Erişilebilirlik

Turizm sektöründe bu yıl beklenti döviz kurunda artış


Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın bu yıl turizm hedefi 60 milyon turist, 60 milyar dolar gelir.
Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın bu yıl turizm hedefi 60 milyon turist, 60 milyar dolar gelir.

Türkiye’de turizm sektörü, girdi maliyetleri artarken döviz kurunun yatay seyretmesi nedeniyle karlılıklarda düşüş bekliyor.

Sektör geçen sezona da deprem felaketi ve genel seçimlerin yanısıra döviz kurundaki artışa bağlı olarak, dış pazarda fiyat rekabetinde yaşanan sıkıntılarla durgun başlamıştı.

Ancak fiyat indirimlerinin ardından rezervasyonlarda toparlanmanın etkisiyle turizmciler 2023’ü mutlu kapatmıştı.

Turizm sektöründe bu yıl beklenti döviz kurunda artış
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:04:46 0:00

Bu yıl da turizmcilerin gündeminde yine yüksek maliyetler ve düşük döviz kuru var. Ancak sektör geçen yıl olduğu gibi yeniden fiyatlarda taviz vermek istemiyor.

“Kurun 45-50 TL bandının üzerine çıkması beklentimiz vardı”

Genellikle yabancı turistlerin tercih ettiği Kuşadası’ndaki bir turizm acentesinin genel müdürü olan Fahrettin Çiçek, 2024’te “60 milyon turist, 60 milyar dolar” gelir hedefine ulaşmakta sorun yaşanmayacağını söyledi. Ancak Çiçek, ciroları artsa da kar marjlarının daralacağını dile getirdi.

VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Çiçek, “Satışlarımızın artış trendinde olduğunu söyleyebiliriz. Ancak bunu karlılıklar için söyleyemeyiz. Girdi maliyetlerindeki artışlar maalesef dövizdeki kur artışıyla paralel gitmiyor. Girdilerimiz kur artışına göre çok daha yüksek seyrediyor. Döviz kurunun bu şekilde devam etmesi sözkonusu olursa sektör bu seneyi maalesef çok olumlu kapatamayacak gibi gözüküyor” dedi.

Çiçek, “Açıkçası kurun 45-50 TL bandının üzerine çıkması beklentimiz vardı. Olması gereken de o aslında. Euro’nun ve doların böyle enflasyonist bir ortamda ancak bu kadar artabilmiş olması kolay kolay açıklanabilecek bir durum değil” diye konuştu.

Girdi maliyetleri, bir ürün veya hizmeti oluşturmak için gereken maliyetler bütünü anlamına geliyor.

“Türkiye yabancı turist açısından artık pahalı bir ülke”

27 yıldır yurtdışı pazarına yönelik turizm acenteciliği yaptığını kaydeden Çiçek, döviz kurundaki seviyenin fiyat rekabetinde Türkiye’yi pahalı hale getirdiğini de savundu.

Turizmciler döviz kurunun artan girdi maliyetleri karşısında yükselmesini istiyor.
Turizmciler döviz kurunun artan girdi maliyetleri karşısında yükselmesini istiyor.

Çiçek, “Hem yurtdışı fuarlardaki paydaşlarımız hem de yabancı misafirlerimizin ısrarla üzerinde durduğu, Türkiye’nin artık çok pahalı bir destinasyon olduğu gerçeğini saklamamak gerekiyor. İhracatta da olduğu gibi turizmde de maalesef bu anlamdaki rekabetçi yapımızı kaybetmeye başladık. Maalesef bizi ziyaret eden insanların aynı hizmet ve aynı mal için kendi ülkelerinde harcadıklarından daha fazla para harcamak zorunda kaldıkları bir durumla karşı karşıyayız. Bunu da açıklamakta zorlanıyoruz” dedi.

