Erişilebilirlik

Soylu ve Bozdağ’a Sandıkta Milli İradeye Saygı Uyarısı


6 muhalefet partisi lideri buluşması
6 muhalefet partisi lideri buluşması

Türkiye’de muhalefet cephesindeki altı siyasi parti, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’a, “millet iradesini yansıtacak tek yer sandık olduğu” için “saygı ve hukuka uygun hareket etme” uyarısında bulundu.

Liderlerin 29 Mayıs akşamı buluşmasının ardından Oğuz Kaan Salıcı (CHP), İdris Şahin (DEVA Partisi), İlay Aksoy (Demokrat Parti), Ayhan Sefer Üstün (Gelecek Partisi), Şenol Sunat (İYİ Parti) ve Hasan Bitmez’in (Saadet Partisi), bugün 24 ana başlıkta “Seçim Güvenliği Ortak Deklarasyonu” metinini açıkladı. Deklarasyonda, “Cumhuriyetimizin banisi Mustafa Kemal Atatürk’ün, Cumhuriyetimizin parolası olan ‘Egemenlik kayıtsız, şartsız, milletindir’ sözüyle vurguladığı millet iradesinin tecelli edeceği tek yer sandıktır. Seçim güvenliğinin temini seçimlerin adil, dürüst ve şeffaf bir şekilde gerçekleşmesini ve vatandaşlarımızın gönül rahatlığı ile seçime katılımını sağlamak için esastır. Seçim güvenliği, seçim sürecinin vazgeçilmez bir unsurudur ve bunu temin etmek de seçimin yönetim ve güvenliğinden sorumlu kurumlar ile seçime katılan siyasi partilerin asli görevidir. Son yıllarda seçim süreçlerinde yaşadığımız olumsuzluklar, vatandaşlarımızın seçimlere olan güvenini zedeleyerek oy verme davranışlarını ve motivasyonlarını menfi yönde etkilemiş, kaygı ve endişelerini artırmıştır” vurgusu yapıldı.

İyi Parti Seçim İşleri Başkanı ve Ankara Milletvekili Şenol Sunat’ın, İçişleri Bakanı Soylu ile Adalet Bakanı Bozdağ’a yönelik “Görevlerini yasalarımıza ve hukuka uygun yapmaları için İçişleri ve Adalet Bakanlarını uyarıyoruz. Seçimin yönetim ve güvenliğinden sorumlu olup devletin memurluğu vasfını layıkıyla yerine getiren şerefli ve adil kamu personelini takdir ediyor, kapı kulluğuna meraklı, kraldan çok kralcı Saray’ın memurlarını da uyarıyoruz. Seçimlerin adil, serbest, eşit, şeffaf, düzen ve dürüstlük ilkeleri içinde gerçekleşmesi için her türlü tedbirin alınmasına yönelik olarak milletimizle işbirliği ve güç birliği içinde olacağımızı teyit ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Seçim Güvenliği Komisyonu’nun gündeminde, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yakınlığıyla tanınmış SADAT Şirketi’yle ilgili “seçim sürecinde silahlı müdahalede bulunma” iddiası da vardı. Bununla ilgili soru üzerine İyi Parti’li Sunat, “SADAT, madat. Ne derseniz deyin. Bu tür şeylere yeltenilmemesi gerektiğini ifade ediyoruz. Seçim süreci güvenliğine baktığımızda Adalet ve özellikle İçişleri Bakanlığı’nı ilgilendiriyor. Yani seçime kadar olan süreçte seçim günü olacak olaylar, saldırılar, engellemeler, İçişleri Bakanlığı’nın müdahale etmesi ve önlemesi gereken konular. Eskiden seçim sürecine girildiği zaman İçişleri, Adalet ve Ulaştırma bakanları değiştiriliyordu. Tarafsız birisi getiriliyordu. Devlet teamülleri bu Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle birlikte ortadan kalktı. Militan gibi hareket eden İçişleri ve Adalet Bakanlarımız ortada. İfadelerine ve konuşmalarına baktığımızda. Biz de ‘uyarıyoruz’ diyoruz. ‘Böyle bir şey olmasın. Biz bunu kamuoyuyla paylaşır ve bunlara da eyvallah demeyiz’ diyoruz” diye konuştu.

CHP’li Salıcı da “İktidarın el değiştireceğini, seçim sürecine girdiğini görüyoruz. Kendimize güveniyoruz. Bu süreçte seçimin sonuçlarının tartışma içinde olmaması için çalışma yapıyoruz. Sadece kendi oyumuzu korumak peşinde değiliz, Adalet ve Kalkınma Partisi’ne verilen oylar varsa onun da sandığa girdiği gibi çıkması peşindeyiz. Türkiye’deki seçimi tartışmalı hale getirmek isteyen yapılar. Adı SADAT olur başka bir şey olur. Mafya örgütleri olur. Adını bildiğimiz, bilmediğimiz başka yapılar olur. Ayaklarını denk alsınlar. Türkiye onların cirit atacağı bir ülke değil” tepkisini paylaştı.


