşmazlıkta Biden yönetiminden yana bir tutuma daha yakın olduğu gözlemleniyor.

Yargıçlar, Biden yönetiminin sosyal medya platformlarını yanlış bilgilendirme ve dezenformayon yaptığı düşünülen paylaşımları kaldırmaya teşvik etmesine ifade özgürlüğü gerekçesiyle itiraz edilmesine temkinli yaklaştı.

Mahkemeden çıkacak karar dijital çağda ifade özgürlüğü standartlarının oluşturulması açısından belirleyici olabilir.

Yargıçlar, Beyaz Saray ve diğer bazı federal yetkililerin sosyal medya platformlarıyla iletişimini kısıtlayan bir alt mahkemenin ihtiyati tedbir kararına karşı yönetimin yaptığı temyiz başvurusunda sözlü savunmaları dinledi.

ABD Anayasa Mahkemesi hükümetin sosyal medya platformlarıyla ilişkilerini mercek altına alıyor
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:03:22 0:00

Cumhuriyetçiler’in yönetimindeki Missouri ve Louisiana eyaletleri ile birlikte beş bireysel sosyal medya kullanıcısı yönetime dava açtı.

Davacılar, hükümetin eylemlerinin, Facebook, Youtube ve X (Twitter) gibi platformlardan paylaşımları kaldırılan kullanıcıların ABD Anayasası'nın 1. ek maddesindeki ifade özgürlüğü haklarını ihlal ettiğini savundu.

Dava, alt mahkemelerin de tespit ettiği gibi, yönetimin sadece iletişim ve ikna ile yetinmeyip, hoşa gitmeyen söylemleri hukuka aykırı bir şekilde sansürlemek için platformları güçlü bir şekilde etkileyerek veya zorlayarak, çizgiyi aşıp aşmadığını sorguluyor.

Biden yönetimi ise platformların kendi politikalarını ihlal eden içeriklere karşı, yetkililerin sosyal medya şirketlerini uyararak çevrimiçi dezenformasyonun tehlikelerini azaltmaya çalıştığını savunuyor.

Adalet Bakanlığı avukatı Brian Fletcher, yargıçlara hükümetin ifade özgürlüğünü ortadan kaldıracak zorlayıcı tehditler kullanamayacağını, ancak kişileri bilgilendirerek, ikna ederek ya da eleştirerek "kendi adına konuşma hakkına sahip olduğunu" söyledi.

Davacılar, bu durumu Anayasa’nın birinci ek maddesi tarafından yasaklanan bir devlet eylemi olan hükümet baskısı ile ilişkilendirdiler ve platformların muhafazakar eğilimli ifade ve içerikleri baskıladığını iddia etti.

Yargıçlar neler söyledi?

Bazı yargıçlar tarafından yöneltilen sorular, davacıların dava açmak için uygun yasal konuma sahip olup olmadıklarına ve hükümetin nasıl bir zarara yol açtığına odaklandı.

Muhafazakar Yargıç John Roberts, Louisiana Başsavcısı Benjamin Aguinaga'ya hükümetin "tek sesli" olmadığını ve hükümet baskı uyguladığında, bir platform veya medya kuruluşunun "muhtemelen hükümet içinde 'Hey, bana bunu yaptırmaya çalışıyorlar' demek için başvurdukları kişiler olduğunu ve bu kişinin hükümetin yapmaya çalıştığı şeye katılmayabileceğini" söyledi.

Roberts, "Bu durum zorlama kavramını önemli ölçüde sulandırıyor, değil mi?" diye ekledi.

Muhazfakar yargıç Amy Coney Barrett ise, Louisiana savcısının, belirli bir kişinin kişisel bilgilerini kötü niyetle ve izinsiz yayınlayan paylaşımları silmeye teşvik etmek için FBI’ın Facebook ya da X’le temas kurmasını sorgulamasına itiraz etti.

Barrett “FBI bu görüşmeleri ne kadar sıklıkla yapıyor biliyor musunuz?” diye sorarak, bu temasların çok sık olduğuna dikkat çekti.

Muhafazakar Yargıç Samuel Alito, yönetim yetkililerinin yanlış bilgilendirmeyi önlemek için sosyal medya platformlarına uyguladıkları baskıdan, onlara "ast" muamelesi yapmalarından, cevaplar talep etmelerinden, "ortak" olmalarını teşvik etmelerinden ve memnun olmadıklarında "onları susturmalarından" duyduğu endişeyi dile getirdi.

