Erişilebilirlik

İsrail’den Uluslararası Adalet Divanı’nda Gazze savunması: “Soykırım kastı yok”


Güney Afrika devleti 29 Aralık’ta, İsrail'in, Holokost'un ardından 1948'de imzalanan BM Soykırımla Mücadele Sözleşmesi’ni ihlal ettiğini ileri sürerek, Lahey'de bulunan Uluslararası Adalet Divanı'na başvuruda bulundu.
Güney Afrika devleti 29 Aralık’ta, İsrail'in, Holokost'un ardından 1948'de imzalanan BM Soykırımla Mücadele Sözleşmesi’ni ihlal ettiğini ileri sürerek, Lahey'de bulunan Uluslararası Adalet Divanı'na başvuruda bulundu.

Güney Afrika’nın, İsrail’in Gazze Şeridi’nde Filistinliler’e karşı “soykırım suçu” işlediği iddiasıyla Lahey Uluslararası Adalet Divanı’na yaptığı başvuru üzerine görülen davanın ikinci gününde İsrail suçlamaları yanıtladı. İsrail devletinin temsilcileri, Gazze Şeridi'nde “soykırım eylemleri” gerçekleştirdikleri yönündeki iddiaları “kabul edilemez, korkunç” olarak niteledi.

Güney Afrika’ya destek veren 57 ülke arasında yer alan Türkiye, “davaya belge sunduğunu ve sunmaya devam edeceğini” açıkladı.

İsrail’den Uluslararası Adalet Divanı’nda Gazze savunması: “Soykırım kastı yok”
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:03:09 0:00

Güney Afrika devleti 29 Aralık’ta, İsrail'in, Holokost'un ardından 1948'de imzalanan BM Soykırımla Mücadele Sözleşmesi’ni ihlal ettiğini ileri sürerek, Lahey'de bulunan Uluslararası Adalet Divanı'na başvuruda bulundu.

Devletler arası anlaşmazlıkları görüşen BM’nin en yüksek yargı organındaki tarihi davanın dün yapılan ilk duruşmasında Güney Afrika, 84 sayfalık başvuru metnine de koyduğu iddialarını sundu. Güney Afrika hükümeti, İsrail’in askeri operasyonlarından sonra Gazze’de yaşanan insani yıkıma ilişkin deliller ve hükümet yetkililerinin “ırkçı ve soykırım niyetini çağrıştırdığı” iddia edilen açıklamalarına yer verdi.

Güney Afrika temsilcileri, İsrail’in, “1200 kişinin ölümüyle sonuçlanan 7 Ekim saldırısının ardından Hamas'ı yok etme hedefiyle”, Filistin topraklarında başlattığı askeri operasyonlarında, çoğu kadın, genç ve çocuk en az 23 bin 469 kişinin öldüğünü, 60 bine yakın kişinin yaralandığını, yüzbinlerce Filistinli’nin de evlerini terkettiğini belirterek, İsrail'in “çizgiyi aştığı” görüşünü dile getirdi.

Güney Afrika Adalet Bakanı Ronald Lamola Perşembe günü yaptığı açıklamada, “Bir devletin topraklarına yönelik hiçbir silahlı saldırı, ne kadar ciddi olursa olsun, Sözleşme'nin ihlalini haklı gösteremez. İsrail'in 7 Ekim saldırısına verdiği tepki bu çizgiyi aştı ve Sözleşme'nin ihlal edilmesine yol açtı” dedi. Güney Afrikalı avukat Adila Hassim de, “Soykırımlar asla önceden ilan edilmez, hiçbir devlet soykırım yaptığını kabul etmez” dedi.

Güney Afrika, ana karar çıkana kadar Uluslararası Adalet Dİvanı’ndan “ihtiyati tedbir” kararları alarak, İsrail’in operasyonlarına son vermesini, Gazze halkına insani yardımın ulaşmasını ve savaş nedeniyle yerlerinden olan Gazze halkının da evlerine geri dönüşünün sağlanmasını talep etti.

İsrail’den “meşru müdafaa” savunması

Duruşmanın ikinci gününde, söz sırası “soykırım” ile suçlanan İsrail devleti temsilcilerine geldi. İsrailli yetkililer, Gazze Şeridi'nde “soykırım eylemleri” gerçekleştirdiği yönündeki iddiaları “kabul edilemez, tamamen çarpıtılmış, kötü niyetli ve korkunç” olarak niteledi.

İsrail'in Uluslararası Adalet Divanı önündeki avukatlarından, Dışişleri Bakanlığı hukuk danışmanı Tal Becker, “İsrail'in Gazze'de faaliyet göstermekteki amacı bir halkı yok etmek değil, birçok cepheden saldırıya uğrayan kendi halkını korumaktır” dedi.

Pretoria yönetiminin, “çatışmanın olgusal ve hukuki açıdan mahkemeye tamamen çarpıtılmış resmini sunduğunu” öne süren Tal Becker, Gazze halkının yaşadığı acıları gösteren video ve fotoğraflara karşı Hamas’ın 7 Ekim saldırısına ilişkin görüntüleri paylaştı. Becker, Hamas üyelerinin “çocuklara ebeveynlerinin, ebeveynlere de çocuklarının önünde işkence yaptığını, insanları yaktığını, tecavüz ettiğini ve sakatladığını” söyledi.

