Erişilebilirlik

Katar’daki Türk Üssü’nün Akıbeti Ne Olacak?


Körfez ülkeleriyle Katar arasında üç haftadır devam eden kriz, yeni bir aşamaya girdi. Suudi Arabistan, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır, Katar’a yönelik ablukanın kaldırılması için 13 maddelik bir talepler listesi oluşturdu. 4 ülke bu listedeki taleplerin yerine getirilmesi için Körfez’in küçük ama etkili ülkesine 10 gün süre tanıdı.

Listede yer alan on madde arasında Katar’ın dünya çapında etkili yayın organı El Cezire’nin kapatılması, İran’la diplomatik ilişkilerin kesilmesi, Müslüman Kardeşler-Hizbullah-El Kaide-Nusra-IŞİD gibi örgütlerle ilişkilere son verilmesi ile birlikte Türkiye’nin Katar’daki askeri üssünün kapatılması da yer alıyor.

Krizin ilk anından itibaren Katar’ın yanında yer alan Türkiye, 7 Haziran’da Katar’da üs kurulmasına olanak sağlayan kanunu acil olarak TBMM’den geçirdikten sonra dün 23 asker ve 5 zırhlı araçtan oluşan ilk TSK kafilesini Doha’ya ulaştırdı.

Fikri Işık: Katar’daki üs bölge güvenliği için kimse rahatsız olmamalı

Bu haber sonrası Ankara’dan gelen ilk açıklama, Türkiye’nin Katar’daki üssün kapatılmasına soğuk baktığını gösteriyor.

Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Katar’daki üs ile ilgili talebin iki ülke arasındaki ilişkilere müdahale anlamına geldiğini söyledi.

NTV’ye özel demeç veren Işık, “Bu ülkeler arasındaki sorunların bir ambargoya dönüşmeden çözülmesi bizim en önemli isteğimiz. Bir sorun varsa masada oturulup çözülsün. Bu talebi henüz resmi olarak görmedim ama varsa bu ikili ilişkilere müdahale anlamı taşıyabilir. Bu biraz da ülkeler arasındaki güç ilişkisinin tezahürü olabilir. Şunu ifade ederim ki Katar'daki Türk üssü Katar askerinin eğitimi, Katar'ın ve bölgenin güvenliği içindir. Kimse bundan rahatsız olmamalı. Bu anlaşmanın yeniden masaya getirilmesi gibi bir düşünce yok” dedi.

Dr. Keleşoğlu: Üs konusunda Türkiye ya da Katar’ın geri adım atması sürpriz olur

Uluslararası ilişkiler uzmanı Erhan Keleşoğlu, Katar’ın ülkesindeki Türk üssünden vazgeçmeyeceği kanaatinde.

Amerika’nın Sesi’ne değerlendirmelerde bulunan Dr. Keleşoğlu, “Ben her iki ülkenin de geri adım atmayacaklarını düşünüyorum. Birincisi bu Türkiye açısından aşağılayıcı olur. Katar eğer vazgeçerse o da kendileri için Suudi Arabistan’a tam bir teslimiyete giden yolun açılması anlamına gelir. Katar son yıllarda birçok çatışmada arabulucu rolü oynadı. El Cezire’nin varlığı büyük prestij sağladı. Arap Baharı’yla birlikte Müslüman Kardeşler’e var olan desteğinin çoğaltılması Suudi Arabistan’ın başın çektiği ülkelerin en büyük çekincesiydi. Şimdi bu kararları uygularsa Suudi Arabistan tarafından yutulmuş olacak. Büyük bir zenginliği var, ben ablukaya direneceği görüşündeyim” dedi.

Katar’daki ABD üssünün kaldığı sürece Doha yönetimi için büyük güvence olacağının altını çizen Keleşoğlu, Katar ve Fransa’nın askeri tatbikat yapmakta olmasının da Katar’ın elini kuvvetlendirdiğini düşünüyor.

Doç. Doster: Türkiye, Katar’da üs kurarak bir adım attı ama ofsayda düştü

Bir başka uluslararası ilişkiler uzmanı Doçent Barış Doster ise daha temkinli.

Amerika’nın Sesi’nin sorularını yanıtlayan Doster, önce ültimatomun sertlik derecesinin görülmesi gerektiği görüşünde.

“Eğer Suudi Arabistan’ın başını çektiği blok, göründüğü kadar sert bir tutum içindeyse Katar, Türkiye’nin tavrına bakmaksızın ülkesindeki Türk üssünü kapatabilir. Katar’daki üs Türkiye’yi bölgesel aktör yapabilir mi? Bölgede aktör olmak için bölge ülkelerinin rızasını almak gerekir. Türkiye’nin Irak, Suriye ve İran ile ilişkileri problemli. Rusya, Türkiye’yi öngörülebilir bir ülke olarak görmüyor. Bence o üs olsa da olmasa da Türkiye bölgesel aktör olamaz. Ayrıca bir soru havada duruyor. Katar’daki üs kime karşı kuruldu? Katar’ı İran’a karşı savunmak için mi kuruluyor? Suudi Arabistan’dan mı sakınacağız? Bir adım attık ama ofsayda düştük.”

UKRAYNA KRİZİ ÖZEL SAYFASI

STÜDYO VOA

ABD Anayasa Mahkemesi’nden Halkbank’ın Başvurusuna Onay - 3 Ekim
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:28:20 0:00
XS
SM
MD
LG