Erişilebilirlik

Türkiye’ye BM Çocuk Hakları Sözleşmesi Çağrısı


20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü’nde Diyarbakır’daki STK’lar Türkiye’ye BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne koyduğu çekinceleri kaldırma çağrısı yaptı. İHD son 5 yılda bölgede 132 çocuğun öldüğüne dikkat çekerken, Baro çocuk hak ihlallerinin önlenmesi için hak temelli ve bütüncül bir çocuk politikası oluşturulması gerektiğini savundu.

193 ülke tarafından kabul edilen Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'nin imzalandığı gün olan 20 Kasım her yıl dünya genelinde çocuk hakları günü olarak kutlanıyor. Ancak çocuk hakları gününde özellikle de Güneydoğu’da parlak bir tablo bu yıl da gündeme gelmedi.

İnsan Hakları Derneği Diyarbakır Şubesi’nin hazırladığı bir rapora göre son 2017 ile 2021 yılları arasında, çeşitli nedenlerle en az 132 çocuk öldü, 385 çocuk yaralandı. Çocukların ölüm nedenleri rapora şöyle yansıdı:

“-Bölge kentlerinde yaşanan silahlı çatışmalar sırasında 2 çocuk yaşamını yitirmiş 1 çocuk ise yaralanmıştır.

-Yargısız infaz (polis ve jandarma tarafından öldürülen ve yaralanmalar) sonucu 2 çocuk yaşamını yitirmiş, 5 çocuk ağır şekilde yaralanmıştır.

-Bombalı eylem saldırıları sırasında 4 çocuk yaşamını yitirmiştir.

-Mayın ve sahipsiz bırakılan patlayıcılar sonucu 13 çocuk yaşamını yitirmiş, 26 çocuk ise ağır şekilde yaralanmıştır.

-Resmi Hata/İhmal sonucu: 19 çocuk yaşamını yitirmiş, 265 çocuk ise çeşitli şekillerde yaralanmıştır. (Bu kategoride en dikkat çekici istatistik kolluk görevlilerinin özensiz kullandığı zırhlı/resmi/sivil araçların karıştığı 20 olay sonucunda 12 çocuk yaşamını yitirmiş, 12 çocuk ağır şekilde yaralanmıştır).

-Bölge kentlerinde 26 çocuk şüpheli şekilde yaşamını yitirmiştir.

-Bölge kentlerinde intihar sonucu 30 çocuk yaşamını yitirmiş, 11 çocuk intihar teşebbüsünde bulunmuştur.

-Aile içi şiddet sonucu 16 çocuk yaşamını yitirmiş, 50 çocuk ise yaralanmıştır. 43 çocuk aile içinde cinsel istismara maruz kalmış, 6 çocuk kaçırılmış/alıkonulmuştur.

-Toplumsal alanda şiddet sonucu 20 çocuk yaşamını yitirmiş, 27 çocuk ise yaralanmıştır. 613 çocuk toplumsal alanda cinsel istismara maruz kalmış, 17 çocuk kaçırılarak alıkonulmuştur. 5 çocuk fuhuş yapmaya zorlanmıştır.

- İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin (İSİG) 12 Haziran 2022 tarihinde yayınladığı 2013-2021 çocuk işçiliği raporu verilerine göre bölge kentlerinde en az 176 işçi çocuk yaşamını yitirmiştir. “

Raporda ayrıca, 157 çocuğun gözaltına alındığı, 14 çocuğun tutuklandığı, gözaltında 29, hapishanelerde 8 ve gözaltı yerleri dışında 34 olmak üzere en az 71 çocuğun işkence ve kötü muameleye maruz kaldığı, okullarda en az 6 çocuğun şiddet gördüğü iddiaları da yer aldı.

İHD, çocuklara yönelik hak ihlallerinin önüne geçilmesi için Türkiye’nin Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair sözleşmenin 17-18-30. maddelerinde koyduğu çekinceleri kaldırma çağrısı yaparak, kara mayınları ve yerleşim yerlerine bırakılan patlayıcı maddelerin sebep olduğu ihlallerin tekrarlanmaması amacıyla Ottowa sözleşmesinin yüklediği sorumlulukları yerine getirilmesini istedi.

