Erişilebilirlik

Sızdırılan İstihbarat Belgelerinde Hangi İddialar Yer Aldı?


ABD Savunma Bakanlığı’ndan (Pentagon) sızdırıldığı iddia edilen ve çok sayıda Amerikan medya kuruluşu tarafından haberleştirilen gizli belgelerde Ukrayna ve Rusya’dan Çin’e, İsrail’den Mısır ve Türkiye’ye kadar pek çok ülkeyle ilgili iddialar yer aldı.

Amerikalı yetkililer belgelerin çoğunun gerçek olduğunu düşünüyor; ancak bazı belgelerin Ukrayna’nın sahada verdiği kayıpları fazla, Rusya’nın kayıplarını az gösterecek şekilde değiştirildiği görüşünü savunuyor.

"Batılı Ülkelerden Özel Kuvvetler Ukrayna’da”
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:03:55 0:00

Hangi belgelerde yanlış bilgilerin yer aldığına, bunun Rusya’nın dezenformasyon operasyonunun bir parçası olup olmadığına ya da Moskova’yı Kiev’in savaş planları konusunda yanlış yönlendirme amacı taşıyıp taşımadığına ilişkin net bir bilgiyse yok.

"Kaynağını bulana kadar soruşturacağız"

Gizli belgelerin sızmasını ciddiye aldıklarını belirten ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin, her gün üst düzey askeri liderlerle görüştüğünü ve sızıntının kaynağı bulunana kadar olayı soruşturacaklarını söyledi.

Dışişleri Bakanı Antony Blinken ile yaptığı toplantıların ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan ABD Savunma Bakanı Austin, belgelerin 28 Şubat-1 Mart arasındaki tarihlere ait olduğunu belirtti.

Savunma Bakanı, "Adalet Bakanlığı'nın soruşturması devam ettiği için çok fazla bir şey söyleyemem. Ancak kaynağını ve boyutunu tespit edene kadar soruşturmaya ve her taşın altına bakmaya devam edeceğiz" dedi.

Ulusal güvenlik uzmanlarına göre Rusya’nın Ukrayna işgali ve bazı ülkelerin yaptırımların hedefinde olan Rusya ile ilişkileri konusunda günlük istihbarat notları izlenimi veren belgelerde çeşitli ülkelerin adı geçiyor.

VOA Türkçe'nin ABD basınına yansıyan haberlerden derlediği bilgilere göre belgelerde adı geçen ülkeler, bu ülkelerle bağlantılı iddialar ve gelen tepkiler şu şekilde:

Ukrayna

ABD basınına yansıyan detaylara göre, sızdırılan belgelerin önemli bir kısmı bir yılı aşkın süredir Rusya işgalinin sürdüğü Ukrayna’nın askeri gücüne ve sahadaki gelişmelere ilişkin.

Örneğin Washington Post'un haberinde ABD Savunma Bakanlığı personeli için hazırlandığı belirtilen Şubat ayına ait bir belgede, Ukrayna’nın orta menzilli hava savunma kabiliyetinin Mayıs ayı sonlarına doğru azalacağı kaydediliyor.

Ukraynalı yetkililer kamuoyuna yaptıkları açıklamalarda sızan belgelerin içeriğini hafife alsa da, ülkenin savunma kapasitesindeki kırılgan yönlerin belgelerle ortaya çıkmasından dolayı rahatsız oldukları belirtiliyor.

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski’nin danışmanı Mihaylo Podolyak Cumartesi günü Twitter’daki paylaşımında, gizli verilerin sızdırılmasında amacın dikkat dağıtmak, anlaşmazlık yaratmak ve karşılıklı şüphe yaratmak olduğunu savundu.

Rusya

Washington Post, New York Times ve Associated Press gibi önde gelen medya kuruluşlarının haberlerine göre belgelerin bazıları, ABD istihbarat camiasının Rus birimlerinin içinde bilgi alabildiğine ve bazı durumlarda Amerika’nın Ukrayna’yı olası saldırıları konusunda uyardığına ilişkin işaretleri barındırıyor.

Bu haberlere konu olan belgelerin bazılarında Rusya’nın askeri istihbarat dairesi GRU’nun ve Rusya’nın paralı asker grubu Wagner’in iç planlamasına ilişkin unsurlar yer alıyor.

Kremlin sözcüsü Dimitri Peskov belgeleri analiz etmeye başladıklarını ve ABD’nin başka ülkelere yönelik casusluk faaliyetlerine ilişkin ayrıntıların şaşırtıcı olmadığını söyledi.

