Erişilebilirlik

'Savaşı Kim Kazandı?' Tartışması


İsrail ile Hizbullah militanları arasındaki çatışmalar – ateşkesin ilanıyla – şimdilik sona ermiş gibi... Bölgeye uluslararası barış gücü sevk edilmesi için müzakereler yürütülüyor. Ancak, bir ay süren çatışmaların etkileri sürüyor. Devam eden bir diğer tartışma da, savaştan kimin galip çıktığı?

Savaş bir aydan fazla sürdü – Çok sayıda insan öldü ve yaralandı. Ölenlerin çoğu Lübnanlı sivillerdi...

Peki bu savaşın Lübnan’a ve Ortadoğu’ya etkisi ne oldu? Savaşın galibi kim? Başkan Bush’a göre, savaşı kaybeden taraf Hizbullah oldu: “Hizbullah çok etkili bir şekilde propaganda yapabiliyor – zafer ilan ettiler. Ancak, bir zamanlar Lübnan’da devlet gibi hareket edebilen Hizbullah, bölgeden çekilecek – yerine uluslararası barış gücü konuşlandırılacak. Böyle bir durumda nasıl zafer ilan edebilirler? Bölgeye uluslararası barış gücün yerleştirilmesi için çalışıyoruz.”

Ancak, Hizbullah’ın İsrail’in saldırılarına direnebilmesi Araplar arasında örgütün gördüğü desteği önemli ölçüde arttırdı. Güney Lübnan’dan çekilmek zorunda kalsa bile Hizbullah, popülaritesini arttırmayı başardı. Amerikalı eski diplomat David Newton şöyle diyor: “Çoğu Arap onları kahraman olarak görüyor. Kendilerini zayıf olarak gören Araplar İsrail tarafından küçük düşürüldüklerine inanıyordu. O nedenle, Hizbullah gibi küçük bir örgütün – uçağı veya ağır silahları olmayan bir örgütün Ortadoğu’daki en güçlü ülkelerden biri olan İsrail’e direnebilmesi Araplar arasında memnunluk yarattı.”

Bu durumun İsrail için önemli yansımaları olacağı kesin. Başbakan Ehud Olmert krizi başarıyla yönetebildi mi? Washington’daki Henry Stimson Merkezinden Ellen Laipson anlatıyor: “İsrail, Hizbullah sayesinde, istedikleri takdirde kendisini zor duruma sokabilecek komşuları olduğunu birkez daha görmüş oldu. Bu savaştan sonra İsrail’in, Arap komşularıyla barış içinde yan yana yaşama ve onlarla iyi ilişkilere sahip olmanın zor olduğu şeklindeki inancında hiçbir değişiklik olmadı.”

Savaşın Amerika’nın Ortadoğu politikalarına da yansımaları olacak. Washington daha çabuk müdahale etmediği için eleştirilere hedef oluyor. Başkan Bush, bu eleştiriyi kabul etmiyor: “Biz iki tarafa da sivillere zarar gelmemesi için dikkatleri davranmaları çağrısında bulunduk. Ayrıca, Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, Birleşmiş Milletler’de ateşkes kararının kabul edilmesini sağladığı için övgüyü hak ediyor.”

Birleşmiş Milletler kararı, Lübnan’ın güneyine Lübnanlı askerlerin yanı sıra 15 bin barış gücü askeri sevk edilmesini öngörüyor. Ancak, Ellen Laipson’a göre, bu gerçekleşse bile Amerika’nın bölgedeki çıkarları büyük zarar gördü: “Hizbullah’ı vurmanın Amerika’nın çıkarlarıyla uyuştuğu düşüncesini savunan Bush yönetimi pek çok kimse tarafından eleştiriliyor ve bu eleştiriler sürecek. Ayrıca, Amerika’nın Irak’ta ne kadar sıkıştığı görülmüş oldu. Yani Amerika Irak’taki savaşa o kadar odaklanmış durumda ve Irak’ta işler iyi gitmiyor ki, bunun gibi diğer krizlere hiç vakit ayırmadığı ortaya çıktı.

Ancak, uzmanlar bu işin sonunda Lübnan’ın ve Başbakan Fuat Siniora’nın bazı kazanımlar elde etmiş olabileceğini düşünüyor. Ortaya çıkan yeni durumda Lübnan hükümeti ülkesinin tümünde otoriteyi sağlamış ve Hizbullah’ın Lübnan’daki nüfuzu bir ölçüde sınırlanmış olacak...

Nasrallah Arap Dünyasında Destek Kazandı

Hizbullah Lübnan’ın güneyinden çekilmeye zorlansa da, çoğu uzman, bu savaş sayesinde Hizbullah lideri Hasan Nasrallah’ın halkın büyük desteğini toplamayı başardığını belirtiyor.

İki taraf da savaşı kazandığını iddia ederken Arap dünyası Nasrallah’ı kahraman olarak görüyor.. Nedeni, Nasrallah’ın İsrail’i bir dereceye kadar sarsabildiğine inanmaları...

Nasrallah’ı öven şarkılardan oluşan “Lübnan’ın Kartalı” CD’si Filistin’in Ramallah kentinde adeta yok satıyor.

Bir esnaf, savaşın başlamasından bu yana günde yüz tane CD sattığını söylüyor.

Beyrut’tan Şam’a; Filistin’e kadar bütün Arap dünyasında Hasan Nasrallah’ın popülaritesi büyük ölçüde arttı.

Savaşta Lübnan’ın güneyi büyük ölçüde haraboldu... Bin’den fazla insan öldü ancak Araplara göre Nasrallah, 39 yıldır İsrail’e karşı başarısız bir mücadele verenlere umut kaynağı oldu.

Yeni doğan bebeğine Nasrallah adı takan bir kadın Nasrallah’ın İsrail’e roket atma cesaretini gösteren ilk Arap olduğunu söylüyor.

Peki Nasrallah bu savaşta somut olarak ne başardı?

Bölgedeki ılımlı düşünürler, Nasrallah’ın bölgeye sadece daha fazla şiddet getireceği görüşünde. Bir öğretmen olan Mahmut Şahwan, Nasrallah’ın boş vaadlerde bulunduğunu, İsrail’i müzakereye zorlayamayacağını düşünüyor: “Ben, Nasrallah’ın bize yardım etmesini beklemiyorum.”

Ancak, çoğu Arap için Nasrallah’ın askeri başarısı, bir umut kaynağı oldu...

İsrail’in ise karşısına, mücadele etmek zorunda kalacağı yeni ve güçlü bir düşman çıktı.

XS
SM
MD
LG