‘Güvenlikçi politikalardan vazgeçilmeli’

İHD Diyarbakır Şube Başkanı Abdullah Zeytun, raporun ağır tabloyu göz önüne serdiğini söyledi. İhlallerin sona ermesi için güvenlikçi politikalardan vazgeçilmesi gerektiğini savunan Zeytun, “Bu yıllar arasında otoriter ve güvenlikçi politikalar neticesinde gerçekleşmiş ihlalleri ve bu ihlallerin çocuklar üzerindeki etkisini bulabileceğimiz veriler mevcut. Çatışma ve şiddet ortamının yarattığı ihlalleri bu raporumuzla kamuoyuyla tartışmaya açacağız. Bu ihlallerin sebeplerini anlamak ve sebep olan politikaların değiştirilmesi ile çocuk hak odaklı politikaların geliştirilmesi için önerilerimizi de sunuyoruz. Bütün bu çatışmalı ve şiddet ortamına cezasızlık politikası da eklenince raporumuzda en az tespit edebildiğimiz kadarıyla ağır bir tabloyla karşı karşıyayız. Bu ihlallerin temel sebeplerinden olan Kürt Meselesi bağlamındaki şiddet ve çatışma ortamının sonlandırılması, barışçıl hak odaklı çocuk haklarını özne kılan bir politikanın sergilenmesi gerekiyor” dedi.

“BM Çocuk Hakları Sözleşmesindeki çekinceler kaldırılsın”

Çocuk Hakları Günü nedeniyle Diyarbakır Barosu da bir açıklama yaptı. Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi adına konuşan yapan Huriye Hamidi son bir yılda 22 çocuğun zırhlı araç kazaları ya da patlayıcılar nedeniyle yaşamını yitirdiğini söyledi. 2022’nin ilk 10 ayında 205 çocuğun cinsel istismara maruz kaldığını vurgulayan Hamidi, yaşanan ihlalleri ve çözümleri şöyle özetledi:

“-Pandemi sürecinden sonra yüz yüze eğitim öğretim dönemi yeniden başlamış ise de uzunca bir süre eğitim alamayan veya bu süreçte okul hayatından tamamen koparılan çocuklar yönünden herhangi bir iyileştirici çalışma yapılmamıştır. Bu kapsamda sosyal bir devletin eğitimde fırsat eşitliğini sağlaması ve çocuk hak odaklı politikalar üretmesi gerektiğini vurgulamak isteriz.

-Çocuk hakkı ihlallerinden biri de çocuk işçiliğidir. Artan mülteci nüfusuyla birlikte, mülteci çocuk işçilerin sayısında da artış yaşanmıştır. Çocuk işçiliğine maruz bırakılan çocukların aile yapıları denetlenmeli ve varsa yetişkin aile bireylerinin istihdamı devlet tarafından desteklenmelidir.

-Cezaevlerinde tutulan veya anneleriyle birlikte yaşayan çocuklar bulundukları ortam itibariyle birçok hak ihlaline maruz kalmaktadır. Bu kapsamda çocuklar üzerinde hiçbir olumlu etkisi bulunmayan bu uygulamalardan vazgeçilerek çocuk cezaevlerinin kapatılması, cezaların infazının çocuk dostu usullerle yerine getirilmesi gerekmektedir.

-Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi olarak hazırladığımız Zırhlı Araç, Mayın ve Çatışma-Savaş Atıkları Kaynaklı Çocuk Hakkı İhlalleri Raporunda da belirtildiği üzere 2011-2022 yılları arasında 22 çocuk hayatını kaybetmiş, 27 çocuk ise yaralanmıştır. Yargı mercilerince, etkin olmayan bir yargı süreci işletilerek, faili kamu görevlisi olan sanıkların cezasız bırakılması yaygın ve sistematik bir hal almıştır. Yaşama hakkının korunması kapsamında, adli pasifliğin sona erdirilmesi ve etkin yargı sürecinin işletilmesi gerektiğini belirtmek isteriz.

2022 yılının ilk 10 ayı içerisinde 205 çocuk cinsel istismara maruz bırakılmıştır. Cinsel istismarın ihbar ve tespitteki zorluk boyutunu da birlikte değerlendirdiğimizde cinsel istismarla mücadele noktasında resmi kurumların, sistemdeki diğer profesyonellerle ortaklaşa çalışmasının önemi bir kez daha ortaya çıkmaktadır.”

Hamidi, Türkiye’nin BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’ndeki çocukların ifade özgürlüğünü, kendi kültürlerini yaşatma ve kendi dillerini kullanma haklarını kapsayan maddelerine koyduğu çekinceleri kaldırması gerektiğini de sözlerine ekledi.

STÜDYO VOA

ABD’den “İsrail’in kendini savunmasına” tam destek açıklaması - 12 Nisan
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:29:58 0:00
XS
SM
MD
LG