Rusya’nın belgelerin sızmasında bir rolü olup olmadığı sorulduğunda da Peskov, her şeyden Rusya’nın sorumlu tutulmasına yönelik bir eğilim olduğunu savundu.

Türkiye

Washington Post ve New York Times gazetelerinde hafta sonunda yer alan haberlerde, sızan belgelerden birinde Rusya'ya ait paralı asker şirketi Wagner Grubu'nun Türkiye'den silah satın almaya çalıştığı ve bu amaçla ‘’Türk bağlantılarla’’ buluştuğu iddia edilmiş; ancak hükümetin bu durumdan ne kadar haberdar olduğunun ya da bu çabanın sonuç verip vermediğinin net olmadığı belirtilmişti.

Türkiye’den bu iddialarla ilgili henüz bir açıklama gelmedi. Washington Post’un hafta sonundaki haberinde Türk hükümetinden bir sözcünün konuyla ilgili yorum yapmayı reddettiği belirtilmişti.

Amerikalı yetkililer belgelerin sızmasının ardından müttefik ülkelerle irtibata geçildiğini belirtmişti. Ancak bu müttefik ülkeler arasında Türkiye'nin olup olmadığı bilinmiyor.

ABD Savunma Bakanlığı'nın kamu işlerinden sorumlu bakan yardımcısı Chris Meagher dün VOA'in bu konudaki sorusuna ayrıntılı yanıt vermedi; müttefiklerle görüşmelerin üst düzeyde devam ettiğini vurgulamakla yetindi.

Çin

Washington Post'un haberine göre belgelerde Pekin’in Rusya’ya askeri yardım gönderme niyeti ve hipersonik silah denemeleri dahil, Çin’le ilgili risk ve tehditlere ilişkin analizler yer alıyor.

Örneğin Çin’in gelişmiş hipersonik füzesi DF-27’nin ABD’nin balistik füze savunma sistemlerine sızma olasılığının bulunduğuna işaret ediliyor.

Bir belgede Çin’in yeni savaş gemisine ve Mart ayında uzaya gönderilen ve Pekin'in askeri haritalama kapasitesini güçlendirmesi beklenen iki uyduya ilişkin ayrıntılar yer alıyor.

İsrail

ABD basınında yer alan ayrıntılarda dikkat çeken bir diğer ülke de İsrail. Yine Washington Post'un haberinde İsrail’in istihbarat servisi Mossad’ın üst düzey liderlerinin, yeni hükümetin yargı reformu adı altında yapmak istediği yasa değişikliklerinin protesto edilmesine destek verdiği iddia ediliyor.

İsrail hükümeti yaptığı açıklamada, istihbarat servisinin geleneksel olarak her zaman siyasi tarafsızlığı benimsediğini vurguladı. Açıklamada Mossad ve personelinin protestolar konusuna müdahil olmadığı belirtildi.

İsrail’in yabancı istihbarattan sorumlu servisi Mossad’ın, ülkenin iç işlerine müdahalesi yasak.

İsrail basınında yer alan haberlerde, Başbakan Netanyahu’nun Mossad Direktörü David Barnea ile dün biraraya geldiği ve Barnea’nın, söz konusu belgenin ABD’nin yanlış yorumuna dayalı olduğunu, İsrail Başbakanı’na söylediği bildirildi.

İran

İran’ın başta nükleer programı ile, Amerikan istihbaratının öncelikli hedeflerinden biri olduğu halihazırda biliniyor.

ABD basınında yer alan ayrıntılara göre, sızdırılan belgelerin bazıları da ABD’nin İran’ın gizli silah faaliyetlerinin en azından bir kısmını rutin olarak izlemeye devam edebildiğini gösteriyor.

Uydu fotoğraflarına dayandırılan bir belgede İran’ın uzaya fırlatacağı yeni bir füze ve uyduya ilişkin hazırlıklar anlatılıyor.

Mısır

Washington Post'un bugünkü haberinde 17 Şubat tarihli bir belgede Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah El Sisi ve üst düzey Mısırlı yetkililer arasındaki görüşmelere ait olduğu iddia edilen bazı bilgiler yer alıyor. Bu görüşmelerde Mısır’ın Rusya’ya topçu ateşi ve barut tedariki planları özetleniyor.

Washington Post’ta yer alan haberde, doğruluğu bağımsız kaynaklarca henüz teyit edilmemiş belgede, Mısır Cumhurbaşkanı Sisi’nin yetkililere roketlerin sevkıyatını ve üretimini Batı ile sorun yaşamamak için gizli tutulmasını istediği iddia ediliyor.

