Erişilebilirlik

Hayat Pahalılığı İstanbul’da Havayı Kirletti


İSTANBUL - Hava sıcaklığının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesiyle oluşan yüksek basınç ve doğalgaz yerine kömürle ısınılması İstanbul’da havayı kirletti.

Hayat Pahalılığı İstanbul’da Havayı Kirletti
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:03:25 0:00


Kış dönemiyle birlikte kirlilikteki artışın devam edebileceğini belirten uzmanlar, yaşlıların, çocukların ve kronik hastalığı bulunanların olumsuz yönde etkilendiğine dikkat çekiyor.

Hava kirliliğinin özellikle İstanbul'un bazı ilçelerinde yüksek seviyeye ulaştığını belirten meteoroloji mühendisi Bünyamin Sürmeli, yağışların da olmaması sebebiyle kirliliğinin etkisinin devam ettiğini belirtti.

VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Sürmeli, İstanbul'daki hava kirliliğinin nedenlerini şöyle sıraladı:

“Yüksek basıncın olduğu günlerin sayısı üst üste daha fazla geldi bu dönemde. Öncesinde de oluyordu ama 3 gün oluyordu, 2 gün olmuyordu, 5 gün oluyordu, 3 gün olmuyordu. Şimdi uzunca bir süre 1 hafta, 10 günü geçti. Sürekli bir yüksek basıncın etkisindeyiz. Dolayısıyla yüksek basıncın etkisinde kaldığımızda havaya yaydığımız kirleticiler dağılmadan kalıyor. Ertesi gün bir daha dağılmadan kalıyor. Ertesi gün bir daha, ertesi gün bir daha. Dolaуısıуla kirleticiler havada birikiyor. O nedenle o bir haftanın sonunda havada artık o kirleticiler gözle görülür, kokusunu aldığınız hale gelmeye başlıyor.”

“Yağışlar önemli”

Yağışların önemine de vurgu yapan Sürmeli, “En çok ihtiyacımız olan şey, şu an da bir yağışın oluşabilmesi. Evet önümüzdeki günlerde yağış olacak ama Kasım ayını geçirdiğimiz gibi Aralık ayını geçirdiğimiz gibi Ocak ayında da muhtemelen yüksek basınç kuşaklarının etkisinde çok fazla kalacağız” dedi.

“Hava kirliliğine bağlı hastalıklarda artış var”

Kirli hava insan sağlığını olumsuz etkiliyor. Hava kirliliğinin özellikle yaşlıları, çocukları ve kronik hastalığı olanları olumsuz yönde etkilediğini belirten İç Hastalıkları Uzmanı Doktor Fevzi Akdemir, bu dönemde hava kirliliğine bağlı şikayetlerde artış olduğuna dikkat çekti.

Doktor Akdemir, “Hava kirliliğine bağlı şikayetler artmış durumda. Özellikle kömür kaynaklı ısınmalar arttıkça buna bağlı alerji, bronşit ve üst solunum yolu enfeksiyonları, sinüzit, KOAH ve astım atakları şeklinde şikayetlerle gelen hastalar görüyoruz acil servislerde” dedi.

"Soba yakıldığı zaman pencerelerin açılmaması gerekiyor"

Çocukların sık olarak hastalanmalarında hava kirliliğinin önemli bir etkisi olduğunu kaydeden Akdemir, “Çocuklarda öksürüğün bir türlü geçmemesi, bir türlü kendilerini toparlayamamalarının sebeplerinden bir tanesi aslına bakarsanız bu çevre ve hava kirliliği. Çünkü bir şekilde bir alerjen bir madde oluşturuyor bu ve sürekli iç organlarımızı irite ediyor. Bu durumda bu şikayetleri de artmış olarak görüyoruz” ifadelerini kullandı.

İç Hastalıkları Uzmanı Doktor Akdemir, hava kirliliğine maruz kalmamak için dikkat edilmesi gerekenlerle ilgili ise şunları söyledi:

“Mümkün olduğu kadar bu alerjen zararlı toksik maddelerden uzak durmaya gayret göstermemiz gerekiyor. Bu nasıl olacak derseniz, özellikle sobaların fazlaca yakıldığı akşam saatlerinden önce evlerimizi havalandırmamız gerekiyor. Artık soba yakıldığı zaman pencerelerin açılmaması gerekiyor. Havaların soğuduğu zamanlarda buna çok dikkat etmemiz lazım çünkü kömür sobaları ülkemizde çok fazla kullanılıyor. Kronik rahatsızlığı olan insanların, havanın kirli olduğu dönemlerde dışarıya çıkmamaya gayret etmeleri gerekiyor.”

“Doğalgaz pahalı, kömür yakılıyor”

İstanbul’un hava kalitesi en kötü olan ilçelerinden biri olarak gösterilen Esenyurt’ta yaşayan Uğur Arslan, doğalgaz faturalarının yüksek olması nedeniyle çevrelerinde çok fazla kömür sobası yakıldığını söyledi. Arslan, “Sabah evden çıkıp işe gittiğimizde hissediyoruz. Akşam döndüğümüzde de ağır bir hava kirliliği var. Sabah uyanırken bile hissediyoruz havanın kirliliğini. Çocuklar etkileniyor ama elimizden de hiçbir şey gelmiyor” dedi.

İstanbul’daki beton yapılaşmayı hava kirliliğine sebep olan en büyük faktör olarak gören emekli Fatma Gülsoy ise, “Evde nefes alamıyorsun, dışarı çıkıyorsun, nefes nefese eve tekrar geri dönüyorsunuz. Betonları yığdılar, havayı, iklimi değiştirdiler. Rüzgar yağmuru getiremiyor. Rüzgar yağış getirmeyince ne olacak? Pis hava olduğu gibi yerde kalıyor” diye konuştu.

STÜDYO VOA

“Eylem Tok ve oğlunun kaçma riski var” – 17 Haziran
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:29:59 0:00
XS
SM
MD
LG