Alman Bakanın ‘Güvenli Bölge’ Önerisi Tartışma Yarattı

Almanya Savunma Bakanı Annegret Kramp-Karrenbauer

Federal Savunma Bakanı Annegret Kramp-Karrenbauer’in, Suriye’nin Türkiye sınırı boyunca uluslararası güçlerin kontrol ettiği bir ‘güvenli bölge’ oluşturulması önerisi tepkilere neden oldu. Teklif Alman iç siyasetinde tartışma yarattı. Almanya Dışişleri Bakanı, Savunma Bakanı’nın güvenli bölge önerisinin ardından müttefiklerden bazı soru işaretleri ve rahatsızlığın iletildiğini söyledi.

Almanya’da aynı zamanda Başbakan Angela Merkel’in partisi Hristiyan Demokrat Parti’nin (CDU) lideri olan Savunma Bakanı Annegret Kramp-Karrenbauer Suriye’de oluşturulacak güvenli bölgede Rusya ve Türkiye’nin de rolü olması gerektiğini söylemiş, amacın göç etmek zorunda kalan sivillerin korunması ve IŞİD’e karşı mücadelenin devam etmesinin sağlanması olduğunu belirtmişti. Almanya Savunma Bakanı’nın Suriye’de güvenli bölge çıkışı bugüne kadar Ortadoğu’da askeri bir rol üstlenmekten kaçınan Berlin’den gelen ilk askeri misyon teklifi olarak kayıtlara geçmişti.


“Bazı müttefikler rahatsızlıklarını iletti”

Savunma Bakanı’nın önerisinin ardından Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas konuyla ilgili açıklama yaptı. “Hristiyan Demokrat Birliği Partisi liderlerinin teklifinin ardından dünden bu yana müttefiklerimizden bazı sorular geldi, ortaklarımız arasında bir rahatsızlık oldu” dedi. Alman bakan müttefikler arasında Suriye’de böyle bir uluslararası düzeyde güvenli bölge oluşturulmasına ilişkin bir görüşme olmadığını kaydetti.

Koalisyon hükümetinin büyük ortağı Hristiyan Demokrat CDU’nun da lideri olan Kramp-Karrenbauer’in, konuyla ilgili önerisini sadece Başbakan Angela Merkel’le paylaştığı, ancak hükümetin diğer ortakları sosyal demokrat SPD ve Hristiyan Sosyal Birlik CSU’yla önceden istişara etmediği öğrenildi.


"Suriye üzerinden puan toplamaya çalışıyor"


SPD ve CSU’dan kaynaklar, koalisyon parti liderlerinin pazar akşamı Suriye’deki durum da dahil olmak üzere gündemdeki konuları konuşmak için biraraya geldiklerini, ancak Kramp-Karrenbauer’in ‘güvenli bölge’ fikrinden bahsetmediğini, sadece toplantıdan sonra katılımcılara SMS’le "Yarın Suriye konusunda bir önerimi açıklayacağım" şeklinde haber verdiğini aktardı. Yapılan yorumlarda, son zamanlarda iç politik konularda yaptığı siyasi çıkışlarla eleştirilen ve ‘AKK’ kısa adıyla tanınan Annegret Kramp-Karrenbauer’in, dış politikada, Suriye konusu üzerinden puan toplamaya çalışması olarak değerlendirildi.

Nitekim Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, ‘güvenli bölge’ önerisinin Dışişleri Bakanı Heiko Maas’la da paylaşılmadığı ve konuyla ilgili konuşulması gerekenler olduğu şeklinde bir açıklama yaptı. Maas, Kramp-Karrenbauer’in önerisini duyurmasından saatler önce, Türkiye’nin operasyonunun uluslararası hukuka uygun olmadığını öne sürmüş ve tümden sona erdirilmesini istemişti. Savunma Bakanı Kramp-Karrenbauer ise, "Türkiye ve Rusya’nın da dahil edildiği ve uluslararası olarak kontrol altında tutulan bir güvenli bölge" önererek, bunun "Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyini kalıcı olarak işgal altında tutamayacağını açıkça ortaya koyacağını" iddia etti.