Üst düzey Mısırlı bir yetkili ülkesinin Rusya için roket imal etmeyi planladığı iddialarını reddetti. Mısır devlet medyasına konuşan ve adı verilmeyen Mısırlı yetkili Washington Post’un haberini ‘’saçmalık’’ olarak niteledi.

Beyaz Saray ulusal güvenlik yetkilisi John Kirby’e bugün Mısır’la ilgili belgelerde yer alan iddialara ilişkin haberler ve ABD’nin bu konuyu Mısır’la gündeme getirip getirmediği soruldu.

John Kirby ilgili müttefik ve ortaklarla uygun şekilde görüştüklerini söyledi.

Sızan belgelerin geçerliliği konusunda yorum yapmak istemediğini belirten Kirby, Mısır’ın Rusya’ya öldürücü silah kabiliyeti sağladığına ilişkin bir işaret görmediklerini kaydetti.

Birleşik Arap Emirlikleri

Associated Press haber ajansının bugünkü haberine göre, sızdırılan belgelerden birinde Rus istihbarat yetkililerinin, Birleşik Arap Emirlikleri’ni ABD ve İngiltere istihbarat dairelerine karşı birlikte çalışmaya ikna etmesiyle övündüğü iddiası yer alıyor.

Amerikalı yetkililer bu belgeyle ilgili yorum yapmadı, Birleşik Arap Emirlikleri de Rus istihbaratıyla ilişkilerini geliştirdiğine dair iddiaları reddetti.

Amerikalı yetkililer bir süredir Birleşik Arap Emirlikleri’nin, Ruslar’ın Ukrayna savaşı sebebiyle uygulanan yaptırımlardan kaçınmalarına izin verdiğine ilişkin kaygıları dile getiriyor.

ABD Maliye Bakanlığı’nın Terörizm ve Mali İstihbarat Müsteşarı Brian Nelson Ocak ayında yaptırımlar konusunda Birleşik Arap Emirlikleri, Umman ve Türkiye’yi kapsayan bir ziyaret gerçekleştirmişti.

Maliye Bakanlığı yetkilisi Elizabeth Rosenberg Mart ayında yaptığı bir açıklamada, Birleşik Arap Emirlikleri şirketlerinin Rusya’nın uluslararası yaptırımlardan kaçınmasına yardımcı olduğunu söylemişti.

Amerikalı istihbarat yetkilileri son yıllarda Birleşik Arap Emirlikleri ve Rusya’nın paralı asker grubu Wagner arasındaki olası ilişkilere da işaret etmişti.

Birleşik Arap Emirlikleri yetkilileriyse sözkonusu belgeleri görmediklerini belirtti, BAE ve diğer ülkelerin istihbarat servisleri arasında bir başka ülkenin aleyhine işbirliğinin geliştirilmesine yönelik anlaşma konusundaki iddiaları reddetti.

Güney Kore

Washington Post ve New York Times’da yer alan habere göre, belgelerden birinde Güney Kore Ulusal Güvenlik Konseyi’nin ABD’nin Ukrayna’ya topçu mühimmatı göndermesi talebini anlamakta zorluk çektiği bilgisi yer alıyor.

Seul’un bu talebin Moskova’nın tepkisine yol açacağından endişe ettiği belirtiliyor.

Güney Kore hafta başında yaptığı açıklamada sızan belgelerin teyit edilmesi halinde, ABD’den uygun önlemleri talep edeceğini belirtti.

Macaristan

Washington Post'un haberinede değindiği belgelerden birinde, Macaristan Başbakanı Victor Orban’ın Şubat ayındaki bir strateji toplantısında ABD’yi partisinin en önemli üç hasmı arasında saydığı iddia ediliyor.

Macaristan hükümetinden bu iddialarla ilgili henüz bir çıklama gelmedi.

Haiti

Hem Reuters hem de Washington Post'un haberine göre sızdırılan belgelerden birinde Haiti de geçiyor.

Bir belgede Rusya’nın paralı asker grubu Wagner’in gizlice Haiti’ye giderek ülkenin başkentinin önemli bir kısmını kontrol eden çetelerle mücadele için hükümetle bir anlaşma olasılığını değerlendirmek istediği iddia ediliyor.

Haiti hükümeti sözcüsü ise Wagner ile irtibata geçildiğini ya da temsilcileriyle bir toplantı yapıldığını reddetti.

STÜDYO VOA

EKOTÜRK Stüdyo VOA
lütfen bekleyin
Embed

No media source currently available

0:00 0:29:22 0:00
XS
SM
MD
LG