HDP ve YSP 2. tura ilişkin tutumunu açıkladı
- By Özlem Tınaz
ANKARA — HDP ve Yeşil Sol Parti Merkez Yürütme Kurulları’nın, Milet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu ile Zafer Partisi’nin protokolünde kayyum uygulamasına devam edileceğine işaret eden maddenin evrensel demokratik ilkelere aykırı olduğunu belirtmesinin ardından, bugün gözler HDP Genel Merkezi’ndeydi.
HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar ile Yeşil Sol Parti Eş Sözcüleri Çiğdem Kılıçgün ve İbrahim Akın, cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turu için tutumlarını açıklamak üzere biraraya geldi.
Cumhur İttifakı'nın politikaları karşısında ancak demokrasi, adalet ve özgürlük ilkeleriyle durulabileceği belirten Pervin Buldan, "Erdoğan ve ortakları tarafından yaratılan bugünkü ucube rejim, yaşanan toplumsal sıkıntıların da temel sebebidir. 28 Mayıs seçimlerinde oylanacak olan da bu ucube rejimin devam edip etmeyeceğidir” dedi.
“Hep birlikte tek adam rejimini değiştireceğiz’’
Buldan, “Hedef ayrımcılıktan arınmış, halkların yönetime katılabildiği, özgür, demokratik ve adaletli bir rejim inşa etmektir. Bir kez daha belirtmeliyiz ki Erdoğan rejiminin bu beklentileri ve talepleri karşılayamayacağı açıktır. Gelecekte de bu taleplerin hayata geçmesinin önündeki en büyük engel yine Erdoğan ve bu rejimin ta kendisi olacaktır” diye konuştu.
Özdağ: "13 milyon sığınmacı Erdoğan dersen kalacak Kılıçdaroğlu dersen gidecek"
Cumhurbaşkanlığı seçimi ikinci turunda Millet İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu'na destek vereceğini dün açıklayan Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, sosyal medyadan paylaştığı bir mesajda "28 Mayıs bir referandum. 13 milyon sığınmacı gitsin mi kalsın mı? Erdoğan dersen kalacaklar ve sayıları artacak. Kılıçdaroğlu dersen gidecekler ve yenileri gelmeyecek. Kılıçdaroğlu’nun bu sözüne kefilim. yollayacağız" diye yazdı.
Erdoğan: “Diktatörlük iddialarının tamamen safsatadan ibaret olduğunu gösterdik”
Cumhur İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı Recep Tayyip Erdoğan sosyal medya hesabından paylaştığı mesajda, “Diktatörlük iddialarının tamamen safsatadan ibaret olduğunu gösterdik” dedi.
Erdoğan Twitter hesabından bu sabah paylaştığı mesajda, “Türkiye’nin içinde bulunduğu seçim sürecinin sayısız hakikatin anlaşılmasına vesile olduğunu” kaydetti. Erdoğan, şunları yazdı:
“14 Mayıs’ta sandıkta Türk demokrasisinin gücünü görmekle kalmadık, aynı zamanda ‘algı balonlarının’ sönmesine de şahitlik ettik. Peki, neydi bunlar? Türkiye’ye atılan ‘diktatörlük’ iftiralarıydı. Kendi ülkelerinde seçmenin yarısını bile sandığa götüremeyenler tarafından yürütülen karalama kampanyalarıydı. Bizlerle ilgili uluslararası basında yapılan sinsi psikolojik harekatlardı. Muhalefetin meydan meydan tekrarladığı yalanlar ve bühtanlardı. CHP Genel Başkanı ve şürekasının körüklediği korku siyasetiydi. İşte 14 Mayıs gecesi sandıkta tecelli eden iradeyle tüm bunları boşa çıkardık. Diktatörlük iddialarının tamamen safsatadan ibaret olduğunu gösterdik. Milletimize dergi kapaklarından ayar verilemeyeceğini gösterdik. Türk Milletinin iradesine zincir vurulamayacağını gösterdik. Yalan, iftira ve korku siyasetiyle seçim kazanılamayacağını gösterdik. Nefret söylemleriyle milletin gönlüne girilemeyeceğini gösterdik. Siyasi ikbal uğruna bölücüler ve FETÖ’cülerle yol yürünemeyeceğini gösterdik. Daha pek çok gerçeğin yanı sıra demokrasimizin son 21 yılda ulaştığı olgunluk seviyesini ve milletimizin ferasetini tüm dünyaya bir kez daha gösterdik. Bunu da hangi siyasi partiye oy verirse versin 85 milyon hep beraber başardık. İnşallah 28 Mayıs'tan sonra ülkemizin tüm bu kazanımlarını el birliğiyle çok daha ileriye taşıyacağız.”
Reuters: “AK Parti’de ekonomi politikasıyla ilgili görüş ayrılıkları var”
Reuters haber ajansı, AK Parti’de seçimden sonra uygulanması planlanan ekonomi politikasıyla ilgili görüş ayrılıkları olduğunu bildirdi.
Ajans Ankara mahreçli haberinde hükümet yetkilileri ve konu hakkında doğrudan bilgi sahibi olan 9 kaynakla görüşmeler yaptığını aktardı. AK Parti’den bir grubun kademeli faiz artışları ve hedefli bir kredi programından oluşan yeni ekonomi politikasının nasıl benimsenebileceğini tartışmak üzere geçtiğimiz haftalarda biraraya geldiği kaydedildi.