Otellerin de sezona ciddi bir dolulukla giriş yapamadığını söyleyen Çiçek, “Onların da eli kolu bağlanmış bir durumda. Fiyat alt limitlerine geri çekilme konusunda çok da rahat hareket edemiyorlar. Maalesef fiyatlarımız uluslararası rekabette bizi zorluyor artık. Geçen yıl Temmuz’da Ağustos’ta sektörün içine düştüğü durumu bu sene yaşamamamız gerekiyor. Ama otelcinin de elinde bu anlamda silah kalmadı, her şey dövize endeksli” ifadelerini kullandı.

“Fiyatlarda taviz vermeden devam edebilirsek çok fazla etkilenmeyiz”

Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) Yönetim Kurulu Üyesi Tacettin Özden ise geçen yıla göre otel rezervasyonlarında çok iyi durumda olduklarını aktardı.

Özden, “Geçen yıl yine iyi rezervasyon almıştık depreme kadar. Depremle birlikte bir durgunluk geçirdik. İki üç aylık bir durgunluk yaşadık. Bu sene çok şükür öyle bir sıkıntı yok. Hem ülkemizde hem de dünyada bir sıkıntı yok. Dolayısıyla rezervasyon akışları şu ana kadar iyi geldi” dedi.

Aynı zamanda Kuşadası’ndaki bir otelin genel müdürü ve Kuşadası Otelciler Derneği (KODER) Başkanı olan Özden de kârlılıklarda bu yıl maliyetlere ve döviz kuruna bağlı olarak düşüş beklediğini söyledi.

Bu koşullarda döviz bazında fiyatlarını arttırdıklarını kaydeden Özden, sezon içerisinde fiyat düzenlemesi yapmak istemediklerini de vurguladı.

Özden, “Geçen sene herkes kontratını yaparken döviz bazında fiyatlarına zam yaptı. Dolayısıyla bu, kurdaki artış oranının az olmasını kısmen kapatıyoruz. Çünkü döviz fiyatlarında bir zam yaparak girdik. Bütün oteller döviz fiyatlarında artış yaptı. Dolayısıyla kurdaki bir miktar artış, döviz bazında fiyatlarda bir miktar artış sayesinde taviz vermeden bu şekilde devam edebilirsek çok fazla etkilenmeyiz. Önemli olan bundan sonra fiyatlarda çok taviz vermememiz” diye konuştu.

“Bütün dünyada şu anda bir fiyat artışı var”

Otellerin maliyetlerini düşürmek için önlemler aldığını da söyleyen Özden, “Kendi adıma söyleyeyim, döviz artışı yaptığım bütçedeki kurların paralelinde gidiyor. Ben yıl sonunda kendimce, Euro’nun 39-40 lira olacağı öngörüsünde bulunmuştum. Bütçemi buna göre yapmıştım. Sonuçta bu durum, Türkiye’de sadece bugüne özgü değil. Biz enflasyona, devalüasyona, kur dalgalanmalarına çok alışkınız. 30-40 yıldır ben bu sektör içindeyim, biz bunu hep yönetmeyi bildik. Ona göre satın almalar yapıyoruz. Birçok otel Kasım’da, Aralık’ta zamlardan önce toplu satın almalar yaptı ve depolarına malzemelerini koydu. Dolayısıyla ortalama maliyetlerini bir şekilde dengeleyebiliyorlar” dedi.

Döviz kuru seviyesinin dış pazarda Türkiye’yi pahalı bir ülke haline getirdiğine ise katılmadığını söyleyen Özden, “Aslında bütün dünyada şu anda bir fiyat artışı var. Biz arttırdık ama dünya yerinde saymadı. Onlar da arttırdığı için biz hala yine iyi bir noktadayız diye düşünüyorum” diye konuştu.

“Hem yerli hem de yabancı turistleri başka pazarlara kaçırıyoruz”

Kuşadası’nda acente genel müdürü olan Çiçek ise yabancı turistlerin Türkiye dışındaki daha ucuz seçeneklere yöneldiği görüşünde.

Turizmciler bu yıl ciroları artsa da kar marjlarının daralacağından endişeli.
Turizmciler bu yıl ciroları artsa da kar marjlarının daralacağından endişeli.

