‘Sarı Yelekliler’ Hareketi Almanya’da Neden Destek Bulmadı?

Fransa'da geçen kasım ayında akaryakıt zamlarına tepkiyle başlayan, daha sonra ülke geneline yayılarak Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve yönetimine karşı öfkeye dönüşen 'Sarı Yelekliler' hareketi, Avrupa'nın birçok ülkesinde benzer gösterilere öncü oldu. Fransa’daki gösteriler, Macron'un verdiği tavizler ve Strasbourg’daki terör saldırısının etkisiyle kısmen ivme kaybederken, komşu Belçika başta olmak üzere, Hollanda, İspanya ve Bulgaristan gibi ülkeler hükümet karşıtı protestolara sahne oluyor.

Uzmanlar gelir dağılımdaki eşitsizliğin arttığı ülkelerde benzer gösterilerin yeni yılda da devam edebileceğini öne sürüyor. Almanya’da da geçen haftalarda çeşitli gruplar, söz konusu hareketin sembolü olan sarı yelekleri giyerek, protesto mitingleri düzenledi. Örneğin geçen Perşembe akşamı Berlin'in dünyaca ünlü Brandenburg Kapısı önünde, Fransa Büyükelçiliği’nin önündeki gösteride, Almanya’da artan fakirlik protesto edildi ve Fransa'ya destek sloganları atıldı. Bu gösteriye yaklaşık 100 kişinin katıldığı gözlemlenirken, daha önce Münih, Hamburg ve başka kentlerde yapılan benzer eylemlere de katılımın çok az olduğu dikkat çekti. Uzmanlar, şu ana kadar Almanya'da marjinal gruplar tarafından benimsenen hareketin daha fazla yayılmayacağı görüşüne sahip.

'Sarı Yelekliler' hareketinin destek bulamamasının bir nedeni, ilk eylemleri İslam ve göçmen karşıtı grupların üstlenmesi. Gerçi daha sonra Sol Partili siyasetçi Sahra Wagenknecht liderliğindeki "Ayağa Kalk" girişimi de eylemler düzenledi, ancak bu eylemlere katılım da çok düşük oldu. Konuyla ilgili yapılan yorumlarda, 'Sarı Yelekliler' hareketinin Almanya’da ilgi görmemesi, ülkenin ekonomik durumuyla da ilişkilendiriliyor. Avrupa'nın lokomotif ülkesi olarak tanımlanan Almanya, sağlam ekonomik dinamikleri ve yüksek dış ticaret hacminin yanı sıra Avrupa Birliği (AB) ülkeleri arasında sahip olduğu en düşük genç işsizlik oranıyla da dikkati çekerken, Fransa'da bu oran, yüzde 20’lerde.Yetişkinlerde de oran büyük farklılık gösteriyor. Fransa’da işsiz oranı yüzde 9,3, Almanya’da yüzde 4. Her 10 Fransız'dan sekizi, işsizliği çok büyük bir sorun olarak görürken bu oran Almanlar arasında 10'da 3 seviyesinin altında.

Fransız halkının üçte ikisinden fazlası enflasyonun önemli bir sorun olduğunu belirtirken, hayat pahalılığından şikayet eden Almanların oranı üçte birin altında. Alman ekonomisi üzerine çalışan araştırmacılar, son yıllarda iş gücü piyasalarındaki reforma ve güçlü ihracat performansı da vurgu yaparak, Fransa’nın benzer konularda Almanya’nın çok gerisinde kaldığını ve bunun toplumsal huzursuzluğa neden olduğunu öne sürüyorlar.

"Sarı Yelekliler Almanya’da tutmaz" diyen yorumcuların üzerinde durduğu bir diğer konu, Başbakan Angele Merkel ve Cumhurbaşkanı Macron arasındaki farklılık. Fransa’daki protestocular, servet vergisini kaldırıp, akaryakıta ek vergi getiren Macron'un kibirli tutumuna, işsizlerin çalışmak istemeyen tembeller olduğunu söylemesi gibi zengin olmayanları hor gören tavırlarına tepki gösterirken, Merkel ise yalın ve abartısız yaşam tarzı ve politik söylemleriyle biliniyor. Nitekim son yapılan bir kamuoyu araştırmasına göre, Almanların yüzde 56’sı başbakanlık koltuğunda 14. yılına giren Merkel’in 2021 seçimlerine kadar bu göreve kalmasını arzuluyor. Birlik Partileri CDU/CSU seçmenlerin yüzde 77’si Merkel 2021’e kadar başbakan kalmalı derken, solcu Yeşiller partisi seçmenlerinin yüzde 62’sinin aynı fikri paylaşması Merkel’in toplumdaki saygınlığının işareti olarak yorumlanıyor.