Güvenli Bölge’ye 30-40 bin uluslararası asker önerisi


Merkel’in kendisine destek verdiğini ifade eden bakan, öneriyi Perşembe ve Cuma günü yapılacak NATO savunma bakanları toplantısında mevkidaşlarıyla konuşacağını da duyurdu. AKK daha önce de, "Türkiye'nin, Kuzey Suriye'de bir işgal gücü olarak kalma planına yönelik işaret varsa, buna açık bir yanıt vermek zorundayız. Böyle bir şey olamaz" şeklinde bir açıklama yapmıştı. Hıristiyan Demokrat Birlik Dış Politika Sözcüsü Roderich Kiesewetter söz konusu planı daha somutlaştırarak, güvenli bölgeye 30-40 bin civarında uluslararası askerinin gönderilebileceğini ve bu güce Alman ordusunun da katılmasını tartışmaya açtı.
Berlin, Türkiye’nin 2012’de Suriye‘de iç savaş başladığından sonra dile getirdiği, "uçuşa yasak bir güvenli bölge" talebini geçmişte sürekli reddetmişti. Konuyla ilgili tavır değişikliği, "Almanya şimdi askeri güç göndererek bölgeyi Türkiye’ye bırakmamak ve hazıra konmak istiyor" şeklinde yorumlanıyor.


"İsteksiz Ortak" Almanya’nın tutumu ne olacak

Pazartesi günü Alman ZDF kanalına verdiği röportajda “Kenarda durup olanlara seyirci kalamayız” diyen Alman Savunma Bakanı Deutsche Welle’ye verdiği röportajda da, “Benim önerim Türkiye ve Rusya’yı da kapsayan uluslararası güçlerin denetiminde bir güvenli bölge oluşturulması” demişti.

Alman Savunma Bakanı’nın bu önerisi son 20 yıldır aşamalı bir şekilde Almanya dışındaki operasyonlardaki rolünü arttıran ancak özellikle Ortadoğu’da İkinci Dünya Savaşı’nın geride bıraktığı miras sebebiyle “isteksiz ortak” konumunda olan Almanya için farklı bir tutum olarak yorumlandı.

Almanya’da 2021’de yapılacak seçimlerde Hristiyan Demokrat Parti’nin başbakan adayı olarak konumunu güçlendirmeye çalışan Almanya Savunma Bakanı Kram-Karrenbauer, Başbakan Merkel ile bu konuyu istişare ettiğini belirtti. Alman bakanın güvenli bölge teklifine partisindeki müttefiklerinden olan Alma parlamentosunun dışişleri komisyonu başkanı Norbert Roettgen’den de destek geldi. Roettgen, Twitter’dan paylaştığı mesajda Alman bakanın teklifi için “cesur ve desteklemeye değer” ifadesini kullandı, “Almanya’nın katılımı olmadan güvenli bölge oluşturulması uluslararası olarak zor olur” diye yazdı.

Almanya’daki Kürt toplumundan bakanın güvenli bölge teklifine destek

Alman Savunma Bakanı’nın Suriye’de güvenli bölge planına ise Almanya’daki Kürt toplumunun desteğini aldı. Almanya’da Türkiye kökenli 3 milyon kişinin yaklaşık üçte birini Kürtler oluşturuyor. Alman ZDF kanalına konuşan Almanya Kürt Toplumu Başkanı Ali Ertan Almanya Savunma Bakanı’nın teklifini memnuniyetle karşıladıklarını belirtti, “Almanya ve Avrupa’nın artık bir yanıt vermesinin zamanı geldi” dedi.


Rusya’dan da Almanya’ siyasetinde tartışma yaratan güvenli bölge planına ilişkin açıklama gelmişti. Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin’in bir danışmanı konunun Soçi’de bir araya gelen Putin ve Erdoğan tarafından da ele alınacağını belirtmişti. Rus yetkili Moskova’nın Suriye’deki bütün etnik ve dini grupların çıkarlarının gözetilmesinden yana olduğunun da altını çizdi.