Erişilebilirlik

İsveç'in NATO onayı sorununun zirveye kadar çözülmemesi Türkiye-ABD ilişkilerini nasıl etkiler?


WASHINGTON - Rusya’nın Ukrayna işgalinde önemli bir aşamaya gelindiği sırada NATO’ya üye ülkelerin liderlerinin toplanacağı zirveye haftalar kaldı. Amerikalı uzmanlar henüz Türkiye ve Macaristan’ın üyeliğini onaylamadığı İsveç’in NATO sürecini VOA Türkçe’ye değerlendirdi. Uzmanlar zirvenin asıl odağı Ukrayna’nın savaşı kazanmasının sağlanması olsa da, İsveç onayının zirve sonrasına kalmasının ABD Kongresi’nde Türkiye’ye ilişkin havayı olumsuz etkileyebileceğini belirtiyor.

NATO, Rusya’nın Ukrayna’yı geçen yıl Şubat ayında işgal etmesinin ardından Finlandiya ile birlikte üyelik başvurusunda bulunan İsveç’in 11-12 Temmuz’daki zirveye kadar ittifaka katılmasını istiyor. Ancak İsveç’ten terörle mücadelede daha fazla adım atmasını bekleyen Türkiye ve bir diğer NATO üyesi Macaristan, İsveç’in katılım protokollerini henüz onaylamış değil.

Bu hafta içinde parlamentoya hitap eden İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, Ankara ile varılan mutabakat kapsamında yükümlülükleri yerine getirdiklerini söyledi. Amerikalı yetkililer de İsveç’te yürürlüğe giren yeni terörle mücadele yasasına atıfta bulunarak İsveç’in önemli somut adımlar attığını ve NATO’ya üye olmasının zamanının geldiğini vurguluyor.

İsveç’te PKK’ya destek veren ve NATO karşıtı slogan atan bir grubun 1 Haziran’da yürürlüğe giren ve terör örgütüne üye olmayı suç sayan terörle mücadele yasasını protesto etmesi, süreçte pürüze yol açmışa benziyor.

Çarşamba günü İsveç’le birlikte Ankara’da yapılan dörtlü mekanizma toplantısından somut bir sonuç çıkmaması, NATO zirvesine kadar İsveç’in ittifaka katılımı konusunda ilerleme sağlanamayabileceği konusunda kaygıları arttırdı.

Beyaz Saray yetkilileriyse, İsveç’in NATO’ya katılımının onaylanması konusunda bir takvim vermemekle birlikte, sorunun zirveye kadar çözülmesi konusunda hala umutlu olduğunu ifade ediyor. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg de zirveye kadar çözümün mümkün olduğunu; ancak bunun garantisini veremeyeceğini söyledi.

“Erdoğan zirveye kadar mümkün olan her tavizi almaya çalışacaktır”

VOA Türkçe’ye konuşan Amerikalı uzmanlar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın NATO zirvesine kadarki süreyi kullanarak karşı taraftan mümkün olan her tavizi almaya çalıştığı görüşünü dile getiriyor.

İsveç’in PKK destekçisi olduğu belirtilen bir kişiyi Türkiye’ye iade etme kararını önemli bir açılım olarak değerlendiren ABD Savunma Bakanlığı Avrupa ve NATO politikasından sorumlu eski yetkilisi Jim Townsend, “Türkiye’de seçim artık geride kaldı. İsveç tarafı epey adım attı. Tüm müttefikler Vilnius’taki zirvede İsveç’in üye olduğunun açıklanmasını istiyor. Zirveye kadar geçecek zaman Erdoğan’ın azami etki gücünü kullanabileceği bir süre. Diğer yandan artık anlaşmaya varmasının zamanı da gelmiş durumda” diyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Azerbaycan dönüşü gazetecilere yaptığı açıklamada, İsveç’te terörle mücadele yasasının yürürlüğe girmesinin ardından düzenlenen protestoları gündeme getirerek; “Bu yalnızca bir yasa değişikliği meselesi değil. Orada polisin işi ne? Yasal ve anayasal hakları var, haklarını kullansınlar. Polis bunlara engel olmalı“ demişti.

Brookings Enstitüsü’nden ABD savunma ve güvenlik stratejisi uzmanı Michael O’Hanlon VOA Türkçe’ye yaptığı değerlendirmede, Erdoğan’ın bu sözlerine göndermede bulunarak, “Kürt meselesi ve PKK konusu Erdoğan açısından ciddi bir konu. Bu konuda tatmin edilmesi zor. Ayrıca (Erdoğan) bu meseleye demokratik bir perspektiften bakmıyor. Bu tür gösterilerin yasaklanmasını bekliyor” diye konuştu.

Türkiye onay için F-16 konusunda adım mı bekliyor?

Biden yönetimi yetkilileri İsveç’in NATO onayı ve Türkiye’nin ABD’den F-16 savaş uçağı talebi arasında bir ilişki olmadığını; ancak Kongre’de bazılarının bu iki konu arasında bir bağlantı kurduğunu belirtmişti.

