Gazze savaşının 100. gününde Kadıköy’de barış konseri

Filistin’e Özgürlük Platformu Kadıköy'de dayanışma konseri düzenledi.

İsrail-Hamas savaşının 100. gününde Türkiye'de de dünyanın çeşitli yerlerindeki gibi protesto gösterileri ve dayanışma etkinlikleri devam etti.

Filistin’e Özgürlük Platformu İstanbul, Ankara ve İzmir’de düzenlediği eylemler ve "insan zinciri" etkinliklerinin ardından, Pazar günü Kadıköy’de bir dayanışma konseri verdi.

Filistin’e Özgürlük Platformu konser çağrı metninde, “Türkiye’nin bir yandan Filistin halkının yanında gibi görünüyorken bir yandan da İsrail’le ikili ilişkileri ve ticari işbirliklerini sürdürmesine karşıyız. Fakat İsrail’e karşı çıkarken, genel olarak Yahudileri, özel olarak da Türkiyeli Yahudileri suçlayan, ırkçılık yapan ve antisemitist yaklaşımları benimseyenlere de ses çıkarıyoruz” ifadeleri yer aldı.

Your browser doesn’t support HTML5

Gazze savaşının 100. gününde Kadıköy’de barış konseri


Barış Vakfı Başkanı ve Filistin’e Özgürlük Platformu üyelerinden Hakan Tahmaz ise, “Tüm dünyada milyonlarca insan aylardır yaşanan bu derin acıları ve yıkımları yüreklerinin en derinlerinde hissediyor ve sokaklara çıkıyor, umut veren eylemler örgütlüyor. Bizler de Filistin’e Özgürlük konserinde buluşuyoruz” dedi.

14 müzisyen ve grubun sahne aldığı konserde Türkiye'den sanatçıların yanısıra göçmen sanatçılar da yer aldı. Sahneye çıkmadan önce VOA Türkçe'nin sorularını yanıtlayan Suriyeli müzisyen Ömer Alkilani, “Ben mülteciyim, bir Suriyeli'yim. Bu sebeple Filistin’de yaşayanların nasıl hissettiğini, neler yaşadığını çok iyi anlarım. Savaş çok kötü bir şey, çok çok çok kötü. Ben de bir beste yaptım Filistin’in tarihini anlatan bir beste, umarım dokunur bir şekilde dokunması gereken yerlere. İstediğim bu, herkes savaşın ne kadar kötü bir şey olduğunu bilsin.”

Konserde İlkay Akkaya, Serap Yağız, Moğollar Grubu’ndan Taner Öngür, Muammer Ketencioğlu ile Balkan Trio, Kardeş Türküler’den Burcu Yankın ve Selda Öztürk’ün de aralarında yer aldığı sanatçıların sahne almasının yanısıra Mercan Dede ve Filistinli grup Le Trio Joubran gibi isimler de konsere gönderdikleri videolarla destek oldu.

İlgili Haberler Washington’da Filistin’e destek gösterisi

"Bunu vicdani bir sorumluluk olara görüyoruz"

Konserde sahne alan müzisyen Banu Kanıbelli de VOA Türkçe’ye, “Çoğunlukla biz yaşananlara tanıklık etmek durumunda kalırken yine dünyanın sokaklarında, pek çok şehrinde yüz binlerce insan ‘savaşa dur’ dedi. Ortak ses çıkardı. Biz de burada bu müzik akşamında, müzikle üzerimize düşeni yapıp bir grup müzisyeni ve aktivisti biraraya getirdik ve sokaklarda yürüyen halkların sesine katılmış olduk” dedi.

Kanıbelli, “Bunu bir ahlaki ve vicdani sorumluluk olarak da görüyoruz. Bunca ölüm, biz tanıklık edenleri yaşamı savunmak ve en temel haklar için birlikte çalışma noktasına getirmeyecekse gerçekten neden yaşandı ve bu nasıl göğüslenebilir?” ifadelerini kulandı.

"Susmak, şiddeti besler"

Filistine Özgürlük Platformu aktivisti Şenol Karakaş platformun amacıyla ilgili olarak, “Dört hedefimiz var; hemen Gazze’de ateşkesin sağlanması, İsrail’in bütün güçlerini geri çekmesi ve bu katliamın hesabını vermesi, Türkiye’nin devletler nezdinde ikili anlaşmaları sona erdirmesi, bütün İsrail yetkililerinin yargılanması” dedi.