Elektrik ve internet sistemine kedi girerse ne olacak?

Altı siyasi parti kurmaylarına, geçmiş seçim günlerinde “trafoya kedi girdi” açıklamasıyla yaşanan elektrik kesintisi ve internet ortamında veri akışında kesinti olmasıyla ilgili endişeler soruldu.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı, “Altı siyasi parti olarak işbirliği yapıyor olmamızın nedenlerinden birisi, hukuki süreçleri beraber yürütmek ve o gün oylama bittikten sonra sayım aşamasında ve oylama süresinde ortaya çıkabilecek, öngörülemeyen- trafoya kedi girmesi gibi- meselelere dair önlem alabilmek. Sandıkların başlarında arkadaşlarımız olacak. Onlar birbiriyle işbirliği yapıyor olacaklar. Avukat arkadaşlarımız Türkiye’nin bütün ilçelerinde, sandık alanlarında bulunuyor olacaklar, onlar da sürece müdahale edecekler. Var sayalım ki bir seçim alanında elektrik kesintisi oldu ve jeneratör imkânı yok. Orada sayımı durduracağız” dedi.

Islak imzalı tutanaklar ortak sisteme yüklenecek

Altı siyasi parti arasında seçim günündeki elektronik alt yapıya ilişkin İyi Parti’li Sunat, “Hepimizin bir sistemi var. Bu sistemde, en son ıslak imzalar da buraya, her parti kendi ıslak imzasını yükleyecek. Ama altı siyasi parti de bunu görecek. Her bir siyasi parti ayrı ayrı tutanaklarını tek başına seçime giriyormuş gibi yapacak ama bu bizim bütün siyasi partilerin oluşturduğu, altyapısı olan sisteme altı parti de giriş yapabilecek ve görecek” diye konuştu.

Gelecek Parti Genel Başkan Yardımcısı Ayhan Sefer Üstün de “Islak imzalar seçimin tapusudur. Oluşturulacak arayüz sistemiyle birlikte partiler, birbirinin bu bilgilerini paylaşacaklar. Hangi sandıkta eksik, ıslak imza varsa onun tamamlanması açısından da birbirimize yardımcı olacağız” dedi.

Gözler hakim atamaları ve yabancılara vatandaşlıkta

Altı siyasi parti, Resmi Gazete’de 6 Nisan’da yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan AKP-MHP’nin oy çokluğuyla yasalaştırdığı “Milletvekili Seçimi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Kanun” (https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2022/04/20220406-1.htm) kapsamındaki yeni düzenlemelere de dikkat çekti. Ortak deklarasyonda, altı parti olarak gelecek seçimler açısından olası sıkıntılar olarak seçmen kütüğü, yabancılara vatandaşlık ve seçim kurullarındaki yeni yapılanmaya odaklanıldığı açıklandı.

Deklarasyonda, “Yurtiçi ve yurtdışı seçmen kütüklerini kanuni haklarımız çerçevesinde YSK'den temin ediyor ve üzerinde çeşitli incelemeler yapıyoruz. Türkiye geneli ve il/ilçe/mahalle bazında seçmen sayısı değişimini kontrol ediyoruz. Konut satışı üzerinden, bankaya döviz yatırılması/tahvil alma gibi yöntemlerle veya geçici koruma statüsündeyken partili cumhurbaşkanlığı sistemine geçilmesiyle birlikte Cumhurbaşkanı'nın tek imzasıyla Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı kazananları düzenli olarak takip ediyoruz. Bu seçmenlerin il/ilçe/mahalle bazındaki dağılımını özel olarak inceliyoruz. Yakın zamanda gerçekleşen değişiklik sebebiyle, İl ve İlçe Seçim Kurulları’nın yeniden oluşumunu da yakından takip ediyoruz. Herhangi bir ihlal olması halinde mutlaka gereğini yapacağız” bilgisi paylaşıldı.

Bu olası sıkıntılara karşı CHP, İyi Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, DEVA Partisi ve Gelecek Partisi’nin hangi hazırlıkları yaptığı da “Yurtiçi ve yurt dışında 200 bin civarı sandık kurulmasını bekliyoruz. Seçim günü görev yapacak sandık alanı (okul/bina/kat) sorumluları, sandık kurulu üyeleri ve müşahitleri şimdiden belirliyor ve eğitiyoruz. Seçim günü bizlere destek olacak avukat/hukukçuları tespit ediyoruz. YSK Temsilcilerimiz ile
İl ve İlçe Seçim Kurullarındaki üye ve temsilcilerimizin iş birliği içerisinde çalışması için zemin oluşturuyoruz. Sandık sonuçlarının, tutanakların ve diğer bilgilerin işleneceği teknik altyapı ve sistemlerimiz hazır. Bu konuda da altılı masayı oluşturan siyasi partiler olarak iş birliği yapacağız” şeklinde açıklandı.

