Erişilebilirlik

“İstanbul'da Vaka Sayıları Kırmızı Alarm Veriyor”


Türk Tabipler Birliği İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Recep Koç, Eylül ayına göre vaka sayılarında 3 kat artış olduğunu açıkladı. Koç, VOA Türkçe’ye yaptığı açıklamada, kamu hastanelerinde yer olmadığını, bu sebeple özel hastanelerin en kısa süre içinde pandemi hastanesi olarak ilan edilmesi gerektiğini savundu.

“İstanbul'daki Vaka Sayıları Kırmızı Alarm Veriyor”
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:08:16 0:00

Dr. Koç, “İstanbul’da günlük pozitif vaka sayısı 10 ile 13 bin arasına gelmiş durumda. Türkiye’de ise bu sayı 45-50 bin bandına oturmuş durumda. Bunların temas ettiği kişiler de var. Bu sayıları da ikiyle üçle çarptığımızda sayı çok yükseliyor. Bu seviyeye gelinceye kadar Sağlık Bakanlığı günü kurtarmaya çalıştı. Önlemi sadece maske, sosyal mesafe, hijyen uyarılarıyla alamıyorsunuz” dedi.

“İstanbul’a giriş-çıkışlara kısıtlama getirilmesi gerekiyor”

Kendilerine ulaşan verilere göre özellikle İstanbul, Bursa, Ankara ve Gaziantep illerinde vakalarda büyük artış olduğunu belirten Dr.Koç, “Eylül’e göre şu anda vakalar üç kat artmış durumda. İstanbul’a giriş-çıkışlara sınırlandırma getirilmesi gerekiyor. İstanbul’a her önüne gelen girip çıkmasın. Çünkü İstanbul’da vakalar arttı. Sınırlama gelmezse bu vakaları İstanbul’dan Anadolu’ya yaymış oluruz, aynı yazın olduğu gibi. İstanbul’da yazın vakalar azalırken Ankara ve Güneydoğudaki illerimizde vaka sayılarında artma oldu” şeklinde konuştu.

“Yoğun bakımlarda yer kalmadı”

İstanbul’da Corona virüsü vaka sayısındaki artış sebebiyle kamu hastanelerinde yığılma olduğunu söyleyen Dr. Koç, “Ne servislerde ne de yoğun bakımlarda yer kalmadı. Şu anda 112’ler hastalara yetişemiyorlar. Filyasyon ekipleri ilaç dağıtmaya, evlerde filyasyon yapmaya yetişemiyorlar. Şu an gerçekten İstanbul’da bir kırmızı alarm durumu var” dedi.

“Özel hastaneler pandemi hastanesi ilan edilmeli”

İstanbul’daki özel hastanelerin tekrar pandemi hastanesi olarak ilan edilmesi gerektiğini ifade eden TTB Yönetim Kurulu Üyesi Koç, böylece kamu hastanelerindeki yoğunluğun azalabileceğine vurgu yaptı.

Dr. Koç, “Özel hastaneler pandemi hastanesi ilan edilmediği için şu anda özel hastaneye giden insanlar ücretlerini cebinden ödüyor. Bu yüzden birçok vatandaşımız özel hastanelere gidemiyor çünkü tedavi için çok ücret isteniyor. Bu yüzden de kamu hastanelerine çok fazla yöneliş var. Kamu hastaneleri bu sebeple dolmuş durumda. Bir an önce özel hastanelerin de pandemi hastanesi ilan edilmesi ve buradaki tüm masrafların SGK tarafından karşılanması gerekiyor. Böylece hasta yoğunluğu kamu hastanelerinde azalmış olur” diye konuştu.

“Tedbirler yetersiz”

Corona virüsü tedbirleri kapsamında açıklanan kısıtlamaların yetersiz olduğunu ifade eden Koç, sözlerine “Bu hafta okullar tatil oldu. Şehirlerarası seyahat kısıtlama kararının ise bu ay başında alınması gerekirdi. Yani okullar tatil edilmeden önce alınması gerekirdi. Şu anda İstanbul’daki vakalar tekrar yazlık yerlerine, köylere, Anadolu’ya taşınmış oldu. Hiçbir kısıtlama yapılmadı. HES kodu var ama bu da toplu taşımalarda yani otobüs, tren gibi taşımalarda uygulanabiliyor; özel arabanızla istediğiniz yere gidebiliyorsunuz. Böyle bir kısıtlama şu ana kadar getirilmiş değil. AVM’ler havasız, camları yok. Havalandırma olmayan yerlerde bulunan bir pozitif vakanın saçacağı virüs, aynı anda oraya giren kişilere bulaşmakta. Birçok AVM’de çalışanların Covid-19’a yakalandığını biliyoruz. Bu sebeple AVM’lerin geçici bir süre, 2-3 hafta kadar kapatılması gerekirdi. AVM’ler için uygulamaya konan sabah 10, akşam 20.00’ye kadar açık olma kuralı pek bir yarar sağlamayacaktır” şeklinde devam etti.

