Erişilebilirlik

''Askerlerin Çoğu Hafta Sonunda Afganistan'da Olacak''


ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), Kabil’deki büyükelçilik personelini tahliye etmek için 3 bin ilave askerin çoğunun Pazar akşamına kadar Afganistan’a gitmiş olacağını bildirdi. Pentagon Sözcüsü John Kirby bazı askerlerin Kabil’e şimdiden ulaştıklarını bildirdi.

İngiltere de Afganistan'daki vatandaşlarının tahliye edilmesi için askeri operasyon başlattığını açıkladı. İngiltere Savunma Bakanı Ben Wallace yaptığı açıklamada bu askerlere gerekli olması durumunda Kraliyet Hava Kuvvetleri’nin de katılacağını belirtti.

İngiltere: ‘‘El Kaide Gelirse Afganistan’a Geri Döneriz’’

İngiltere Savunma Bakanı Ben Wallace, Afganistan’ın iç savaşa sürüklendiğini ve El Kaide gibi örgütlerin burada yeniden canlanarak Batı için tehdit oluşturmasının kaçınılmaz olduğunu söyledi.

Sky televizyonuna konuşan Wallace ‘‘aciz devletlerin’’ bu tür grupların çoğalacağı ortamı sağladığı uyarısında bulundu ve ‘‘El Kaide’nin geri dönmesi olası’’ dedi.

Wallace BBC televizyonuna yaptığı açıklamada ise İngiltere’nin 1830’lu yıllarda Afganistan’ın savaş ağaları, vilayetler ve aşiretler tarafından yönetilen bir ülke olduğunu gördüğünü kaydetti. Savunma Bakanı, ‘’Dikkatli olmazsanız durum iç savaşa döner. Sanıyorum şimdi de bir iç savaşa doğru ilerliyoruz’’ diye konuştu.

Wallace, Taleban'ın tek bir varlık olmadığı, "her türden farklı çıkarları" kapsadığı uyarısında bulundu.

BM'den Taleban'a çağrı

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri ise Taleban’a Afganistan’daki askeri operasyonlarını derhal durdurma çağrısı yaptı ve ülkenin kontroldan çıkmak üzere olduğu uyarısında bulundu.

Guterres, "Uluslararası toplumun savaş yolundakilere mesajı açık olmalıdır. Askeri güç yoluyla iktidarı ele geçirmek, kaybedilen bir önermedir. Bu, yalnızca uzun süreli bir iç savaşla veya Afganistan'ın tamamen tecrit edilmesiyle sonuçlanabilir’’ diye konuştu.

ABD ve NATO askerlerinin Afganistan’dan çekilmeye başlamasıyla Taleban’ın ülkede hızla ilerlemesi Afgan hükümetini ve Batı’yı dehşete düşürdü.

1996 ile 2001 yılları arasında Afganistan’ın büyük kısmını kontrol eden Taleban, ABD’ye düzenlenen 11 Eylül saldırılarının ardından El Kaide lideri Usame Bin Ladin’i himaye ettiği için ABD liderliğinde bir harekatla devrilmişti.

İngiltere Savunma Bakanı, Batı’nın Afganistan gibi ülkeleri ‘‘düzeltmesine’’ imkan olmadığını anlamak zorunda olduğunu; ancak ‘‘zorlukların idare edilmesi gerektiğini ’’ belirtti.

Wallace, ‘‘Taleban El Kaide’yi barındırmaya başlarsa o zaman geri dönmemiz gerekir’’ diye konuştu.

ABD askerlerinin 31 Ağustos’ta çekilmeyi tamamlayacağı ülkede Taleban ülkenin ikinci büyük şehri Kandahar’ı ve 600 bin kişinin yaşadığı Herat’ı da kontrol altına aldı. Herat’tan çok sayıda kişinin kaçtığı, şehirde kalanların da korkutukları için evlerinden dışarıya çıkmadıkları belirtiliyor.

BM’den açlık dalgası uyarısı

Birleşmiş Milletler’den gelen açıklamalar da Taleban’ın Afganistan’da ilerleyişinin binlerce kişiyi evlerinden ettiği ve ülkede açlık sorununun gittikçe yayıldığı yönünde.

Taleban ülkenin ikinci ve üçüncü büyük kentlerini ele geçirirken büyükelçiliklerinde personel azaltan Batılı ülkeler tahliyelere yardım için ülkeye asker gönderiyor. BM ise 320 çalışanının ülkede kalmaya devam edeceğini açıklamıştı.

BM brifinginde konuşan Dünya Gıda Programı’ndan Thomson Phiri, felaketin kapıya dayandığını ve büyük bir açlık dalgasının yaklaşıyor olmasından endişe ettiklerini belirtti. Phiri, ‘‘Durum bir insani felaketin tüm işaretlerini gösteriyor’’ diye konuştu.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Dairesi Sözcüsü Shabia Mantoo, şiddetin azalmaması durumunda Afganistan’da bir yıldaki en yüksek sivil ölü sayısının görüleceği uyarısında bulundu. Sözcü özellikle çatışmaların kadınlar ve çocuklar üzerindeki etkilerinden endişe ettiklerini belirtti.