Çiçek, “Sonuçta bizim yatak kapasitemizin önemli bir kısmını dolduran kesim Avrupa’da çalışan kesim. Bunların da gelir düzeyi belli. Örneğin 3 bin 500 Euro aylık ortalama geliri olan bir hedef kitleden bahsediyoruz. Bunlar da fiyata ister istemez duyarlı bir kesim. Kendi ülkelerinde maaşlarıyla ilgili artış oranları bizdeki fiyat artışıyla dengelenmiş durumda değil. Şu anda bu dönemde bile iyi fiyat sunamamaktan kaynaklanan uçaklardaki boşlukları gördükçe maalesef üzülüyoruz” dedi.

Çiçek, bu yıl dış pazarda yüzde 35-40’lara varan bir fiyat artışı yaşandığını söyleyerek, “Bunun kabul edilmesi, bizim buradan baktığımız kadar kolay değil. Mısır’a, Tunus’a, fiyat-kalite açısından dengesi bizden daha düşük olan destinasyonlara kaybediyoruz bu misafirleri maalesef” ifadelerini kullandı.

Yerli turistlerin de Türkiye dışında tatil arayışına girdiğini kaydeden Çiçek, Yunanistan’ın Ege adalarına başlattığı kapı vizesi uygulamasına rağbet gösterilmesini örnek verdi.

Çiçek, bu uygulamanın turizm sezonuna ciddi darbe vuracağını savundu.

“Türkiye’de vatandaşlarımız için her bütçeye uygun tatil var”

KODER Başkanı Özden ise geçen yıla göre iç pazarda otel fiyatlarında yüzde 40-50 civarında artış olduğunu söyledi.

Bu durumun vatandaşların alım gücünü zorladığını belirten Özden, “Ama şöyle bir avantajımız var. Herkesin bütçesine uygun otel var aslında Türkiye’de. Beş yıldıza gidemiyorsa, diğer yıldız seçeneklerimiz, oda kahvaltı seçeneklerimiz var. Dolayısıyla herkes bir şekilde tatil yapabilir. Yurtiçi pazarında yapılan zamlar, aslında maliyet artışının hala gerisinde” dedi.

Bir süre önce yabancı bir internet sitesi üzerinden Antalya’daki bir otele daha ucuza rezervasyon yaptıran bir Türk vatandaşından “milliyet farkı” ücreti alınması gündem olmuştu.

Bu da otelcilerin döviz kuru seviyesinden dolayı dış pazardaki fiyatlara getiremedikleri zamları, yerli turistlere yansıtıp yansıtmadığı sorusunu akla getiriyor.

Ancak Özden dış ile iç pazarda belirlenen fiyatlar arasında ciddi bir fark olmadığı yanıtını veriyor.

Özden, yerli turistlerin Türkiye dışında seçeneklere yönelmesiyle ilgili olarak ise “Bu psikolojik bir şey. Kuşadası’ndan gemiye biniyorsunuz, karşıya geçiyorsunuz, Yunanistan’a gidiyorsunuz. Dolayısıyla ‘ben Avrupa’ya gittim’ diyorsunuz. Tabii bizim buradaki restoranlardaki ve sokaktaki fiyatlar, Yunanistan’dan daha pahalı oldu. Dolayısıyla öyle avantajlar var ama asıl bence Avrupa’ya gitme psikolojisi etkili oluyor. Esas sorunumuz bizim sokaktaki fiyatlarımızın artması. Otellerimizdeyse dış pazarla rekabeti bozacak bir artışta değiliz henüz” diye konuştu.

Özden, turizmde hedeflerin yükseltilmesi için sezon süresinin uzatılması ve dış pazarların çeşitlendirilmesi gerektiğini de kaydetti.

Forum

STÜDYO VOA

Biden ve Zelenski güvenlik anlaşması imzaladı – 13 Haziran
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:29:58 0:00
XS
SM
MD
LG