Erişilebilirlik

HRW “sınırötesi baskı” raporunu açıkladı: Türkiye raporda yer alan ülkeler arasında


HRW bugün yayımladığı raporda, bazı hükümetlerin, muhalefeti susturmak ya da caydırmak için sınırlarının ötesine uzanarak vatandaşlarına ya da eski vatandaşlarına karşı insan hakları ihlalleri gerçekleştirdiğini belirtti.
HRW bugün yayımladığı raporda, bazı hükümetlerin, muhalefeti susturmak ya da caydırmak için sınırlarının ötesine uzanarak vatandaşlarına ya da eski vatandaşlarına karşı insan hakları ihlalleri gerçekleştirdiğini belirtti.

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) bugün açıkladığı bir raporda, dünyanın dört bir yanındaki bazı hükümetlerin, muhalefeti susturmak ya da caydırmak için sınırlarının ötesine uzanarak kendi vatandaşlarına ya da eski vatandaşlarına karşı insan hakları ihlalleri gerçekleştirdiğini belirtti.

20’den fazla ülkeyle ilgili incelemelerin paylaşıldığı raporda, Türkiye de yer alıyor.

Rapor, Türk hükümetinin, 2016 yılındaki darbe girişiminden sorumlu tutulan Fethullah Gülen hareketine bağlı olmakla suçlanan kişilerin “yurtdışında da peşine düştüğünü” ve Türk yetkililerin bunu açıkça ifade ettiğini kaydediyor.

Raporda, “sınırötesi baskı” olarak adlandırılan hak ihlallerinin, kişinin kendisi veya aile fertleri için “güvenli yer bulamaz hale getirdiğinin” altı çizildi ve hükümetlere ve uluslararası kurumlara, bu ihlallerin önüne geçilmesi için “somut adımlar atma çağrısı” yapıldı.

Raporun, aralarında Cezayir, Azerbaycan, Bahreyn, Belarus, Kamboçya, Çin, Mısır, Etiyopya, İran, Kazakistan, Rusya, Ruanda, Suudi Arabistan, Güney Sudan, Tacikistan, Tayland, Türkiye, Türkmenistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin de bulunduğu 20’den fazla ülkedeki hükümetler tarafından işlenen ve daha önce HRW’in belgelediği 75'ten fazla vakayı içerdiği belirtiliyor.

"'Sizi Bulacağız': Hükümetlerin Yurtdışındaki Vatandaşlarına Nasıl Baskı Yaptığına Küresel Bir Bakış" başlıklı 46 sayfalık rapor, “hükümetlerin muhalifleri, aktivistleri, siyasi aktörleri ve yurtdışında yaşayan diğer kişileri, nasıl hedef aldıklarının hak merkezli bir analizi” olarak yayımlandı.

HRW’ın cinayetler, yer değiştirmeler, kaçırmalar, zorla kaybolmalar, akrabaların toplu olarak cezalandırılması, konsolosluk hizmetlerinin kötüye kullanılması ve dijital saldırıları inceleyerek hazırladığı raporda ayrıca hükümetlerin, istismardan kaçan kadınları hedef alması ve Interpol'ü kötüye kullanması da vurgulanıyor.

İncelenen vakalara bakıldığında, mağdurların çoğunun sığınmacı ya da mülteci konumunda olduğu görülüyor. Raporda gösterilen örnekler arasında, kendi ülkelerindeki hükümet yetkilileri tarafından “ölümle tehdit edilen” ya da aileleri tehdit edilen mülteci ve sığınmacılar da yer alıyor.

Bazı mağdurların da vatandaşı oldukları ülkeye hukuksuz bir şekilde iade edildikten veya sınır dışı edildikten sonra kendilerini, bir zamanlar kaçtıkları hükümetlerin elinde buldukları belirtiliyor.

“Türk hükümeti Gülen hareketiyle bağlantılı kişilerin yurtdışında peşine düştüğünü açıkça söylüyor”

Raporun Türkiye’yle ilgili bölümünde, AK Parti liderliğindeki mevcut hükümetin, ABD’de yaşayan Fethullah Gülen’in liderliğindeki harekete bağlı olduğu iddia edilen ve yurtdışında yaşayan Türkiye vatandaşlarının “peşine düştüğünü açıkça söylediği” vurgulandı.

Raporda, “Türk makamları Gülen hareketini 15 Temmuz 2016'daki askeri darbe girişiminin planlayıcısı olarak görüyor. Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, 2018 yılında televizyonda yayınlanan bir röportajında, Türk istihbarat servisinin, Gülen hareketiyle bağlantılı oldukları iddiasıyla, 18 ülkeden 80 Türk vatandaşını kaçırdığını söyledi. Türkiye'nin resmi haber ajansı Anadolu Ajansı da düzenli olarak Milli İstihbarat Teşkilatı'nın, Türkiye'ye geri getirdiği ve yargılanmak üzere gözaltına aldığı kişilerle ilgili bilgiler yayınladı” ifadelerine yer verildi.

“İnsan Hakları İzleme Örgütü, Türk yetkililerin Türk vatandaşlarını kaçırıp, yasal süreçleri ve yurtdışındaki mahkeme kararlarını atlayarak Türkiye'ye getirdikleri çeşitli vakalarından haberdar” denilen raporda, Kenya’da sığınmacı olmasına rağmen önce kaybolan, daha sonra da hakkında, Ankara’da tutuklu olduğu yönünde haberler çıkan Fethullah Gülen’in yeğeni Selahattin Gülen’den de bahsediliyor.

Silahlı örgüt Devrimci Halk Kurtuluş Cephesi’yle bağlantılı olduğu gerekçesiyle yargılanan Ayten Öztürk’ün Beyrut havaalanından Türk istihbarat ekipleri tarafından kaçırılarak Türkiye’ye götürülmesi, Gülen hareketiyle bağlantılı olmakla suçlanan Orhan İnandı’nın Kırgızistan’da kaybolduktan sonra Ankara’da Türk polisi gözetiminde ortaya çıkması da raporda gösterilen örnek vakalar arasında.

Raporda, “Mayıs 2023 seçimlerinden sonra, Türkiye'nin istihbarat teşkilatı, hukukun üstünlüğü çerçevesinin zayıf olduğu ülkelerdeki yetkililerle işbirliği içinde, Gülen hareketiyle bağlantılı olduğu iddia edilen kişilerin kaçırılıp Türkiye'ye teslim edilmesini organize etme uygulamasına devam etmiştir” denildi.

Birleşmiş Milletler ve hükümetlere çağrı

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), raporunda, hükümetlerin bu tür baskılara karşı müdahalelerinde mağdurları ön planda tutmaları gerektiğine vurgu yapılarak “Özellikle mülteci ve sığınmacı toplulukların yaşadığı risk ve korkular, göz önünde bulundurmalıdırlar. Güvenli olduğu durumlarda sınırötesi baskı vakalarını ihbar etmeli, ilgililer soruşturmalı ve kovuşturmalı, mevcut yasaların yetersiz kalması halinde yasal düzenlemeler yapmalıdırlar” denildi.

Raporda ayrıca, Birleşmiş Milletler’in, sınır aşan hak ihlallerinin ve bu ihlallerin önüne geçmek için atılan adımları takip etmek üzere özel bir raportör oluşturması çağrısı yapıldı.

Forum

STÜDYO VOA

Donald Trump’ın sus payı davasında yeni aşamaya geçildi – 22 Nisan
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:29:59 0:00
XS
SM
MD
LG