Peki Türkiye İsveç konusunda harekete geçmek için ABD’den F-16 konusunda olumlu bir adım bekliyor olabilir mi?

Kongre’de F-16 konusuna ilişkin bakış açısının Ankara’da da havayı belirlediğini söyleyen Jim Townsend, “Anladığım kadarıyla bu konuda evraklar Kongre’de. Kongre’den yakın zamanda F-16’lara ilişkin olumlu bir ses çıkarsa, o zaman biz de Erdoğan’a dönüp söz sende diyebiliriz” diyor.

İsveç’in Türkiye ile görüşmeleri yürüten baş müzakerecisi Oscar Stenstrom Ankara ile temasları ileriye dönük bir adım olarak niteledi, ancak “bitiş çizgisinden uzağız” dedi. İsveçli yetkili, “Yeterince adım attığımız konusunda mevkidaşımı ikna etmek benim işim. Ancak Türkiye henüz bir karar almaya hazır değil.” ifadelerini kullandı.

Sorun NATO zirvesine kadar çözülmezse ne olacak?

İsveç’in NATO üyeliğine ilişkin anlaşmazlık 11 Temmuz’daki zirveye kadar çözülmezse ne olacak?

ABD Senatosu Dış İlişkiler Komisyonu’nun kıdemli Cumhuriyetçi üyesi Jim Risch, İsveç’in NATO’ya katılımını henüz onaylamayan bir diğer müttefik ülke Macaristan’a yeni silah satışını engelleme kararı aldığını belirtmişti.

Washington’daki düşünce kuruluşu Center for a New American Security’nin Transatlantik Güvenlik Uzmanı Jim Townsend, bu adımın baskı oluşturma amacı taşıyor olsa da sürece çok yardımcı olmayacağı ve hatta bu tür adımların ters teptiği görüşünde.

Ancak VOA Türkçe’ye konuşan her iki uzman da, İsveç’in NATO üyeliğinin 11-12 Temmuz’daki zirveye kadar onaylanmaması halinde, ABD Kongresi’nden başka benzer adımların gelebilme ihtimali konusunda hemfikir.

Seçimden zaferle çıkan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendini güvende hissetmesi gerektiği ve çok sayıda ülkeyle Türkiye’nin arasını bozma riskini alma ihtiyacı hissetmemesi gerektiğini belirten Jim Townsend, “Vilnius’tan sonra da sorunun devam etmesi halinde, böyle bir hava göreceğimizi düşünüyorum. Bir kızgınlık olacak ve bu tepki dile getirilecektir.” diyor.

Savunma ve güvenlik uzmanı Michael O’Hanlon’a göre, NATO İsveç’in üye olduğunu zirvede duyurarak Rusya’ya karşı birlik mesajı vermek istese de, zirvede asıl öncelik Ukrayna’nın savaşı kazanmasının nasıl sağlanacağı konusu.

Amerikalı uzman bununla birlikte sorunun NATO Zirvesi’ne kadar sorunun çözülmemesi halinde, Türkiye ve ABD arasında savunma alanında işbirliğinin bir miktar şüpheli hale gelme olasılığını da anımsatıyor.

Türkiye’nin Ukrayna tahılının savaş sırasında dünya pazarına iletilmesini sağlayan tahıl koridoru anlaşmasında oynadığı role de dikkat çeken O’Hanlon, “Kongre’de zaten bir süredir tepki vardı. Ancak hesabın dikkatli yapılması da gerekiyor. Ben en azından kısa vadede, gerilimin çok ciddi şekilde tırmanmasını beklemiyorum” diyor.

  • 16x9 Image

    Begüm Dönmez Ersöz

    Begüm Dönmez Ersöz medyadaki kariyerine 2006’daki İsrail-Lübnan savaşı sırasında CNN Türk’te simultane tercüman ve muhabir olarak başladı. 2014-2018 yılları arasında dış haber müdürü olarak görev yaptığı kanalda dış politika ve uluslararası diplomasiye ilişkin haberler hazırladı, özel röportajlar yaptı. IŞİD’le mücadele operasyonları döneminde çatışma bölgeleri dahil sahadaki ekibi yönlendirdi, ABD’de başkanlık seçimleri gibi özel yayınları yönetti. Merkezi Atlanta’da bulunan CNN’in editoryal, liderlik ve dijital gazetecilik programlarına katıldı. Boğaziçi Üniversitesi’nin gururlu mezunlarından. Begüm Dönmez Ersöz 2018’de göreve başladığı VOA Türkçe’de ABD dış ve iç siyasetinden uluslararası diplomasiye uzanan geniş bir alanda haber, röportaj ve yayın yapıyor. VOA Türkçe’nin Beyaz Saray ve Kongre muhabirliği görevini yürütüyor. Simultane çeviri ve gazetecilik becerilerini aynı potada eritebildiği bir işi olduğu için mutlu.

XS
SM
MD
LG