Erişilebilirlik

Lieberman Filistinlileri Tehdit Etti


Rescue workers assist an injured person at the bombed office of ThisDay, an influential daily newspaper in Abuja, Nigeria, Thursday, April. 26, 2012.
Rescue workers assist an injured person at the bombed office of ThisDay, an influential daily newspaper in Abuja, Nigeria, Thursday, April. 26, 2012.

İsrail Dışişleri Bakanı, Filistinlilerin tek yanlı devlet ilan etmelerinin korkunç sonuçları olacağını söyledi. Avigdor Lieberman, korkunç sonuçların ne olacağını belirtmedi.

Amerika bir yandan İsrail diğer yandan Filistin yönetimine ağır baskı yaparak BM Genel Kurul toplantıları sırasında devlet ilan etmelerini önlemeye çalışıyor.

Filistinlilerin BM’de oy hakkına sahip bir devlet olarak tanınmaları için Güvenlik Konseyi’nin onayı şart ama Amerika’nın bunu veto edeceği biliniyor.

193 üyeli Genel Kurulda ise, basit çoğunlukla, Filistinlilere “üye olmayan devlet” statüsü tanınması mümkün. İsrail ve Amerikalı Yahudiler buna şiddetle karşı çıkıyor.

Filistinlilerin gelecek hafta New York’ta, Birleşmiş Milletler Genel Kurul toplantıları sırasında devlet ilan etmesinden paniğe kapılan Obama yönetimi, iki özel temsilciyi birden Ortadoğu’ya gönderdi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Cumhurbaşkanı Mahmut Abbas ile görüşecek David Hale ve Dennis Ross’un hedefi Filistinlileri devlet ilanından vazgeçmeye ikna etmek.

AB Dış İşleri sorumlusu Catherine Ashton’un da bugün Kudüs ve Ramallah‘da İsrail ve Filistinli yetkililerle danışmalarda bulunması bekleniyordu.

Amerika Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, devlet ilanının ancak Filistin ve İsrail arasında yapılacak direk görüşmelerle sağlanabileceğini savunuyor.

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın, Kahire’de, Arap Birliği Dışişleri Bakanları toplantısında Filistinlilerin girişiminin desteklenmesi çağrısı Washington ve Tel Aviv’de sıcak karşılanmadı.

Başbakan Erdoğan, konuşmasında İsrail’i ve barış sürecini ağır bir dille kınamış, “Filistinli kardeşlerimiz özlemini çektikleri devletlerine artık kavuşmalıdır. Bu nedenle Filistin devletinin tanınması yegâne doğru yoldur. Bu bir seçenek değil zorunluluktur” demişti.

Bu arada BM uzmanları tarafından hazırlanan ve İsrail’in Gazze ablukasını yasal olmadığını savunan raporun yankıları sürüyor.

Beş bağımsız insan hakları uzmanı tarafından BM için hazırlanan raporda, toplu ceza olarak nitelenen ablukanın insan hakları sözleşmeleri ve antlaşmalarının açıkça ihlali olarak niteleniyor.

Uzmanlar, ablukanın meşru olduğunu ancak Mavi Marmara’da aşırı kuvvete başvurulduğunu savunan Palmer raporunu da sert bir dille eleştiriyor; Türk-İsrail ilişkilerinin tümüyle kopmasını önlemek için bulunmuş siyasi bir çözüm yolu olduğunu ileri sürüyor.

Raporda 4 yıldır süren abluka ve İsrail’in diğer askeri önlemleri nedeniyle 1,6 milyon Filistinlinin insan haklarından yoksun yaşadığı, Gazze’de tarıma elverişli alanın yüzde 30 ve balıkçılığa elverişli suların yüzde 85’inin kullanılamadığı da vurgulanıyor.

Daha önce başka bir BM raporunda da ablukanın gayrimeşru olduğu sonucuna varılmıştı. Uluslararası Kızıl Haç Örgütü de İsrail’in ablukasının Cenevre Sözleşmesini ihlal ettiğine inanıyor.

XS
SM
MD
LG