Erişilebilirlik

Türkiye Mülteci Politikasını Değiştiriyor mu?


Havaların ısınmasıyla birlikte Doğu ve Güneydoğu’da yakalanan kaçak göçmen sayısı da artmaya başladı. Yılbaşından şimdiye kadar Ağrı, Van ve Bitlis’te yakalanan düzensiz göçmen sayısı 2 bine yaklaştı. Mülteci meselesini yakından takip eden uzmanlar Türkiye’nin politikasında değişiklik olmadığını belirterek, son dönemlerde göçmenlerin yakalandığı operasyonların iç kamuoyuna mesaj olduğu görüşünde.

İran sınırından kaçak yollarla Türkiye’ye girdikten sonra karayolu ile Türkiye’nin batı illerine yolculuk yapan düzensiz göçmenlere karşı operasyonlar son haftalarda sık sık gündeme geliyor. Operasyonlar özellikle Ağrı, Van ve Bitlis’te yoğunlaştı.

VOA Türkçe’nin güvenlik kaynaklarından aldığı bilgilere göre yılbaşından bu yana Bitlis’te bin 401, Van’da 352, Ağrı’da 113, toplamda bin 866 düzensiz göçmen yakalandı. Çoğu Afganistan uyruklu göçmenler işlemlerinin ardından sınırdışı edildi.

Son günlerde göçmen sorununun Türkiye’deki muhalif partilerce sık sık gündeme getirilmesi üzerine, İçişleri Bakanlığı düzensiz göçle ilgili verileri paylaştı. Bakanlığın açıkladığı verilere göre, bu yılın üç buçuk aylık döneminde 36 bin 344 düzensiz göçmen yakalandı. Operasyonlarda 2 bin 545 organizatör hakkında yasal işlem yapıldı.

Bakanlığın ardından bir paylaşım da Göç İdaresi Başkanlığı’ndan geldi. Göç İdaresi Başkanlığı, Ankara Yenimahalle'deki binasına düzensiz göçle ilgili rakamlar içeren bir pankart astı. Pankartta yer alan bilgilere göre son 5 yılda 2 milyon 590 bin 552 düzensiz göçmenin Türkiye’ye girişi engellendi. Türkiye’ye girmeyi başaran 1 milyon 200 bin 392 düzensiz göçmen yakalanırken, 320 bin 783 düzensiz göçmen ülkelerine sınır dışı edildi. 635 bin 517 düzensiz göçmen Türkiye üzerinden Avrupa’ya geçti.

Resmi kurumların verileri paylaşması, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Suriyeliler'in bayramlaşma için ülkelerine gitmelerine izin verilmeyeceğini açıklaması, ‘Türkiye mülteci politikasını değiştiriyor mu?’ sorusunu akıllara getirdi. VOA Türkçe bu sorunun yanıtını mültecilerle ilgili çalışmalar yapan uzmanlara sordu.

Türkiye’de bulunan mültecilerin hakları savunmak amacıyla 2013 yılında kurulan Uluslararası Mülteci Hakları Derneği’nin Genel Başkanı Abdullah Resul Demir’e göre Türkiye politika değiştirmedi.

Sınırda alınan tüm önlemlere rağmen geçişlerin sürmesini Türkiye’nin jeopolitik konumuna bağlayan Demir, mültecilerin siyasi tartışmalara konu edilmesini eleştirdi. Demir, Türkiye’nin mülteci konusuna insani yönden yaklaştığını savunarak, “Bizim Türkiye Devleti olarak insani bakış açısından bakıyoruz, en büyük farkımız olaya çıkarıcı bakmamamız. Ben bunu böyle yorumluyorum. Mültecilik meselesi rakamlardan ibaret konuşulmaya başlandı ‘5 milyon mülteci var ülkemizde’ derken 5 milyon insan var sözünü kullanmıyoruz, sayılardan ibaret görüyoruz. Siyasetten bir taraf siyaset aracı olarak kullanınca öbür taraf ta hem seçmenin hem halkın en muhalefetin sesine kulak vermek için bazı siyasi söylemlerde bulunduğunu söyleyebilirim. Bu nedenle politika değişikliği olduğuna inanmıyorum” dedi.

“Söylemler iç siyasete yönelik”

Van Barosu Göç ve İltica Komisyonu’ndan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Mahmut Kaçan’a göre, kamuoyuna açıklanan rakamlar abartılı. 10 yıla yakın süre Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği Van Saha Ofisi’nde çalışan Kaçan, Türkiye’nin Avrupa Birliği ve muhatap kurumlara dönük açıklamalar yaptığını savunarak, açıklamaların bir amacının da iç kamuoyu olduğunu söyledi.

Bölgede henüz yoğun bir trafiğin olmadığını vurgulayan Kaçan, “Olası bir erken seçimde mülteci hadisesini hükümet kendi aleyhine oy kaybı olarak gördüğü için, bu konuda kamuoyuna bilgi verdiğini düşünüyorum. Özellikle son dönemde Zafer Partisi ve çeşitli partilerin mülteci karşıtı söylemlerinin toplumda destekleniyor gözükmesi karşısında, olayı bu şekilde kontrol etmek, yönetmek amaçlı dolaylı propaganda olduğunu düşünüyorum. Daha çok iç politikaya yönelik olduğunu düşünüyorum. Yoksa şu an için yoğun bir geçiş yok henüz. Uzunca bir süredir iltica sisteminde erişim ortadan kaldırıldığı için daha önceden girmeyi başarabilmiş ama kayıt olmamış koşullarını legalleştirememiş insanlar yakalanarak sınır dışı ediliyorlar. Mülteci hadisesinin oy kaybettirdiğini gören iktidarın, muhalefetin olası bir oy arttırma girişimini önlemeye yöneliktir” diye konuştu.

Kaçan, sınırda duvar örülmesi ve alınan diğer önlemlere rağmen göçmen geçişlerinin engellenememesini ise bölgenin coğrafik yapısına bağladı.

Göçmen kaçakçılığının da artık bir sektör haline geldiğine dikkat çeken Kaçan, "Türkiye'nin doğu sınırları fiziki olarak duvarla kontrol edilebilecek bir coğrafya değil. Kısmen etkisi olabilir ama duvar veya farklı önemler geçişleri durduramaz, durdurmuyor da. Göçmen kaçakçılığı diye bir meslek var artık. Bir sektör olmuş. Engel koyarsanız farklı bir noktadan farklı şekilde devam edecek. Mültecilerin geldiği ülkeler mülteci ürettiği sürece bu trafik, Türkiye duvar örse de durmayacak” ifadelerini kullandı.

STÜDYO VOA

Beyaz Saray Ukrayna’ya silah teslimatına öncelik verecek – 20 Haziran
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:29:59 0:00
XS
SM
MD
LG