Erişilebilirlik

“Basın Özgürlüğü Dünya Genelinde Saldırı Altında”


Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres

1993 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından alınan kararla 3 Mayıs, “Dünya Basın Özgürlüğü Günü” ilan edildi. Bugün 30’ıncı yılı kutlanacak olan “3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü” nedeniyle, dün BM’nin New York’taki genel merkezinde çeşitli konferanslar ve etkinlikler düzenlendi.

Dünyanın dört bir yanından önde gelen gazetecilerle medya ve insan hakları örgütlerinin başkanları ve temsilcileri BM’de gerçekleşen etkinliklere katıldı. Konferans ve panellerde basın ve ifade özgürlüğü gibi konularda deneyimlerini, görüş ve çözüm önerilerini paylaştı.

3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nün 30’uncu yılı dün BM Genel Kurulu'nda düzenlenen konferansta kapsamlı olarak masaya yatırıldı. Basın özgürlükleri ve insan haklarının dünya genelinde azaldığı, birçok ülkede basın özgürlüklerinin kısıtlandığı, basın özgürlüklerinin dünya genelinde saldırı altında olduğu vurgulandı.

“Nefret söylemleri tüm dünyada basın özgürlüklerini tehdit ediyor”

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, konferansın açılışında bir video mesaj yayınladı. Guterres, uluslararası toplumun, gazetecilerin ve medya çalışanlarının 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nü kutladı. Guterres, tüm hak ve özgürlüklerin basın özgürlüğüne bağlı olduğunu, ancak dünyanın her köşesinde basın özgürlüğünün saldırı altında olduğunu kaydetti.

Guterres, “Basın özgürlüğü demokrasinin ve adaletin temelidir. Basın özgürlüğü insan haklarının can damarıdır. Şimdilerde dezenformasyon ve gerçek ile kurgu, bilim ile komplo arasındaki çizgileri bulanıklaştırmaya çalışan nefret söylemi basın özgürlüklerini tüm dünyada tehdit ediyor” dedi.

“Gazeteciler sansür yasalarıyla boğuluyor”

Genel Sekreter Guterres, basındaki tekelleşmenin sektörde önemli bir sorun olduğunu belirterek, “Medya endüstrisi, birkaç kişinin elinde giderek tekelleşiyor. Çok sayıda bağımsız haber kuruluşu mali çöküş içinde. Görev yapan gazetecileri adeta boğan ulusal yasa ve yönetmeliklerin artması, sansürü daha da genişletiyor. Bu yasalar ifade özgürlüğünü tehdit ediyor. Bu arada gazeteciler ve medya çalışanları hayati görevlerini yerine getirirken hem çevrimiçi hem de çevrimdışı olarak doğrudan hedef alınıyor. Rutin olarak taciz ediliyor, tehdit ediliyor, gözaltına alınıyor ve hapse atılıyorlar” dedi.

“Gazeteci ölümleri bir yıl öncesine göre yüzde 50 arttı”

Genel Sekreter Guterres, 2022 yılında en az 67 medya çalışanının öldürüldüğünü, önceki yıla göre yüzde 50'lik inanılmaz bir artışın kaydedildiğini, kadın gazetecilerin yaklaşık dörtte üçünün internette şiddete maruz kaldığını, dörtte birinin fiziksel olarak tehdit ve saldırıyla karşı karşıya kaldığını kaydetti.

Guterres, on yıl önce BM’nin, medya çalışanlarını korumak ve onlara karşı işlenen suçların cezasız kalmasına son vermek için gazetecilerin güvenliği konusunda bir eylem planı oluşturduğunu belirterek, “Bu yıl ve her yıl Dünya Basın Özgürlüğü Günü'nde dünya tek ses olmalı. Tehditleri ve saldırıları durdurun, gazetecileri işlerini yaptıkları için tutuklamayı ve hapse atmaya son verin. Yalanları ve dezenformasyonu durdurun. Gerçeği ve doğruyu söyleyenleri hedef almayı bırakın. Gazeteciler gerçeği savunurken, dünya da onların yanında olmalı” diye konuştu.

“2022 yılı basın mesleğinin en ölümcül yılı oldu”

UNESCO Başkanı Audrey Azoulay konuşmasında, 2022 yılının basın mesleği için en ölümcül yıl olduğunu söyledi. Azoulay, UNESCO'nun dijital çağda medya ve eğitim politikaları geliştirmeleri için yaklaşık 20 ülkeyi desteklediğini belirterek, “Geçen yıl, çoğunluğu savaş bölgelerinin dışında olmak üzere 86 gazeteci öldürüldü. Yüzlercesi daha saldırıya uğradı veya hapsedildi. Gazetecilere karşı işlenen suçların çoğu cezasız kaldı. Bu suçların cezasız kalma derecesi tüyler ürpertici bir durum. Kendimizi yeni bir yol ayrımında buluyoruz. Mevcut yolumuz bizi bilgilendiren tartışmalardan uzaklaştırıyor. Her zamankinden daha fazla kutuplaşmaya giden bir yoldayız” dedi.

“Basın özgürlüğü otokrat yönetimlerin ortak hedefi”

New York Times gazetesinin başkanı ve yayıncısı A.G. Sulzberger, konuşmasında, küresel olarak basın özgürlüğüne yönelik tehditlerle ilgili endişelerini dile getirdi.

Sulzberger, insanların güvenebileceği haber ve bilgileri sağlayacak gazeteciler olmadan demokrasinin olamayacağını, basın özgürlüklerindeki gerilemelerin demokratik normların aşınmasına neden olacağını belirterek, “Böyle giderse kurumlara ve birbirimize olan güvenin zayıflamasına tanık olmaya devam edeceğiz. Gazetecilerin her yerde insanlara ulaşmasını sağlayan teknoloji aynı zamanda binlerce gazeteyi kapanmaya zorluyor. İnternet ayrıca, artık bilgi ekosistemimizi alt üst eden, genellikle güvenilir gazeteciliği bozan, toplumsal güvendeki düşüşü hızlandıran yanlış bilgiler ve yanlış propagandalarla bizleri karşı karşıya bıraktı. Basının bu zayıf dönemi aynı zamanda istikrarsız demokrasiler ve artan otokratik yönetimlerle aynı zamana denk geldi. Demokrasi aşındığında ilk hedefi özgür basın oluyor. Dünyanın her yerindeki otokratlar ve onların saflarına katılmayı arzulayanlar, güçlerini pekiştirmek için sansür, medya baskısı ve gazetecilere yönelik saldırılar gerçekleştiriyorlar. Bunun nedeni, bilginin kontrolunu ele geçirmenin, diğer her şeyin kontrolunu de ele geçirmek anlamına gelmesidir” diye konuştu.

STÜDYO VOA

Beyaz Saray Ukrayna’ya silah teslimatına öncelik verecek – 20 Haziran
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:29:59 0:00
XS
SM
MD
LG