Afganistan’da Mayıs ayından bu yana 250 bin kişi evlerinden oldu. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği’ne göre bunların yüzde 80’ini kadın ve çocuklar oluşturuyor. Birçoğu yolda silahlı gruplar tarafından gasp edildiğini ve ana yollarda el yapımı patlayıcılardan kaçmak zorunda kaldıklarını bildirdi.

BM İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi sözcüsü Jens Laerke de binlerce kişinin kırsal bölgelerden başkent Kabil’e ve diğer şehir merkezlerine sığındıklarını aktardı. Laerke bu kişilerin parklarda ve kamuya açık alanlarda uyuduklarını ve bu kişilere barınak sağlanmasının endişelerin başında geldiğini belirtti.

Bir Dünya Sağlık Örgütü yetkilisi de son iki-üç ayda ülkedeki sağlık merkezlerine başvuran yaralanma vakalarının ikiye katlandığını belirterek tıbbi malzeme eksiğinden şikayet etti. Yetkili, sağlık çalışanlarına kitlesel ölümlerle baş etme konusunda eğitim verdiklerini ekledi.

Banka çalışanı kadınlara Taleban’dan uyarı

Taleban Afganistan’da hızla ilerlerken en büyük kaygılardan biri kadınların son yıllarda edindiği hakların kaybedilmesi. Taleban yetkilileri daha önce yaptıkları açıklamalarda kadınların eğitim alması ve çalışmasına engel olmayacaklarını bildirmişti. Ancak ülkenin çeşitli yerlerinden farklı haberler geliyor.

Reuters haber ajansına göre Taleban militanları Kandahar’daki Azizi bankasının dokuz kadın çalışanını evlerine gönderdi ve bu kadınlara işlerine geri dönemeyecekleri, ancak yerlerini erkek akrabalarına bırakabileceği söylendi.

Herat kentindeki Milli Banka’da da benzer bir durum yaşandı. Üç silahlı Taleban savaşçısının girdiği bankada kadın çalışanlar evlerine gönderildi; yerlerine erkek akrabalarını gönderdiler.

Taleban’ın sözcüsü Zabihullah Mücahit ve bankaların sözcüleri iki olayla ilgili soruları yanıtsız bıraktı.

Taleban’ın uyguladığı katı İslam hukukunda kadınların ve kızların çalışması ve okula gitmesine izin verilmiyor. Kadınların evlerinden dışarı çıkabilmeleri için yüzlerini kapatmaları ve kendilerine erkek akrabalarının eşlik etmesi gerekiyor.

Bu kurallara uymayan kadınlar geçmişte toplum önünde Taleban’ın din polisi tarafından cezalandırılıyordu.

Yunanistan’dan göçmen teknelerini tespit etmek için yeni sistem

Afganistan’da Taleban’ın ilerlemesiyle ortaya çıkan bir diğer sorun da Avrupa ülkelerine doğru artan göç. Avrupa Birliği Sınır Güvenliği Dairesi (Frontex) yeni yüksek teknolojili malzemelerle göçmen botlarını tespit etmeye çalışacağını açıkladı.

Yunanistan’ın kuzeydoğusunda Türkiye sınırı yakınındaki Dedeağaç havalimanında ve Limni Adası’nda denenen yeni sistem kapsamında balonlara kameralar takılıyor.Amaç sınır yetkililerinin yaklaşan göçmen botlarını daha rahat görebilmesi.

Gemi transponderlerine ve uydu iletişimine bağlı entegre kameralar ve termovizyon sensörleri 40 bin kilometrekarelik bir alanı kapsayarak gerçek zamanlı görüntüyü yetkililere sağlayacak.

Yunanistan ve Frontex, Türkiye’den giden Afgan göçmenleri geri göndermekle suçlanıyor.

Afganistan’daki çatışmalar arttıkça birçok Avrupa ülkesi sığınma başvurusu reddedilen Afganlar’ı zorla geri gönderme uygulamasını durdurdu. Ancak Yunanistan Göç Bakanı Notis Mitarachi ise hafta başında yaptığı açıklamada AB’nin yeni bir göç kriziyle baş edemeyeceğini söylemişti.

Frontex ise, Batı Balkanlar üzerinden AB'ye düzensiz göçmen girişlerinin Corona virüsü karantina önlemleri nedeniyle geçen yıl yavaşlamasının ardından, bu yıl neredeyse iki katına çıktığını bildirdi.

Ocak ile Temmuz ayları arasında Batı Balkanlar üzerinden AB'ye yasadışı yollardan giren göçmenlerin sayısı 22 bin 600. Bu rakam çoğunlukla Afganistan, Suriye ve Irak'tan gelen 1 milyondan fazla kişinin Yunanistan'dan Balkanlar’a geçtiği 2015 yılı seviyesinden çok uzak.

STÜDYO VOA

Amerikalı yardım yetkilisinden Gazze’de kıtlık uyarısı – 11 Nisan
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:29:55 0:00
XS
SM
MD
LG