Seçimlerdeki eşitsiz propagandaya dikkat çekildi

Deklarasyonda, “Seçim mevzuatında propaganda konusunda siyasi partilere eşit haklar tanınmış” olmasına rağmen “Bugüne kadar gerçekleşen seçimlerde yürütülen propaganda faaliyetlerinin, adil ve eşit koşullarda gerçekleşmediği, siyasi partilerin iktidarın adil olmayan tutumlarına maruz kaldığı bir gerçektir” eleştirisinde bulunuldu. Bu konuda altı siyasi parti, kamuoyuna yönelik “Önümüzdeki seçimde, propaganda faaliyetlerinin sağlıklı ve adil şekilde yürütülmesi konusunda işbirliği yaparak, her türlü ihlalin karşısında duracağız. Kamu gücünün ve bürokrasinin suistimal edilmesine de asla izin vermeyeceğiz” vaadinde bulundu.

Seçim gününde neler yapılacağına ilişkin olarak da “Sandık kurullarının, ilçe ve il seçim kurullarının kararlarına yapılacak şikâyet ve itirazların takibi konusunda da birlikte hareket edeceğiz. Bu konularda kamuoyunu bilgilendirmenin yanı sıra, seçmen iradesine sahip çıkmak adına gerekli duruşu, büyük bir kararlılıkla sergileyeceğiz. Çalışmalarımızı, seçim sonuçları kesinleşinceye kadar devam ettirecek ve belirli süreçlerde kamuoyunu bilgilendireceğiz” açıklaması yapıldı.

Seçim Güvenliği Raporu’nda 24 maddede hangi adımlar sıralandı?

Oğuz Kaan Salıcı (CHP), İdris Şahin (DEVA Partisi), İlay Aksoy (Demokrat Parti), Ayhan Sefer Üstün (Gelecek Partisi), Şenol Sunat (İYİ Parti) ve Hasan Bitmez’in (Saadet Partisi) tarafından hazırlanan Seçim Güvenliği Raporu’nda ise dört ana başlıktaki 24 maddede neler yapılacağı sıralandı. Bu rapora göre; dört ana başlık; seçim öncesi yapılacak çalışmalar, seçim takvimi boyunca yapılacak çalışmalar, seçim günü yapılacak çalışmalar ve seçim sonrası yapılacak çalışmalar olarak özetle şöyle ifade edildi:

Seçim öncesi yürütülecek çalışmalar: Seçmen kütüklerinin oluşumu ve paylaşımı, sandık başı işlemlerini takip edecek kadroların tespiti, il ve ilçe seçim kurulları, partilerin seçim altyapısı, ortak çalışma ve bilgi paylaşımı, bütün kurul üyeleri, temsilci ve müşahitlerin eğitimi, YSK temsilcileri, avukat/hukukçuların belirlenmesi, yurtdışı seçmenlerine yönelik çalışmalar, sivil toplum ve gönüllülerle işbirliği ve seçim mevzuatı konularındaki adımlar atılması.

Seçim takvimi boyunca yapılacak çalışmalar: Sandık kurulu başkanı ve memur üye belirleme süreci, partiler arası program koordinasyonu, propaganda, il/ ilçe seçim güvenliği toplantıları yapılması.
Seçim günü yapılacak çalışmalar: Sandık kurulları oluşumunun takibi, sandık başında gerçekleşen usulsüz işlemler, mükerrer oy kullanımı, kamu gücü kullanılarak yapılan manipülasyonlar, yerel ve yöresel müdahaleler takibi, seçmenlerce oy kullanmasını teşvik etme ve kolaylaştırma.
Seçim sonrası yapılacak çalışmalar: Bu başlıkta da itiraz aşamaları sıralandı.

  • 16x9 Image

    Yıldız Yazıcıoğlu

    Yıldız Yazıcıoğlu, 1994-1998 döneminde Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nde lisans eğitimini tamamladı. Mesleğe 1997 yılında Cumhuriyet’te stajyer olarak başladı. 1998-2000 döneminde yüksek lisans eğitimine devam etti. 2000 – Mayıs 2009 döneminde Milliyet’te mesleki kariyerini cumhurbaşkanlığı ve parlamento muhabirliği noktasına taşıdı. 2009 - 2011 yıllarında ABD’nin başkenti Washington DC’de kariyerini sürdürdü ve farklı medya kuruluşları için temsilcilik – yorumculuk görevlerini yürüttü. Bu dönemde VOA Türkçe’de eğitim aldı ve görev yaptı. Ardından Ankara’ya dönüşünde Habertürk TV’de, ArtıBir TV’de görevler üstlendi. Şu anda VOA Türkçe ekibinde görev almayı sürdürüyor.

STÜDYO VOA

İran’dan Trump’a suikast planı iddiaları – 17 Temmuz
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:29:57 0:00
XS
SM
MD
LG