Erişilebilirlik

Diyarbakır’ın ‘‘Kayıp Su Şebekesi’’ Bulundu


Osmanlı imparatorlarından Kanuni Sultan Süleyman tarafından kente su sağlamak amacıyla 478 yıl önce yaptırılan ve zamanla kaybolan su şebekesi, Sur çevresindeki kazılar sırasında ortaya çıkarıldı. Uzmanlar, şebekenin tarihi öneme sahip Hamravat suyunu kente getirmek için kullanıldığını belirtiyor.

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından “Surlarda Diriliş Başlıyor” sloganıyla başlatılan restorasyon çalışmaları kapsamında, bir yandan Surlar onarılırken, bir yandan da çevresinde kazı yapılıyor.

Restorasyon çalışmaları sırasında burçların zemin katlarının ortaya çıkarılması ve drenaj sisteminin yapılması sırasında önemli bir yapı bulundu. Kazıda, Kanuni Sultan Süleyman tarafından Diyarbakırlıların su ihtiyacının karşılanması için 1543'te yaptırılan ve 1930 yılına kadar kullanılan su şebekesi ortaya çıkarıldı.

Birçok tarih kitabında adı geçen ancak izleri zaman içinde kaybolan su şebekesinin dönemin teknolojisiyle "künk" adı verilen pişirilmiş topraktan yapılan borulardan inşa edildiği tespit edildi. Yapım tarzı ve şekillerinden farklı dönemlere ait olduğu, en üstte bulunan künklerin yakın dönem Osmanlı dönemine, daha derinlerdeki künklerin ise Roma dönemine ait olduğu anlaşıldı.

Zeminden yaklaşık üç metre derinlikte bulunan 50 metre uzunluğundaki şebeke, bir ana hat ve üç tali hattan oluşuyor. Tarihi belgelere göre Diyarbakır'a gelen ilk Osmanlı padişahı olan Kanuni Sultan Süleyman, kentte yaşayanların talebi üzerine su şebekesini yaptırdı. Su şebekesi, kent merkezinin 14 kilometre uzağındaki Gözeli mevkiindeki Hamravat kaynağından çıkan suyu, Sur içerisindeki camilere, hanlara, hamamlara ve evlere dağıtımında kullanıldı. Kazıda ortaya çıkarılan ve 1930 yılına kadar da kullanıldığı bilinen şebekenin parçaları müze müdürlüğüne teslim edildi.

Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinde su şebekesi

Osmanlı döneminde yaşayan Seyyah Evliya Çelebi’nin, Osmanlı topraklarını gezerek kaleme aldığı gezi yazılarını topladığı ‘Seyahatname’ isimli eserinde Diyarbakır’daki şebekesinden söz ediyor. Su şebekesinin 1535 yılında yapıldığını ifade eden Evliya Çelebi, Seyahatname’de şu bilgilere yer veriyor: ‘‘Eski bilginler, bu Hamravat suyu içine pamuk koyup sonra yine tartmışlardır. İstanbul’da Eski Saray kapısı önündeki biricik çeşme suyundan ıslanıp kuruyan pamuk ile bu Diyarbekir Hamravat Suyu’nun pamukları beraber tartılmıştır. Bu kadar hafif sudur. Eğer pamuğu ağır olsa, acı olup faydasızlığına delalet ederdi.’’

“Suyun Sur içinde dağıtılmasıyla ilgili net veri yoktu”

Su şebekesiyle ilgili Anadolu Ajansı’na açıklama yapan Diyarbakır Rölöve ve Anıtlar Müdürü Cemil Koç, daha önce yazılı ve görsel kaynaklardan kemerler vasıtasıyla kente su geldiğini bildiklerini ancak surun içerisindeki dağılımıyla ilgili net verinin bulunmadığını söyledi. Koç, suyun Sur’daki dağılımına ilişkin önemli bir veri elde edildiğine dikkati çekerek şunları söyledi; “Bu açıdan önemli bir veri olarak önümüzde durmaktadır. Bundan sonraki çalışmalar çerçevesinde belgeleme çalışmaları yapılıp tamamlandıktan sonra yerinde koruma tedbirlerine ilişkin çalışmalar yürütülecek."

“Hamravat Suyu Diyarbakır’ın bilinen en eski su isale hattıdır”​

Dicle Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Amida Höyük Artuklu Sarayı Kazı Başkanı Prof. Dr. İrfan Yıldız, VOA Türkçe’ye yaptığı açıklamada, Hamravat Suyu’nun Diyarbakır’ın bilinen en eski su isale hattı olduğunu söyledi. Hamravat suyunun kent tarihinde önemli bir yere sahip olduğuna dikkat çeken Yıldız, “Şehir içindeki Ayn-i Zülal Suyu, Ali Pınar Suyu, İç Kale Suyu gibi kaynak suları ile meşhur olan Diyarbakır’a dışardan getirilen ilk su kaynaklarından biri Hamravat Suyu’dur. Hamravat Suyu dışardan şehre getirilen bir su kaynağı olması bakımından önem arz eder. Aynı zamanda suyun hafif olması ve sağlıklı olması da suyun önemli bir kaynak olduğunun göstergesidir. Hamravat suyu Diyarbakır halkınca bilinen en hafif, yumuşak, tatlı ve sağlıklı sudur. Irak Seferi dönüşünde Diyarbakır’da konaklayan Kanuni Sultan Süleyman şehre 14 kilometre mesafede bugün Serapgüzeli köyü diye bilinen ve Gözeli mevkiinde bulunan kaynak suyun şehre getirilmesi için emir verir” dedi.

Eski fotoğraflarda Hamravat Suyu’nun hattını oluşturan su kemerlerinin Urfa Kapısı civarında Sura dayandığı görülmektedir. Osmanlı belgelerinde de su kemerlerinin buraya kadar geldiği bundan sonra suyun pismiş toprak borularla şehre dağıtıldığı belirtiliyor. Kaynaklarda şebekenin Mimar Sinan’ın kalfası Kastamonulu Kasım Çelebi tarafından yapıldığı da ifade ediliyor.

STÜDYO VOA

Uluslararası yatırımcılar Türk ekonomisinden güvence bekliyor – 17 Nisan
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:29:50 0:00
XS
SM
MD
LG