Erdoğan AKP Genel Başkanlığı’na Veda Etti

10 Ağustos günü yapılan seçim sonucunda 12.Cumhurbaşkanı olarak seçilen ve bu nedenle AKP Genel Başkanlığı'nı devretmesi gereken Recep Tayyip Erdoğan, 'genel başkan' sıfatıyla son kez partililere seslendi. Erdoğan, AKP 1.Olağanüstü Kongresi'nde yaptığı konuşmada ''Adalet ve Kalkınma Partisi'ni yani aşkımı, tutkumu, kavgamı da önce Allah'a sonra sizlere emanet ediyorum. Yeniden görüşmek, yeniden kavuşmak umuduyla kalın sağlıcakla diyorum'' dedi.

AKP, 14 Ağustos 2001 günü kurulduğundan bu yana bugün ilk kez 'olağanüstü' kongre düzenledi. Kuruluşundan bugüne genel başkanlık görevini kesintisiz yürüten ve karşısında adaylık veya olağanüstü kongre talebiyle parti içi güçlü bir muhalif hareket ile karşılaşmayan Erdoğan, 12.Cumhurbaşkanı olarak seçilmesi nedeniyle anayasal zorunluluk uyarınca bugün AKP Genel Başkanlığı'ndan ayrılıyor. AKP 1.Olağanüstü Kongresi'nde 'tek aday' olarak Ahmet Davutoğlu'nun genel başkanlık seçimi yapılıyor. Ankara Spor Salonu'ndaki kongreye ailesiyle birlikte gelen Erdoğan, artık gelenekselleşmiş bir seremoni olarak salondakileri, hazırlanmış özel yürüme platformu üzerinden karanfiller atarak, selamladı.

AKP çatısı altında son kez genel başkan sıfatıyla salondakilere seslenen Erdoğan, veda niteliğinde değil, tam tersi sıkça vurguladığı üzere ''Yeni bir başlangıç, yeni Türkiye'' ekseninde partisi açısından yeni bir sürece işaret etti. Erdoğan, "Bugün yeni Türkiye'nin doğum günüdür. Yeni Türkiye, yeni bir siyasete, yeni bir sosyolojiye, yeni bir ekonomiye tekabül etmektedir. Eski Türkiye, siyaseti imkansızlaştıran bir zihniyete sahipti. Eski Türkiye, toplumun potansiyel bir tehlike, tehdit düşman algısına dayanıyordu'' dedi. Uzunca ''Yeni Türkiye'' anlatımıyla dikkat çeken Erdoğan, CHP ve MHP'nin de eski Türkiye'nin parçası olduğunu kaydetti.

Cemaate seslendi

''Paralel yapı'' olarak suçladığı Fethullah Gülen cemaatine yönelik sert eleştirilerini bugün de sürdüren Erdoğan’ın, özellikle yeni Başbakan için öncelikli görev olarak ''Paralel yapı ile mücadeleyi'' ifade etmesi dikkat çekti. Erdoğan, "Hiç kimse yeni hükümetten bu konuda farklı bir duruş beklemesin. İhanet cezasını alacaktır. Cumhurbaşkanlığı makamında bu ihanetin hesabını sormak benim boynumun borcudur'' dedi. Yazılı konuşma metninde olmamasına karşın ''Gel o zaman Türkiye'ye" diye Fethullah Gülen'e doğrudan seslenmesi de dikkat çeken Erdoğan, Gülen'in yaşamını Pennsylvania'da sürdürmesini eleştirdi.

''AKP tek adam partisi olmadı''

Konuşmasında özellikle AKP'nin tabanına ve yönetici kadrosuna da uyarı niteliğinde mesajlar verdiği gözlemlenen Erdoğan’ın, AKP'yi bir siyasi partiden öte ''Bir dava, bir kavga, bir hareket'' olarak tanımlaması konuşmasındaki temel unsurdu. Bu noktada, Erdoğan'ın, ''Bu hareket, mensuplarıyla şereflenmez, mensuplarına şeref verir'' gibi sözleri özellikle ''Partime geri döneceğim'' diyen “Abdullah Gül'e mesaj mı” yorumuna neden oldu. Erdoğan, konuşmasındaki son bölümde yine partisine uyarı niteliğinde şunları ifade etti:

''AKP bir tek adam partisi olmadı ve olmayacak. Kurulduğu günden itibaren AKP, istişareyle ortak akılla kararlar alan bir parti oldu. En tepede kimin olduğundan ziyade birlikte yol yürünülen arkadaşlar ve teşkilat asıl önemli olandır. İstinasız her birinizin bu partinin genel başkanına ve Başbakan'a yardımcı olacağınızı biliyor, buna inanıyorum. Partimizde sadece ve sadece Genel Başkan'ın ismi değişiyor. Heyecanımız, hedeflerimiz aynı.''

Erdoğan, "Şahsım, bu partinin kurucusu olarak, gönüllüsü olarak, bu partiye emekler vermiş bir nefer olarak, her daim sizlerle olacağım, sizlerle birlikte yol yürümeye devam edeceğim'' sözleriyle AKP ile bağını koparmayacağını da ifade etti.

Davutoğlu salonda Erdoğan etkisi yaratmadı

Bu arada Ankara Spor Salonu'nda yapılan kongrede, Erdoğan ve Davutoğlu'nun ikili resmi üzerindeki ''Yolunuz Yolumuz'' sloganıyla AKP'de birlik çağrısı verildiği görüldü.

Salonda yetersiz havalandırma koşulları nedeniyle hem AKP'liler hem de kongreyi izleyen gazeteciler ciddi sıkıntı yaşadı. Hem Erdoğan hem de Davutoğlu ceketlerini çıkartarak konuşmalarını sürdürebildi.


Bu sıcak ve sıkıntılı atmosferde Erdoğan'ın yaklaşık 1.5 saatlik konuşması sırasında salonu terketmeyen kalabalık dinleyici grubu Davutoğlu'nun konuşması sırasında ciddi ölçüde azaldı.