“Türkiye Afganistan Konusunda Doğru Kararı Verdi”

İlk kez Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD Başkanı Joe Biden’la Brüksel’deki görüşmesinde gündeme gelen Türkiye’nin Amerika’nın çekilmesi sonrasında Afganistan’da kalma durumu neredeyse iki buçuk aydır süren müzakereler sonrasında hayata geçmedi.

Taleban’ın beklenenden çok daha kısa sürede başkent Kabil’e ulaşması sonrasında Afganistan’ın yeni hakim gücü ile yapılan dolaylı görüşmeler sonuçsuz kaldı ve Türkiye, 16 Ocak 2002’den beri bu ülkede bulunan Türk askerlerinin tahliyesine başladı.

Your browser doesn’t support HTML5

Uzmanlar Türkiye’nin Afganistan’dan Çekilmesini Olumlu Buluyor

Doster: ‘‘Türk askerinin Kabil’den ayrılması olumlu; Afganistan’dan göç olabilir, Türkiye ve bölge ülkeleri bundan olumsuz etkilenebilir’’

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde Türk dış politikası, Ortadoğu ve Avrasya ile ilişkiler üzerine dersler veren Profesör Barış Doster, Türkiye’nin geç de olsa sonunda doğru karar verdiği görüşünde.

VOA Türkçe’nin konuştuğu Prof. Doster, “Taliban’ın ‘ABD ile gelenler ABD ile beraber giderler aksi halde düşman muamelesi görürler’ açıklamasına koşut olarak Türkiye’nin orada zaten daha fazla bulunma şansı olanağı kalmamıştır. O yüzden ben başından beri savuna geldiğim üzere Türk askerinin Kabil Uluslararası Havalimanı’ndan ayrılmasını ve ülkesine dönmesini olumlu buluyorum. Ama bu aşamadan sonra Afganistan’da ne olur? Taliban’ın pekişen konumu sonrası Afganistan’daki iç istikrarsızlık dışarıya göç ve sığınmacı akınını güçlendirir mi? Evet güçlendirir. Türkiye bundan olumsuz etkilenir mi? Evet, bundan olumsuz etkilenir. Türkiye ve bölge ülkeleri başta olmak üzere dünyada bundan olumsuz etkilenir. Afganistan’ın güzel günler beklemiyor’’ dedi.

Işık: ‘‘Türkiye’nin Afganistan’dan çekilmesi hayırlı oldu ama TSK eğitim programları çerçevesinde Pakistan ya da Katar üzerinden geri dönebilir’’


Eski Sovyet coğrafyası ve Orta Asya uzmanı Yörük Işık da Türkiye’nin bu
kararıyla belirsizliğin her geçen gün arttığı Afganistan’da asker kaybının önüne geçmiş olduğunu ifade etti.

VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Yörük Işık, ‘‘Esasında şu anda çok hayırlı bir şey oldu. Belki de bu kararın alınmasında Genelkurmay’ın da etkisi olmuştur. Orada zaten NATO görevi de bitmişti. Yasal altyapısı olmayan ‘orada bulunma hali’ sona ermiş oluyor. Orada çok büyük bir tehdit ortamı var. Eğer Türk askeri kalsaydı büyük kayıplar olabilirdi. Zira oraya hangi ordu girdiyse çok büyük kayıplarla karşılaştı. Peki bundan sonra ne olacak? Artık iş Taliban’a kalmış durumda bir takım görüşmeler başlayacaktır. Bu sefer Katar ya da Pakistan’ın parçası olduğu süreçler sonrası Türkiye bakımından yeni durumlar oluşabilir. İllaki asker gönderme şeklinde değil, belki eğitim projeleri olabilir. Taliban kendisine uluslararası bir rol biçmeye çalışırsa bir takım eğitim projelerini Türkiye’ye verebilir. Türkiye bunu Libya ve başka ülkelerde uyguluyor zaten’’ diye konuştu.

‘‘Afganistan’da işin seyrini Taliban’ın söylemleri değil pratiği belirleyecek’’

Türkiye’nin Afganistan’la köklü ilişkilerinin temelinin Mustafa Kemal Atatürk ve Emanullah Han’ın iktidarda olduğu 1930’lu yılların başında atıldığının altını çizen Prof. Barış Doster, bu ilişki yüzünden Ankara’nın tüm Afganistan coğrafyasında saygı ve itibar gördüğü görüşünde. Doster, bu köklü ilişkilere rağmen Türkiye’nin Afganistan’a anlamakta zorluk çektiğini söylüyor:

‘‘Peştun ağırlıklı bir örgüt olan Taliban, neredeyse elini kolunu sallaya sallaya ele geçirdi. Biz onun ideolojisine karşı çıksak da usulden ve esastan tepki göstersek de belli ki Taliban’ın Afganistan’da toplumsal karşılığı var. Taliban dışındaki unsurlar Özbekler, Türkmenler, Tacikler Hazaralar’ın görünür gelecekte, ama demokratik yoldan seçim ile ama silahlı mücadele ile Taliban’ı alaşağı etmeleri ve iktidarı almaları pek de mümkün görünmüyor. Afganistan’da da işin seyrini Taliban’ın söylemleri değil pratiği ortaya koyacaktır. Eğer bu örgüt 1996-2001 yılları arasındaki iktidar deneyimlerinden ders çıkarmış ise 15-20 gündür kullandığı ılımlı mesajların gereğini yerine getirirse Afganistan’daki süreç tamamen olmasa da bir miktarı ılımlı seyreder. Ders almamışsa Afganistan’daki kavga çatışma gerilim çok daha ağır devam eder.’’

Taleban, Türkiye’den doktor, öğretmen, hemşire, bilişim uzmanı talep ederse Ankara’nın bu isteğe olumlu yanıt vermesi gerektiğini söyleyen Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi, diğer ülkelerin de insani yardım desteğinin sürmesinin Afganistan’ın istikrarı için elzem olduğunun altını çizdi.

Yörük Işık: ‘‘Afganistan’da Taliban’dan daha büyük bir tehlike var, El Kaide Horasan Grubu’’


Bugün havalimanın dışında meydana gelen bombalı saldırı dikkatleri yeniden Afganistan’daki terör örgütlerine çevirdi. Middle East Institute adlı kuruluşta konuk araştırmacı olarak görev yapan Yörük Işık özellikle El Kaide’nin Horasan Grubu’nun yalnız Afganistan için değil dünya için de tehdit oluşturduğu iddiasında.

Işık, ‘‘Herkes Taliban’ı konuşurken daha da büyük bir tehdit var. Her an oradaki güçler harekete geçebilir, havalimanı tekrar saldırıya uğrayabilir. O yüzden orada bulunmak zaten çok çok riskli bir olaydı. Orada muhakkak kayıplar olacaktı orada gidip operasyon yapıp kayıp vermemiş bir ordu yok dünyada. Çok tehlikeli bir yerden bahsediyoruz. Bakın Taliban ötesinde olan bir gruptan bahsediyoruz tabi beni korkutan insanlar var. El Kaide’nin Horasan Grubu’ndan bahsediyorum. Taliban için bile tehdit onlar. Bu grubun yalnız Afganistan’da değil burada da dünyanın başka ülkelerinde de bağlantıları vardır. İstanbul’da da Frankfurt’a da başka büyük kentlerde de bağlantıları olabilir. Orada Türk askeri varlığının bulunmasının burada bambaşka sonuçları da olabilirdi’’ dedi.