Alito, "Federal yetkililerin yazılı medyaya bu şekilde yaklaştıklarını hayal bile edemiyorum" dedi.

Pandemi döneminde bu platformlarda aşılarla ilgili yanlış bilgi ve dezenformasyonların yapıldığına ve çok sayıda kişinin o dönem haberleri bu platformlardan aldığına atıfta bulunan Fletcher, o zamanki koşullara ilgili olarak, her hafta binlerce Amerikalı’nın ölmeye devam ettiği bir dönem olduğunu ve herkesin aşılanmasının pandemiyi durdurabileceğine dair bir umut olduğunu belirtti.

Fletcher ayrıca Amerikalılar’ın aşı ile ilgili haberleri bu platformlardan almaları ve platformların kötü bilgileri sadece yayınlamakla kalmayıp, teşvik etmeleri konusunda da bir endişe olduğunu söyledi.

"Amaçlarının iyi olduğunu biliyorum" diye yanıt veren Alito, federal hükümetin yazılı basına da aynı şekilde davrandığından şüphe duyduğunu söyledi.

Muhafazakâr Yargıç Brett Kavanaugh bu tür etkileşimlerin olağandışı olmayabileceğini öne sürdü. Kavanaugh, "federal hükümet içinde düzenli olarak medyayı arayıp onları susturan basın görevlileri var" dedi.

Fletcher, davaya itiraz edenlerin ilk etapta dava açmak için uygun yasal konumdan yoksun olduklarını, çünkü "hükümetin bir platformun özellikle yayınlarını denetlemesine neden olacağına dair yakın bir tehdit göstermediklerini" söyledi.

Aguinaga, yönetimin eylemlerinin zorbaca bir meydan okuma olmadığını, sadece bir kabadayılık örneği olduğunu söyledi.

Liberal Yargıç Ketanji Brown Jackson da, sosyal medya platformlarının çocukları giderek artan bir şekilde ‘yüksek pencerelerden atlamaya’ zorlayan paylaşımlara izin verdiği ve bunun sonucunda ciddi yaralanma ve ölümlerin meydana geldiği varsayımsal bir senaryo anlattı.

Jackson Aguinaga'ya, "Hükümet yetkililerinin bu koşulları kamusal bir acil durum olarak ilan edemeyeceği ve sosyal medya platformlarını bu sorunu kışkırtan bilgileri kaldırmaya teşvik edemeyeceği görüşünde misiniz?" diye sordu.

Aguinaga, hükümet yetkililerinin platformları arayarak bunun bir sorun olduğunu söyleyebilecekleri yanıtını verdi. Ancak Aguinaga, hükümetin paylaşımları kaldırmaları için baskı yaptığı anda, "işte o zaman üçüncü tarafların ifade haklarına müdahale etmiş olursunuz" diye ekledi.

Şubat ayında yargıçlar, Teksas ve Florida'da kabul edilen ve platformların içerik denetleme uygulamalarını kısıtlayan yasaların onaylanıp onaylanmayacağına ilişkin bir başka sosyal medya davasında savunmaları dinledi.

Karar Haziran ayı sonunda çıkabilir

Dava açılanlar arasında, Beyaz Saray, Federal Soruşturma Bürosu (FBI), Sağlık Bakanlığı, Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri ve Siber Güvenlik ve Altyapı Güvenliği Dairesi dahil federal hükümet genelindeki yetkililer ve kurumlar var.

Louisiana merkezli ABD Bölge Yargıcı Terry Doughty Temmuz 2023'te ihtiyati tedbir kararı vermişti. İhtiyati tedbir kararı, bir dizi hükümet yetkilisinin, belirli gönderilerin silinmesini istemek gibi içerik denetimi konusunda platformlarla iletişim kurmasını yasakladı.

New Orleans merkezli 5. ABD Temyiz Mahkemesi daha sonra bu kararı iptal etti.

Anayasa Mahkemesi'nin kararının Haziran ayı sonuna kadar çıkması bekleniyor.

Forum

STÜDYO VOA

Donald Trump’ın sus payı davasında yeni aşamaya geçildi – 22 Nisan
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:29:59 0:00
XS
SM
MD
LG