Erişilebilirlik

Ankara-Riyad İlişkileri Kaşıkçı Davasını Etkiler mi?


2 Ekim 2018 tarihinde İstanbul’daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğu’nda öldürülen Washington Post gazetesi yazarı Cemal Kaşıkçı cinayetini konu alan davanın beşinci duruşması, dün Çağlayan Adliyesi’ndeki İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

İlk iki duruşmasına Türkiye’de bulunan birçok diplomatik misyon ile uluslararası ve ulusal medyanın büyük ilgi gösterdiği yargılamanın beşinci celsesini, Suudi Arabistan vatandaşı Kaşıkçı’nın nişanlısı Hatice Cengiz dışında Almanya Başkonsolosluğu’ndan bir yetkili ile Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütünden iki temsilci izledi.

Ankara-Riyad İlişkileri Kaşıkçı Davasını Etkiler mi?
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:05:09 0:00

Mahkemeden Suudi Arabistan’a yazı yazma kararı

Duruşma yaklaşık 20 dakika sürerken elinde dinleyeceği tanık bulunmayan mahkeme, 26 sanık hakkında Suudi Arabistan’da yapılan yargılamada bir karar verildiyse, çifte yargılamanın engellenmesi için Riyad Başsavcılığı’na yazı yazma kararı aldı.

Bir önceki duruşmada avukatının Kaşıkçı cinayeti hakkında 26 Temmuz 2021’de yayınlanan ABD Ulusal İstihbarat Raporu’nun Washington’dan istenerek dosyaya konmasını talebi mahkeme tarafından reddedilen Hatice Cengiz, duruşma sonrası açıklama yapmadı.

VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Cengiz’in avukatlarından Gökmen Beşpınar, mahkemenin bu kararıyla yılı kapattığını, adalet bakanlıklarının yazışmasının 2022 yılının sonuna kadar yetişmesinin mümkün olmayacağını söyledi.

Suudi Arabistan’da hüküm giyenler arasında Veliaht Prens’e yakın isimler yok

Türkiye’nin yargılama için istediği isimleri vermeyi reddeden Suudi Arabistan, Kaşıkçı cinayetine dair yargılamayı Riyad’da yaptı. 3 Ocak 2019 başlayan ve uluslararası basına kapalı olan yargılamada daha önce tutuklandığı açıklanan 21 kişiden 11’i hakim karşısına çıktı.

Riyad Ceza Mahkemesi 19 Aralık 2019’da biten yargılama ile ilgili kesin hükmünü 7 Eylül 2020’de verdi. Buna göre sanıklardan beşine 20’şer, ikisine 7’şer birine de 10 yıl hapis cezası verildi.

Bu kişilerin kimlikleri açıklanmasa da Suudi Arabistan Başsavcı Sözcüsü Şelan eş-Şelan, Veliaht Prens Muhammed bin Selman’a çok yakın olan Kraliyet Danışmanı Suud El Kahtani, eski İstihbarat Başkan Yardımcısı Ahmed Asiri ve Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosu Muhammed El Uteybi'ye herhangi bir suçlama yöneltilmediğini duyurmuştu.

RSF: ‘‘Suudi Arabistan ile Türkiye arasında yakınlaşma dava açısından endişelendiriyor’’

Hatice Cengiz’in avukatı Görkem Beşpınar yargı sürecini engellemek için daha fazla yorum yapmak istemese de davayı takip edenlerin aklındaki soruyu Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu dile getirdi.

VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Önderoğlu, ‘‘Son zamanlarda Suudi Arabistan‘la Türkiye arasında yakınlaşma yaşandığı, diplomatik ilişkilerin tekrardan ivme kazanabileceğine dair bazı gelişmeler bizleri de bu dava bakımından endişelendiriyor. Endişemiz, İstanbul’daki soruşturmanın bu aşamada bırakılması, 26 sanıkta sınırlı olması ve Cemal Kaşıkçı cinayetinin gölgede bırakılmasıdır. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin ABD’deki istihbarat raporunun bir örneğini istenmesi talebini reddetmesi, kuşkularımızı arttırdı. O rapor cinayet ile Suudi Arabistan veliaht prensi arasında bağ kuruyordu. Aslına bakarsanız bu soruşturma Suudi Arabistan Veliaht Prensi Bin Salman’ı hedef alıp almayacağı noktasına gelip dayanacak. O raporda cinayeti azmettirdiği ve cinayet emrini verdiği ifade edilen Bin Salman’ı İstanbul’daki yargılamanın dikkate almamış olması ciddi bir eksiklik olacaktır İstanbul’daki yargılamanın da gittikçe bir tıkanmaya yol açabileceği yönünde kaygılarımız var’’ dedi.

‘‘Uluslararası medya ve Türkiye medyasının davaya sırt çevirdiğini görüyoruz’’

RSFTürkiye Temsilcisi, Kaşıkçı cinayetinin üzerinden zaman geçtikçe üzerindeki ilginin yok olmakta olduğunu ifade etti.

Önderoğlu, ‘‘Aslında Cemal kaşıkçı cinayeti ile ciddi bir profil düşüklüğü görülüyor. Ne medyada ne de diplomatik düzeyde güçlü bir ilgi izliyoruz. Sanki diplomasi güdümlü bir medya politikası da göze ilişiyor. Cemal Kaşıkçı cinayeti anmalarında uluslararası medyanın katılımı her zaman yüksek oldu. Ve başlarda Türkiye medyası da buna eşlik etmişti. Ancak cinayetin ikinci yıldönümünden sonra özellikle Türkiye medyasının ve belirli bir ölçüde uluslararası medyanın bu davaya biraz sırt çevirdiğine tanık oluyoruz. En azından başta olduğu gibi popüler bir ilgi gören bir dosya olarak algılanmadığına tanık oluyoruz. Bu tabii ki endişe verici bir durum. Gazetecilik, diplomasi ihtiyaç duyduğu ölçüde görev yapan bir etkinlik alanı değil. Dolayısıyla diplomasi endeksi bir gazetecilik faaliyeti aslında adalet arayışlarına pek faydası olmayacaktır. Meslektaşlarımızı bu cinayetin herkes bakımından ne denli bir tehdit ortam yarattığını gözlemlemeye çağırıyoruz’’ dedi.

Cemal Kaşıkçı davasının altıncı duruşması 24 Şubat’ta görülecek.

STÜDYO VOA

ABD Maliye Bakanı Yellen'dan İran'a yeni yaptırım sinyali – 16 Nisan
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:29:58 0:00
XS
SM
MD
LG