Becker, “İsrail, Filistin halkına karşı değil, Hamas'a karşı bir savunma savaşı yürütüyor. Bu koşullar altında, İsrail'e yönelik soykırım suçlamasından daha yalan, daha kötü niyetli bir suçlama olamaz” dedi.

Erdoğan: “Türkiye belge sunuyor”

Güney Afrika’nın Lahey’de açtığı davaya İsrail’in yanısıra, ABD ve İngiltere de karşı çıkıyor. Ancak, aralarında Türkiye, Bolivya, Ürdün, Malezya ve Venezuela’nın da olduğu 57 ülke ile İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), Pretoria’nın başvurusuna destek veriyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bugün konuya ilişkin bir soruyu yanıtlarken, Türkiye'nin, BM yüksek mahkemesinde açtığı davaya ilişkin belgeleri sunduğunu söyledi. Erdoğan, “Bizim vermiş olduğumuz bütün belgeler ciddi manada Lahey’de iş görüyor ve bu belgeleri arttırarak vermeye devam edeceğiz. İnanıyorum ki şu anda bizim teslim ettiğimiz o belgeler ağırlıklı olarak görsel belgeler de sözkonusu ve bu belgelerle İsrail orada mahkum olacaktır. Bunu bekliyoruz. Çünkü Lahey Adalet Divanı’nın adaletine inanıyoruz” dedi.

AB bölündü, yalnızca Macaristan kınadı

Filistin ve İsrail arasında bölünen Avrupa Birliği (AB) ise, üyelerinin bu konuda farklı tavırlar alması nedeniyle ortak bir tutum sergilemekten çekiniyor. Avrupa Komisyonu sözcüsü Peter Stano, Salı günü davaya ilişkin bir soruya, “Devletlerin bir konuda dava veya yasal işlem başlatma hakkı var. Avrupa Birliği bu davanın bir parçası değil. Dolayısıyla dava hakkında yorum yapmak da bizim işimiz değil” yanıtını verdi.

AB üyesi 27 ülkenin önemli çoğunluğu Aralık ayında, “çatışmaların durdurulması” çağrısında bulunan BM Genel Kurulu kararına destek verdi. Ayrıca, üye ülkeler yakın zamanda aşırı sağcı İsrailli bakanların Filistinliler’in Gazze Şeridi dışına yerleştirilmesi yönündeki yorumlarını da kınadı.

Almanya, Avusturya ve Çek Cumhuriyeti, “terörle mücadelesi”ni haklı buldukları İsrail devletine destek veriyor. Ancak bu üç ülke de, “Filistinliler’in, Gazze Şeridi dışına yerleştirilmesine” ilişkin açıklamalara “şüpheyle yaklaştıklarını” ifade etti.

Perşembe günü İsrail’i ziyaret eden Almanya Ekonomi Bakanı Robert Habeck, “İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nde çok sert davranması nedeniyle eleştirilebileceğini ancak bunun soykırımla ilgili olmadığını” söyledi. Aynı gün yayınlanan ortak bildiride Avusturya Başbakanı ve Çek Cumhuriyeti Başbakanı Adalet Divanı’nın “siyasallaştırılmaması” çağrısında bulunarak, benzer şüpheleri dile getirdi.

AB içinde yalnızca Macaristan, Güney Afrika’nın Uluslararası Adalet Divanı’nda açtığı davayı kınadı. Macaristan Dışişleri Bakanı Peter Szijjart, sosyal medya hesabından yayınladığı mesajında, “İsrail'e karşı başlatılan hukuki saldırıyı kınıyoruz. Böylesine vahşi bir terör saldırısının dünyanın herhangi bir yerinde bir daha yaşanmasını önlemek için mevcut terörle mücadele operasyonlarının yürütülmesinin tüm dünyanın çıkarına olduğuna inanıyoruz” dedi.

Çatışmaların başından bu yana Filistin halkını destekleyen Belçika, İrlanda, İspanya ise İsrail saldırılarının durdurulması gerektiğini dile getiriyor. AB içinde Filistin halkına güçlü destek veren Belçika Başbakan Yardımcısı Petra De Sutter, Salı günü paylaştığı mesajında, “Belçika'dan, Pretoria'nın yasal girişimini resmi olarak desteklemesini isteyeceğini” söyledi. Belçika hükümeti, itirazı henüz onaylamadı ancak Lahey merkezli bir başka uluslararası mahkeme olan Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne (ICC) olası savaş suçlarını soruşturması için 5 milyon Euro daha ödeme sözü verdi.

AB içinde iki devletli çözümün güçlü savunucularından İrlanda ve İspanya da, kamuoyundan gelen başvuru ve baskılara rağmen, soykırım davası hakkında yorum yapmaktan kaçınıyor.

Forum

STÜDYO VOA

Halkbank’ın ‘kader duruşması’ New York’ta başladı – 28 Şubat
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:29:58 0:00
XS
SM
MD
LG