Konsere çağrı yapan Filistin’e Özgürlük Platformu aktivisti sanatçılar savaşın sona ermesi çağrısında bulundu. Sanatçılar yaptıkları ortak yazılı açıklamada, şu ifadelere yer verdi:

“Savaşa ancak biraraya gelip sesini yükselten dünya halkları ve ortak vicdan ‘dur’ diyebilir. Vicdanın özü insan sevgisi, tüm canlı yaşamına duyduğumuz sevgidir. Türkiye’de ve dünya üzerinde barışı ve insan haklarını savunan, işgale ve ırkçılığa karşı yüzbinler, sadece Filistin halkıyla değil, birbirleriyle de dayanışma içindedirler. Ortak vicdanın sesi ise özgür ve aynı şekilde özgür, mutlu, insan onuruna yaraşır bir yaşam hakkıyla doğmuş herkes içindir. Etnik ayrım gözetmez, sınırlar, ayrımlar ötesidir. Bu koşulların sağlanmadığı her durumda, sesi olmayan içindir. Susmak, şiddeti besler.”

İlgili Haberler Yeni yılın ilk gününde İstanbul’un tarihi merkezinde İsrail protestosu

İsrail, BM Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi’ne aykırı davrandığı gerekçesiyle ve Gazze’de “Filistin halkına yönelik soykırım” suçlamasıyla BM’nin en yüksek yargı organı Uluslararası Adalet Divanı’nda (UAD) yargılanıyor.

7 Ekim’de Hamas’ın İsrail’e saldırısıyla başlayan savaşta, uluslararası çağrılara rağmen Gazze’de binlerce sivilin ölümüne neden olan yoğun saldırısına son vermeyen İsrail’in sözleşmeyi ihlal ettiğine dair başvuru, 29 Aralık 2023’te Güney Afrika Cumhuriyeti tarafından yapılmıştı.

İlgili Haberler İsrail, Uluslararası Adalet Divanı’nda “Gazze’de soykırım” gerekçesiyle yargılanıyor

Geçen Cuma günü davanın ikinci gününde savunma yapan İsrailli yetkililer, Gazze Şeridi'nde “soykırım eylemleri” gerçekleştirdiği yönündeki iddiaları “kabul edilemez, tamamen çarpıtılmış, kötü niyetli ve korkunç” olarak nitelemişti.

İsrail'in Uluslararası Adalet Divanı önündeki avukatlarından, Dışişleri Bakanlığı hukuk danışmanı Tal Becker, “İsrail'in Gazze'de faaliyet göstermekteki amacı bir halkı yok etmek değil, birçok cepheden saldırıya uğrayan kendi halkını korumaktır” demişti.

İlgili Haberler İsrail’den Uluslararası Adalet Divanı’nda Gazze savunması: “Soykırım kastı yok”

Hamas 7 Ekim'de İsrail'in güney sınırını aşarak çok sayıda kişiyi öldürdüğü ya da rehin aldığı saldırılar düzenlemişti. İsrail'e göre Hamas'ın 7 Ekim saldırılarında 1200'den fazla kişi öldü, 240 kişi rehin alındı. Kasım ayı sonunda 1 hafta süren geçici ateşkes sırasında rehinelerin yarısı serbest bırakılmıştı. Ancak İsrail 132 kişinin hala tutsak olduğunu ve bunlardan 25’inin öldüğünü bildiriyor.

Hamas'ın saldırılarının ardından İsrail Gazze Şeridi'ne önce havadan daha sonra da kara birliklerini da devreye sokarak kapsamlı bir operasyon başlatmıştı. Gazze'deki sağlık yetkililerine göre Gazze Şeridi’nde şimdiye kadar çoğu çocuk ve kadın 24 bin kişi öldü, 60 binden fazla kişi de yaralandı.

Uluslararası toplumun Gazze'de sivillerin hedef alınmaması için İsrail üzerindeki baskısı giderek artıyor. İsrail'e ateşkes çağrısı yapmadığı için Washington da son dönemde İsrail’e sivil hayatların korunması için daha fazla çaba sarfetmesi gerektiği yönünde çağrılar yapıyor.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’ın geçtiğimiz günlerde İsrail ve Türkiye dahil bölge ülkelerinde yaptığı temaslardan da kamuoyuna yansıyan somut bir sonuç çıkmadı.

İlgili Haberler Blinken İsrail'i savaş sonrası planlar ve iki devletli çözüm için ılımlı Filistinliler’le birlikte çalışmaya çağırdı