Erişilebilirlik

“Yabancı yatırımcılar Türkiye’ye geri dönüyor, ABD’li fon yönetimi firması Vanguard Türkiye’de fırsat doğduğunu söylüyor”


Reuters’ın haberine göre, analistler, para politikasındaki normalleşmeyle birlikte yabancı yatırımcıların Türkiye’ye olan ilgisinin arttığını söylüyor.
Reuters’ın haberine göre, analistler, para politikasındaki normalleşmeyle birlikte yabancı yatırımcıların Türkiye’ye olan ilgisinin arttığını söylüyor.

Reuters’ın haberine göre, yatırımcılar ve analistler, para politikasındaki normalleşmenin daha köklü hale gelmesiyle birlikte uluslararası yatırımcıların Türkiye’ye olan ilgilerini arttırdığını kaydediyor. Buna göre yabancı yatırımcılar, Türk Lirası cinsi tahvillere odaklanıyor ve kredi risk primi (CDS) odaklı pozisyonlarını arttırıyor.

Yaklaşık bir yıl önce cumhurbaşkanlığı seçiminden zaferle çıkan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yükselen enflasyonla mücadele etmek için piyasaların istediği büyük faiz artışlarını onaylamış ve yaklaşık on yıldır yatırımcıları Türkiye'den caydıran alışılmışın dışındaki ekonomi politikasından sapmaya işaret etmişti.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) geçen yılın Haziran ayından bu yana politika faizini toplam 4150 baz puan arttırdı. Perşembe günkü politika toplantısında TCMB, beklendiği gibi ana faiz oranını yüzde 50'de sabit tuttu. Ancak TCMB, enflasyon risklerine karşı temkinli olmaya devam ediyor.

7 trilyon dolardan fazla varlığı yöneten Amerikan fon yönetimi firması Vanguard'ın Gelişmekte Olan Piyasalar Aktif Sabit Gelirli Varlıklar Eş Başkanı Nick Eisinger, "Yatırımcılar şu anda oldukça agresif bir şekilde geri dönüyorlar, rakamlar gerçekten güçlü. Çok fazla giriş oldu" diyor.

Türkiye'nin döviz borcuna atıfta bulunan Nick Eisinger, varlıkların değerinde artış beklentisi içinde olduklarına işaret ederek, "Lirada uzun pozisyondayız. Yerel tahvillerde çok olmasa da yine de uzun pozisyondayız, kredide de oldukça uzun pozisyondayız" dedi.

Yatırım bankacılığı firması Citi’nin analistleri de bu görüşe katılıyor ve politika değişikliğinin Türk varlıklarına olan ilgiyi arttırdığını söylüyor.

Citi'den Luis Costa, müşterilerine gönderdiği bir notta, "İçinde bulunduğumuz dönemi Türk piyasaları için yerel, dış, kurumsal kredi ve hisse senedi piyasalarında bir tür rönesans olarak görüyoruz" dedi.

Türk varlıklarındaki yükseliş geniş tabanlı oldu ve ülkenin ana hisse senedi endeksi olan BİST 100, yılın başından bu yana yüzde 46'dan fazla yükseldi. Aynı dönemde bankacılık endeksi, yaklaşık yüzde 80'lik yükselişle desteklendi.

Devlet tahvillerinin yılbaşından bugüne kadarki getirisi yüzde 4'ün üzerinde gerçekleşti. Yatırım bankacılığı firması JPMorgan’ın gelişmekte olan piyasalar tarafından ihraç edilen tahvillerin performansını takip eden GBI-EM Global Diversified endeksinin yüzde 1'den az olan getirisinden çok daha iyi bir performans sergiledi.

Tahviller Kasım ayında ilk yabancı yatırımcı dalgasına maruz kalmış ve sonrasında bu ilgi azalmıştı. Ancak Mart ayındaki 500 baz puanlık faiz arttırımı ve 31 Mart'taki yerel seçimlerde muhalefetin elde ettiği başarının ardından bu ilgi yeniden canlandı.

Türk Lirası istikrar elde ediyor

Türkiye'nin döviz cinsinden borçları yüzde 2,4 oranında getiri sağladı. Bu oran JPMorgan EMBI Global Diversified endeksinin geneline paralel seyretti. Bununla birlikte, son 12 ayda Türkiye'nin getirisi yüzde 24,6 ile daha geniş endeksin iki katından fazla oldu.

Türk Lirası, yılbaşından bu yana dolar karşısında yüzde 8'den fazla değer kaybetmiş olsa da Nisan ortasında rekor seviyeye ulaşmasından bu yana istikrar kazandı.

Vanguard'dan Eric Eisinger, parasal koşulların şu anda oldukça sıkı olduğunu ve dolardan uzaklaşmanın devam ettiğini söyledi.

Eisinger, "Türk Lirası, reel olarak değer kazanıyor, bu iyi bir durum. Bunu gerçekleştirmek istiyorlar çünkü enflasyonu düşürmek için liranın değer kazanması, elverişli bir çıpa" dedi.

Hisse senetleri konusundaysa Citi, hisse senedi piyasasındaki güçlü yükselişin ardından bankalar için nötr konuma geçtiğini bildirdi.

Türkiye Bankalar Birliği Başkanı ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Alparslan Çakar, bankacılık sektörünün güçlü, sorunlu kredi oranının düşük olduğunu söyledi.

Eisinger, ileriye dönük olarak, CDS'lerin (bir yatırımcının kendi kredi riskini başka bir yatırımcının kredi riskiyle takas etmesine veya dengelemesine olanak tanıyan finansal türev) yatırımcılar için bir sonraki büyük işlem olabileceğini söyledi.

Türkiye'nin 5 yıllık CDS'leri Perşembe günü 264 baz puan seviyesindeydi. 12 ay önceyse CDS’ler 673 baz puandı.

Eisinger, Türkiye’nin doğru adımları atması durumunda CDS'i kolayca 225 seviyesine indirebileceğini öngörüyor.

Forum

STÜDYO VOA

Biden ve Zelenski güvenlik anlaşması imzaladı – 13 Haziran
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:29:58 0:00
XS
SM
MD
LG