“Test sayısı Avrupa’nın çok gerisinde”

Avrupa’daki ülkelere kıyasla Türkiye’de günlük test sayısının çok yetersiz olduğunu kaydeden Recep Koç, test merkezlerinin acil olarak yaygınlaştırılması gerektiğini ifade etti ve

“Corona virüsü testleri istendiği gibi ilerlemiyor. Vatandaşlar test kuyruklarında. Hastanelerde test merkezleri yapılmış ama bunları yaygınlaştırmamız gerekirdi. Parklarda, bahçelerde, sağlık kurumlarının bahçelerinde, cami avlularında olabilirdi. Buralarda test merkezleri kurarak başta riskli gruplar olmak üzere buraya müracaat eden vatandaşlara ve temaslılara test yapılabilirdi. Ayrıca sağlık çalışanlarına rutin testler yapılmıyor. Aynı şekilde kuaförlere akşam belli saate kadar kısıtlamalar getiriliyor ama kuaför çalışanlarına test yapılmıyor. Fırınlarda, bakkallarda, restoranlarda çalışanlara test yapılmıyor. Halbuki bu insanlara rutin Covid-19 testlerinin yapılması şart” dedi.

“Vaka sayılarının doğru açıklanmaması rehavete yol açıyor”

Vaka sayılarının halen doğru açıklanmadığına dikkat çeken Koç, rakamların az gösterilmesinin halkta rehavete yol açtığına vurgu yaptı. Dr. Koç, “Defalarca meslek odaları ve Türk Tabipler Birliği olarak bakanlığı uyardık. Gerçek rakamları verin ki halk ona göre davransın, rehavete girmesin, bazı şeylerden çekinsin. Bazen korkutmak gerekiyor. Bugün gördüğünüz gibi gençler maske takmak istemiyor. Hala toplu olarak gezmeler, eğlenceleryapılıyor. Gizli de olsa 15-20 genç bir araya geliyor ve bazı mekanlarda eğlenceler yapıyorlar; bir süre sonra bakıyoruz ki virüs kendi aralarında yayılmış. Bu gençlerin kendi evlerine gittikleri zaman evdeki anne-babalarına virüsü bulaştırma riskleri çok yüksek. İkincil enfeksiyonlar oluşabiliyor ve kayıplar daha fazla oluyor” diye konuştu.

Halk Salgın Önlemleri Hakkında Ne Düşünüyor?

Alınan tedbirleri yerinde bulduğunu ifade eden emekli Ömer Faruk Pirinççi, iki-üç haftalık bir kısıtlamanın da getirilmesi durumunda salgınla mücadelede daha iyi bir sonuç alınabileceğini söyledi.

Halk Salgın Önlemleri Hakkında Ne Düşünüyor?
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:03:49 0:00


Pirinççi, “Her yer hala insan dolu. Dolu olduğu halde maskesiz dolaşan insanlar var. Kendi tedbirini almıyor. Maskesiz gezersen, kendini korumazsan devlet sana ne yapabilir” dedi.

“Tedbirlerin yeterli olduğunu düşünmüyorum”

Tedbir alımında geç kalındığını ve alınan tedbirleri mantıklı bulmadığını belirten Berrin Yapıcı, “Tedbirlerin çok yeterli olduğunu düşünmüyorum. Eğitim sistemimizin bu zamanda iyi gitmemesi nedeniyle çocukların okullardan çok geri kaldığını düşünüyorum. Saat 10’dan 20’ye kadar zaten dışarıdayız. 20’den sonra hiçbir aile bireyi dışarıya çıkmıyor. Bu uygulamaya hiç gerek yoktu bence’’ ifadelerini kullandı.

“Kısıtlamalar psikolojileri olumsuz yönde etkileyebilir”

Uygulamanın iyi olabileceğini kaydeden Recai Kaya, uygulamaların insanların psikolojilerini olumsuz yönde etkileyebileceğini söyledi. Kaya, “İnsanların günlük hayatında psikolojisini bozup, yaşantısını etkileyebileceğini düşünüyorum. Bu sebeple devletin daha iyi çözümler üretmesini talep ediyoruz” diye konuştu.

“Sokağa çıkma yasağı uygulanmalı”

15 gün sokağa çıkma yasağı uygulanması gerektiğini savunan Ali Kartal, “Yasak döneminde de yabancı ülkelerde olduğu gibi devletin de vatandaşlarına bakması lazım” dedi.

“Okul hayatım çok etkilendi”

Önlemlerin çok daha önce alınması gerektiğine vurgu yapan lise son sınıf öğrencisi Berkan Sarar, okul hayatının bu dönemde çok olumsuz etkilendiğini şu sözleriyle anlattı: “Online derse odaklanayım diyorum onu yapamıyorum. Yüz yüzeye odaklanayım diyorum onu da yapamıyorum. Bu kısıtlamalar sebebiyle ders saatlerimle dışarıya çıkma saatlerim çakıştığında dışarıya da çıkamayacağım. Sosyal hayatım da çok etkilendi.”

UKRAYNA KRİZİ ÖZEL SAYFASI

STÜDYO VOA

ABD’den Benzine Stratejik Rezerv Freni - 6 Ekim
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:28:08 0:00
XS
SM
MD
LG