Erişilebilirlik

''Karantina Türkiye'de Kadına Yönelik Şiddeti Arttırdı''


‘‘Karantina Türkiye'de Kadına Yönelik Şiddeti Arttırdı’’
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:08:23 0:00

Corona virüsü salgınının ardından başlatılan karantina ve evde kalma önlemleri, kadına yönelik şiddeti arttırdı. Geçen yılın aynı dönemine göre şiddet yüzde 38 artarken, bu yıl karantina döneminde 21 kadın öldürüldü. VOA Türkçe, şiddetin artmasının nedenlerini ve çözüm önerilerini uzmanlara sordu.

Yaklaşık 25 yıldır Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde kadına yönelik şiddete karşı mücadele veren Diyarbakır merkezli KAMER Vakfı Başkanı Nebahat Akkoç, karantina sürecinde 21 kadının öldürüldüğünü söyledi. Akkoç, ''Salgın Türkiye'de yaygınlaşmaya başladıktan sonra biz de yaklaşık 2 haftadan beri evden çalışmaya başladık. Evden çalışmaya başlamadan önce kadınlara duyurularımızı yaptık, hiçbir şeyin değişmeyeceğini, evden onlara destek olacağımızı duyurduk. Duyduğunuz haberler doğrudur. Ofislerden çalıştığımız zamankinden daha fazla şiddet başvurusu almaya başladık. Elbette ki bunu sebebi bütün erkeklerin hep birlikte evde olmaları. Sadece şiddetle kalmadı, kimi haberlere göre 18 ama benim listeme göre 21 kadın hayatını kaybetti Mart ayı içerisinde. Dolayısıyla haberler doğru, evde kapalı kalma süresini kadınların çok ağır yaşadığını düşünüyorum. Çok zor yaşayacaklar, zor atlatacaklar,'' dedi.

''Artışın nedeni izolasyon ve işsizlik''

Akkoç’a göre artışın nedeni erkeklerin eve kapanması ve işsiz kalması. Akkoç, ''Biz kadınların tahammül gücü her zor duruma rağmen daha yüksek, evde kalmaya alışkınız. Evde vakit geçirmeyi biliyoruz, ama bu salgın dönemiyle birlikte erkekler de evde kalmak zorunda kaldılar. Yaş itibariyle evde kalanlar var. Ayrıca işini kaybettiği için gidecek yeri olmadığı için gidemeyen, evde kalan var. Her zor dönemin acısını kadınlardan çıkarmaya alışık erkekler var. Salgın döneminin yaratmış olduğu stresin, geçim sıkıntısının, işsizliğin ve bunun gibi durumların faturasını ödüyor kadınlar,'' diye konuştu.

Yetkililere ''özel uygulama'' çağrısı

Akkoç, şiddete karşı kadınlara ve yetkililere şu önerilerde bulundu: ''Ofisten çalışırken, polisten, askerden destek istiyorduk, ama maalesef bu dönem sadece iki şey yapıyoruz. Çok riskli durumları polise haber veriyoruz. Kadınlara da şunu söylüyoruz; evde gerçekten can güvenliği yoksa evden çıkmasını sağlıyoruz. Bu yolla sığınma evine gönderdiğimiz kadınlar da oldu. Süreç zor. Önce muayeneden geçiyorlar, gerekli tedbirler alınıyor. Ondan sonra sığınma evine gönderiliyorlar. Şu anda yapılması gereken en etkili şey; bütün yetkililerin bu konuda televizyondan açıklama yapmasıdır. Salgın döneminde yaşanan şiddetle ilgili özel uygulama bile başlatılabilir. Yetkililer salgınla uğraşırken kadına yönelik şiddet ya da fiziksel şiddet yaşayan bir sürü kadın olacaktır.''

''Şiddet yüzde 38 arttı''

Diyarbakır’da görev yapan Psikolog Duygu Berekatoğlu ise kadına yönelik şiddetin, geçen yılın aynı dönemine oranla, yüzde 38 arttığını söyledi. Berekatoğlu, ''Şu an küresel bir salgınla karşı karşıyayız ve herkes evlerine kapanmış durumda. Saldırganlık bizim temel dürtülerimizden biri. Özellikle erkekler bu dürtüyü kontrol etmekte çok zorlanırlar. Burada öğrenilmiş toplumsal cinsiyet rolleri çok etkili. Kişinin yetiştirilme tarzı, yaşadığı travmalar önemli. Özellikle son 20 günde Türkiye'de geçen yıla göre yüzde 38 artış olduğu söyleniyor, araştırmalar bunu gösteriyor. 11 Mart ve 31 Mart arasında 21 kadın öldürüldü. Hepsi de ev içinde oldu,'' diye konuştu.

''Sağlık çalışanları psikolojik şiddete maruz kalıyor''

Son dönemlerde sağlık çalışanı kadınların Corona virüsü nedeniyle psikolojik şiddete maruz kaldığına dikkat çeken Berekatoğlu, şöyle devam etti: ''Erkeklerin bu süreçte yaşadığı ekonomik sıkıntılar, eve kapanmaları başlıca nedenler. Kadınlar zaten evde rahat vakit geçirebiliyor, kendilerine zaman geçirecek alanlar yaratabiliyor. Erkekler böyle olmadığı için şiddet biraz daha fazla ortaya çıkıyor. Son zamanlarda sağlık çalışanlarına online terapi yaptığım için duyuyorum, hastanede çalışan kadın danışanlarım özellikle 'virüs bulaştı' korkusuyla karşı taraftan psikolojik şiddete maruz kalıyor. 'Sen hastaneye gidiyorsun, bize virüs getirdin, şurada otur burada oturma' gibi. Benim görüştüğüm danışanlarımda bu mevcut.''

''Çağrı hatları ve sığınma evleri artmalı''

Berekatoğlu, bu döneme özel önlemlerin alınması gerektiğini savunarak, ''Bu şiddet, var olan evlerde daha çok arttı. Şiddeti gösterenler değil görenler bize başvuruyor. Başka ülkelerde şifre olay var mesela. Kadın eczaneye gidiyor, bir maske markası söylediği zaman zor durumda olduğunu anlayıp, bu konuda destek sunabiliyorlar. Türkiye'de henüz böyle bir şey olmadığı ve şu an erkekler de evde olduğu için kadınlar danışmanlık da alamıyor, yardım hatlarını da arayamıyorlar. Bu yüzden acil önlem paketlerinin geliştirilmesi lazım. Çağrı hatlarının çok olması lazım. Karantina ve salgın süreci ön planda tutulup, sığınma evleri azaltılıyor. Sığınma evlerinin artması gerekiyor. Bu süreçte hukuki ve psikolojik hizmetler dijital ortama taşınmalı. Acil bir durumda 155 aranmalı. Akıllı telefon kullanan kadınlar KADES (Kadın Destek Uygulaması) indirmeli ve yakınlarındaki barolara ulaşmalılar,'' dedi.

UKRAYNA KRİZİ ÖZEL SAYFASI

STÜDYO VOA

ABD Anayasa Mahkemesi’nden Halkbank’ın Başvurusuna Onay - 3 Ekim
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:28:20 0:00
XS
SM
MD
LG